Çarşamba, 13 Aralık 2017

ANKARA TABİP ODASI BASIN AÇIKLAMASI

16 Ocak 2016

İfade Özgürlüğüne Saygı Demokrasinin Ön Koşuludur!

 

Barış için Akademisyenler Girişiminden aralarında hekimlerin de bulunduğu 20’den fazla akademisyen dün ülkenin çeşitli kentlerinde gözaltına alınıp akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Bazılarının evlerinde arama yapıldı. Çok sayıda akademisyen hakkında üniversiteleri tarafından soruşturma açıldı. Bir akademisyen görevinden uzaklaştırıldı.

Bütün bu olanların nedeni altına imza attıkları bir metin ile ülkenin içinde bulunduğu çatışmalı durum hakkında görüşlerini ve çözüm önerilerini dile getirmiş olmalarıdır.

Bu görüşlerin tamamına katılabilir veya tamamının karşısında olabilirsiniz. Demokrasi şiddete davetiye çıkarmadığı sürece düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği rejimin adıdır. Ana konusu barış talebi olan bir bildiriden şiddete destek anlamı çıkarmak bizce mümkün değildir.

Anayasamıza göre herkes, düşünce ve kanaatlerini açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Türk Ceza Kanunu’na göre eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. İfade özgürlüğüne, Türkiye Cumhuriyeti olarak kabul ettiğimiz ve iç hukuk açısından bizi bağlayan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de özel vurgu yapılmaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göre ifade özgürlüğünün yalnız toplumda beğenilen fikir ve düşünceler açısından değil, toplumu sarsan ve şoka uğratan fikirler açısından da geçerli olduğu kabul  edilmelidir. Hükümetler için getirilebilecek eleştirinin sınırları daha geniştir ve hükümetlerin cezai prosedürleri işletme konusunda oldukça hassas davranmaları gerekir.

Yöneticilerden ve yargıdan beklediğimiz ulusal ve uluslararası hukuk metinlerinde güvence altına alınan ifade özgürlüğüne engel olmak değil, bilakis bunu savunmaktır. Bu bağlamda, örneğin, açıkça şiddet çağrısı ve övgüsü içeren ve imzacıları da doğrudan hedef alanlar hakkında gereğini yapmak, görüşlerini kamuoyuyla paylaşma hakkını kullananları bunlardan korumaktır.  

Düşünme ve bunu ifade etme bütün toplum için bir haktır. Üniversiteler ve akademisyenler içinse hak olmanın ötesinde bir ödevdir. Toplumu ilgilendiren konularda görüş beyan etme konusunda en yetkin kurum ve kişiler kuşkusuz üniversiteler ve akademisyenlerdir. Bu görüşlere katılmıyorsanız, bunları tartışabilir, karşıt görüşlerle çürütmeye çalışabilirsiniz ama bunları yaparken yine demokratik teamüller içerisinde davranmanız gerekmektedir.

Bu nedenle bugün burada toplanan meslek örgütleri ve sendikalar olarak bütün toplumun ve söz konusu bildiriyi imzalayan akademisyenlerin ifade özgürlüğüne saygı gösterilmesini talep ediyoruz.

Saygılarımızla,

Ankara Tabip Odası