Ankara Tabip Odası Ortak Basın Açıklaması

07.01.2016

Ankara’nın 2015 Yılı Hava Kalitesi Karnesi:
KİRLİ ve SAĞLIKSIZ


Ankara Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Çetin ATASOY, Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Erkin ETİKE ve Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. A. Fuat KALYONCU 7 Ocak 2016 Perşembe günü saat 12:30'da yaptıkları basın toplantısında şunları belirttiler:

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının resmi ölçüm istasyonlarının verileri Ankara'nın havasının kirli olduğunu ispatlıyor. 2015 yılında hava kirliliği ile ilgili sınır değer 344 defa aşıldı. Ankaralıların sağlığı tehdit altındadır. Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesi kirliliğe son verecek önlemleri almalıdır.

Meslek kuruluşlarımızın Ankara'daki hava kirliliği değerlerinin halk sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığına ilişkin saptamaları yıllardır basın açıklamalarıyla kamuoyuna duyurulmaktadır. Ankara'nın havasının kirli olduğunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ölçüm istasyonlarındaki resmi verilere dayanarak ortaya koyuyor; Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesini acil önlemler almaya davet ediyoruz. Ne yazık ki yazılan bir kaç resmi yazı dışında bugüne kadar yapılan bir çalışma ve alınmış herhangi bir önlem bulunmamaktadır.
Kirlilik sürmektedir. Ankara’nın geride bıraktığımız 2015 yılına ait Hava Kalitesi karnesini bugün açıklıyoruz. Aynı verileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da yakında açıklayacaktır: Çünkü elde ettiğimiz bütün veriler Bakanlığa ait ölçüm istasyonlarının verileridir.
Ankara’nın 2015 yılı Hava Kalitesi Karnesi
1.    Partikül Madde 10 (PM10) kirleticisine ait sınır değer (100 µg/m3) 2015 yılında tam 344 defa aşılmıştır.
2.    Partikül Madde 10 (PM10) kirleticisine ait uyarı eşiği (260 µg/m3) 2015 yılında tam 6 defa aşılmıştır.
3.    Temmuz ve Ağustos ayları hariç bütün aylarda hava kirliliği yaşanmıştır.
4.    2015’te en fazla kirlilik Aralık ayında yaşanmıştır. Sınır değer Aralık 2015’te 122 defa aşılmıştır.
5.    Ankara’nın havası en kirli olan semti Kayaş’tır. Kayaş’ı Cebeci ve Sıhhiye izlemektedir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Ölçüm İstasyonlarının 2015 yılına ait ölçümlerinden elde edilen değerler Çizelge 1'de verilmektedir.

Çizelge 1. 2015 yılında PM10 kirleticisi bakımından saptanan sınır değer aşımları
Kaynak: T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı
Derleyen: TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Hava Kalitesi Takip Merkezi

     PM10 İçin Sınır Değerin  (100 µg/m3) Aşıldığı Gün Sayısı       
    Bahçeli.    Cebeci    Demet.    Dikmen    Kayaş    Keçi.    Sıhh.    Sincan        Toplam
Ocak    2    5    7    1    6    6    1    4        32
Şubat    1    4    1         3         1    1        11
Mart         4         3    6    1    3             17
Nisan              1         2                       3
Mayıs         1    2    1    1                       5
Haziran                   2                            2
Temmuz                                                0
Ağustos                                                0
Eylül    1    3         5    3         4             16
Ekim    3    2    2    8    6    1    5             27
Kasım    13    18    15    14    21    8    18    2        109
Aralık    12    19    18    14    18    16    18    7        122
                                       
Toplam    32    56    46    48    66    32    50    14        344


Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliğinin 4. maddesinde Uyarı Eşiği şöyle tanımlanmaktadır: “Aşıldığında, nüfusun geneli için kısa süreli maruz kalmadan dolayı insan sağlığına bir riskin söz konusu olduğu ve ilgili yetkili merci tarafından acil önlemlerin alınacağı seviye”.
Partikül madde kirleticisi (PM10), çapı 10 µm (mikrometre)'den daha küçük olan toz zerreciklerini ifade eder ve tüm kirleticiler arasında en zararlı ve tehlikeli olanıdır. Solunum yolu ile alınan PM10 kirleticisine solunun sistemi direnç gösteremez, bu kirletici akciğerin derinliklerine kadar nüfuz eder.    
PM10 kirleticisi, solunum yolu ile akciğere kadar ulaşıp, kanın içindeki karbon dioksitin oksijene dönüşümünü yavaşlatır. Bu da nefes darlığına neden olur. Bu durumda oksijen kaybının giderilebilmesi için kalbin daha fazla çalışması gerektiği için kalp üzerinde ciddi bir baskı oluşturur.PM10 kirleticisi, bir yaşın altındaki bebeklerde solunuma ait ölüm risklerini artırır. Çocuklarda astım ve bronşite neden olur.   
PM10 kirleticisinin fiziksel yapısı ve kimyasal bileşimi sağlık açısından oldukça önemlidir. Civa, kurşun, kadmiyum gibi ağır metaller içeren partikül madde kirleticileri sağlık açısından çok zararlıdır. Kanser yapıcı kalıcı organik kimyasalları (PAH, dioksin, furan gibi) içeren partikül madde kirleticileri sağlık açısından çok tehlikelidir. Birçok farklı bileşenden oluşmuş olan PM10 kirleticisi akciğerdeki nemle bileşerek aside dönüşebilir. Duman bileşenlerinde bulunan çinko amonyum sülfat, akciğerde sülfürik aside dönüşür. Kurum, uçucu kül, benzin ve dizel egzoz partikül kirleticileri, benzo (a) pyrene gibi, kanser yapıcı kirleticiler içerdiklerinden bu kirleticilerin uzun süreli solunması durumunda kanser yaptığı bilinmektedir.
Ankaralıların soluduğu havada sınırların üzerindeki miktarlarda bulunan PM10 kirleticisinin kimyasal bileşimi derhal açıklanmalıdır.
Cebeci ve Sıhhiye bölgelerinde sadece işyerleri değil büyük hastaneler de bulunmaktadır. Akciğer ve solunum sistemi hastalıkları nedeniyle bu hastanelerde tedavi gören yurttaşlarımız özellikle tehdit altındadır.
Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği kirlilikle ilgili önlemlerin ne zaman ve kimin tarafından alınacağını şöyle belirtmektedir: “Hava kirlenmesinin uyarı eşikleri seviyelerine ulaştığı yerlerde bölgesel özelliklere bağlı olarak uygulanacak önlemler, valilik tarafından belirlenir.” Ankara Valiliğini Ankara'daki hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerini ve hassas nüfus gruplarının alacağı önlemleri açıklamaya çağırıyoruz.
Hizmet için değil oy avlamak için yürütülen şehircilik politikaları Ankaralıların sağlığını tehdit eden noktaya gelmiştir. Ankara'da yaşanan hava kirliliğinin başlıca iki nedeni bulunmaktadır. Bunlardan birincisi taşıt trafiğidir. Ankara’da metro inşaatını geciktiren Büyükşehir Belediyesi hem kenti bir trafik bunalımına sokmuş hem de başkentlilerin sağlığına yönelik tehditlere seyirci kalmıştır.
Kirliliğin başlıca nedenlerinden ikincisi artan kömür kullanımıdır. Yerli hammaddemiz olan kömürün konutlarda değil sanayi tesislerinde kullanılması tercih edilmelidir. Sanayi tesislerinin bacalarına filtre sistemleri takılarak zararlı gazların havaya salınması engellenebilmektedir. Oysa konutlarda bu mümkün olmamaktadır. Öte yandan kaçak yollarla şehre sokulan kalitesiz kömürlerin kullanımının kesin olarak engellenmesi gerekmektedir. Burada da görev Ankara Büyükşehir Belediyesine aittir.   
Çevre ve Şehircilik Bakanlığını, Ankara Valiliğini ve Ankara Büyükşehir Belediyesini mevzuatla tanımlanan görevlerini yapmaya çağırıyoruz. Kirlilik görmezden gelinmemelidir.
Meslek kuruluşları olarak yurttaşlarımızın hava kirliliği konusunda bilgilendirilmeleri için çalışmalarımız sürmektedir.

    Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

    Ankara Tabip Odası
    Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şubesi
    Türk Toraks Derneği