Çarşamba, 13 Aralık 2017

Ortak Basın Açıklaması

11.01.207

Tüm Baskı Uygulamalarına Karşı
Biz Hayır Diyoruz!

Ülkemiz yeni bir yılın ilk haftasını oldukça karanlık günler ile tamamlamıştır. Herkesin umut ve mutluluk dilekleriyle başladığı 2017 daha ilk günlerden zor bir yıl olacağını bizlere göstermiştir. Ülkemizin içinde bulunduğu atmosfer, artık kaba bir savaş atmosferi halini almıştır. Yaşam, emek ve özgürlük taleplerimiz bombalarla, silahlarla susturulmak istenmektedir.

Yılın ilk gecesi Reina’da başlayan ve en son Antep’te yaşanan saldırılar, hepimizi hedef almakta, halkımızın can güvenliğini sağlamak kolluk güçleri açısından bir acizlik göstergesi haline gelmiştir. Ne istihbarat ne emniyet ne de devletin bir başka birimi can güvenliğimize yönelik saldırıların engellenmesi konusunda başarılı olmuştur.

AKP ve Saray, OHAL’i bir defa daha uzatarak bu karanlık atmosferin üzerini kapatmaya çalışmaktadır. OHAL’i uzatarak, artık herkesin malumu olduğu üzere ülkemizde kendilerinden farklı ses çıkaran herkesi çalışma yaşamından ve toplumsal yaşamdan uzaklaştırma uygulamalarını perçinlediler. Adaletsizliği, hukuksuzluğu kitabına uydurarak toplumun muhalif kesimlerini sindirmeye uğraşıyorlar.

15 Temmuz’un ardından ilan edilen ve defalarca uzatılan bu OHAL dönemi tarihe, basın-yayın organlarının kapatıldığı, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve muhalif gazetecilerin tutuklandığı, kamu çalışanlarının, akademisyenlerin görevlerinden alındığı, KHK’larla  işten atıldığı, derneklerin kapatıldığı uzun ve acımasız bir baskı dönemi olarak geçecektir.

OHAL süresinin 9 aya çıkacak olması, ülkedeki karanlık atmosferin giderek artması, mecliste yaşananlar bizlere göstermektedir ki; ülkemizin başına gelen her şey totaliter baskı rejiminin yeniden ve kuvvetle tesis edilmesi isteğidir.

Bu istek, dün mecliste oy kullanan milletvekillerinin içinde bulunduğu acınılacak durumla sınırlı değildir. Ardı ardına yaşadığımız katliamlarda genç, yaşlı, çocuk, kadın, sivil, asker, polis binlerce insanımızın can vermesi, binlerce insanımız yaralanması; basın yayın organları üzerinde tekel oluşturulması, muhalif kesimler baskı ve şiddetle sindirilmeye çalışılması, bu karanlık isteğin ürünüdür.

Ankara Valiliği’nin dün yayınladığı açıklama da bu baskı rejiminin getirisidir. Valilik terör saldırısı şüphesi adı altında temel hak ve özgürlüklerimizi bir kere daha kısıtlamıştır. Bu açıklamaya göre değil basın açıklaması yapmak, sokakta şarkı söylemek bile yasaklanmıştır.

Bizler biliyoruz ki, mecliste Anayasa görüşmeleri yapılırken, valiliğin böylesi bir yasak getirmesinin tek amacı, başkanlık sistemine yönelik toplumsal muhalefetin susturulması, tepkilerin engellenmesidir.

Halkın temel hak ve özgürlüklerini güvenceye almayan, sosyal hukuk devleti normlarından, hukukun üstünlüğünden ve kuvvetler ayrılığından yoksun, toplumsal, politik örgütlenmelerin hazırlanmasında öncü bir rol üstlenmediği, demokratik koşullarda özgürce tartışılmayan hiçbir anayasa değişikliği girişiminin ülkemiz için olumlu bir getirisi olmayacağını biliyoruz.

Bu baskı ve zor ortamına rağmen, temel hak ve özgürlüklerimizin elimizden alınmasına, can güvenliği bahane edilerek her türlü demokratik etkinliklerin yasaklanmasına, demokrasinin hem fiili hem de anayasal olarak ayaklar altına alınmasına karşı emek, meslek ve demokrasi güçleri olarak biz hayır diyoruz!

OHAL’in bir an önce bitirilmesini ve Ankara sokaklarında uygulanan bu olağanüstü yasaklar bir an önce geri çekilmelidir. Temel hak ve özgürlüklerimiz elimizden alınamaz!

Ankara Tabip Odası                       

DİSK Ankara Bölge Temsilciliği

KESK Ankara Şubeler Platformu

TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu

Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası