Çarşamba, 13 Aralık 2017

 

 

Ülke’de toplumsal hayatın her alanını kuşatan ve sağlık alanında neredeyse hergün yaşanan şiddet olgusuna bir yenisi daha eklendi. 11 Şubat 2017 saat 16.30 sıralarında Yenimahalle Eğitim Araştırma Hastanesi acil servisinde sağlık emekçilerine yönelik yeni bir şiddet yaşandı.

Acil servise halsizlik ve kırgınlık şikayetiyle başvuran ve ilk muayenesi yapıldıktan sonra tansiyon ölçülmesi için ilgili yere yönlendirilen A.P. adlı hastanın yakını; acil serviste hasta yoğunluğu olduğu bir sırada diğer hastaların bırakılıp kendisine bakılmasını istemiştir. Bunun üzerine sağlık personelleri durumu daha acil bir hastaya bakıp kendisiyle yeniden ilgilenileceği söylenmesine rağmen tartışma çıkmıştır. Hasta yakını büyük bir öfkeyle sağlık emekçilerine saldırmıştır. Araya güvenlik görevlileri girip hasta yakınını dışarıya çıkarmış fakat bir süre sonra bu kişi hiçbir güvenlik engeline takılmadan elini kolunu sallayarak içeri girip 3 sağlık emekçisini yeniden darp etmiştir. Bu emekçilerden biri de üyemiz Serkan Tezlik’tir.

Öncelikle darp edilen tüm arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyor ; bu şiddet olayını bir kere daha nefretle kınıyoruz.

Yenimahalle Devlet Hastanesinin acil servisinde daha öncede benzer şiddet olayları yaşandı. Neredeyse tartışmasız tek bir gün dahi geçmezken hastane yöneticileri özelliklede acil servis sorumluları ne işle meşguller anlatalım. Düne kadar bu hastanede 3’ü acil serviste görevli ve işini en iyi şekilde yapma gayreti içinde olan 4 üyemizin fişlenmesi ve ihraç edilmesi gibi işlerle uğraşmaktalar. Sağlık hizmeti ciddi bir iştir. Ancak tüm mesaini sağlık emekçilerini siyasi görüş ve yaşam tarzları üzerinden fişlenmesine ve akabinde cezalandırılmasına ayıran ciddiyetsiz,liyakatsız ve idarecilik yapamayan idareciler yaşanan şiddetten doğrudan sorumludurlar. Bu ve benzeri tarzın sahibi idarecilerin sağlık çalışanlarının yaşam güvencelerinin sağlanmasında ne derece zaafiyet içinde oldukları yaşanan son şiddet olayında açıkça görülmektedir. O yüzden bu şiddetin sebebi; Sağlıkta dönüşüm programı kadar, liyakatsiz ve idarecilik bilmeyen yandaşlık ilişkisi üzerinden atanan yöneticilerdir de…                                                     

2015-2016 yılı verilerine göre 24 saatte ortalama 31 sağlık çalışanı görevi başında şiddete uğruyor. Bunların üçte biri fiziksel şiddet olarak yansıyor. Alındığı söylenen “sözde” tedbirler ise işe yaramamakta şiddet her geçen gün artmaktadır.

Sağlık Bakanlığı ve Hükümet için şiddet –performansla birlikte- sağlıkta dönüşüm programının iki temel enstrümanından birisidir.

Yetkililerin “iğne yapmayı bilmezler, doktor efendi, mani mani, muayenehaneden geçmeden hastaya bakmazlardı, tuzu kurular, 150 dolara doktor getiririm ” sözleri, miting meydanlarında kitlelere sağlık emekçilerine yönelik çektirilen yuhlar, halen kulaklarımızda çınlamaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin her geçen gün arttığı, sağlık emekçilerinin canına, fiziksel ve ruhsal sağlığına mal olduğu bir ortamda, bu söylemlerin sağlıkta şiddeti tırmandıracağı ve özendireceği açıktır.

Bugün Sayın Yetkililer ne diyor: “Doktora şiddet ülkemizin yüz karası. Sağlık personelimizin itibarı doğru yere oturtulmalı.” Evet! Yüz karası! Ve bu ülkeyi yıllardır siz yönetiyorsunuz!

Bugün sağlıkta kaos ortamı vardır.

Hızla bakılmak zorunda olunan hastalar,

Hızla bitirilmek zorunda olunan viziteler,

Hızla bitirilmek zorunda olunan ameliyatlar,

Hızla çekilmek zorunda olunan filmler,

Hızla takılmak zorunda olunan serumlar,

Hızla yapılmak zorunda olunan dolgular.

Yurttaşlar kamuda aldıkları bu hizmet için bir de para ödemektedir.

Özele gidenler ise hiç beklemedikleri faturalarla karşılaşmaktadır.

Kısaca; sağlıkta dönüşüm tramvayı, bizi sağlıkta kaos durağına getirmiştir.

Her saat başı en az bir çalışanın saldırıya uğradığı bir sağlık ortamı!

Ne kadar övünseniz azdır!

Tekrarlayalım!

Bugün Türkiye’de sağlıkta kaos vardır!

Böyle sağlık sistemi olmaz.

Bu şartlarda, iyi hekimlik, diş hekimliği, hemşirelik, teknisyenlik yapılmaz!

Nitelikli sağlık hizmeti verilmez!

Sağlık Bakanı’na sesleniyoruz. Artık Yeter! Sizin göreviniz halkın sağlığını korumaktır, sağlık çalışanlarını korumaktır. Sermayeye halkın sağlığından, hastalığından para kazandırmak sizin işiniz değildir. Sağlık çalışanları birer cam tüp değildir. “Düştü, kırıldı” deyip ayağınızın ucuyla bizleri itip geçemezsiniz. Sizi; şiddeti doğuran, emekçileri ve halkı mağdur eden bu sistemi ortadan kaldırmaya, işkolundaki sağlık emek ve meslek örgütleri olarak birlikte çözüm üretmeye çağırıyoruz.

Halkımıza daha iyi bir sağlık hizmeti sunabilmek için; halkımızı verdiğimiz bu mücadelede yanımızda olmaya davet ediyoruz.

Taleplerimizin yerine getirilmesi için, daha etkili eylemlerle ve kararlı bir şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz.

Hükümetin uyguladığı sağlık politikalarının şiddetin ana kaynağı olduğunu tekrarlarken şiddete uğrayan tüm sağlık emekçisi arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi yineliyoruz.

 

SES ANKARA ŞUBESİ                                    ANKARA TABİP ODASI