Ortak Basın Açıklaması

17.02.2017

Yeter Artık!

15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal ve Kanun Hükmünde Kararnameleri iktidarın elinde keyfi ve tehditkâr bir silaha dönüşmüş durumda.

Yedi ay boyunca muhalefet partilerini ve yasama organını etkisizleştiren KHK’ler eşliğinde devlet yeniden düzenlemektedir. Darbe teşebbüsüyle ilgili kişileri “kamudan temizleme” olarak lanse edilen süreç, muhalif kişi ve kurumlara uzanmış, Anayasa’da güvence altına alınmış demokratik hak ve özgürlükler ya sınırlandırılmış ya da askıya alınmıştır.

AKP iktidarı Nisan ayındaki referanduma giderken sınır ve hukuk tanımaz iktidarı için mıntıka temizliğine soyunmuştur.

OHAL’in puslu havasını fırsat bilen iktidar sahipleri ise dünya görüşü, siyasi kimliği, sendikal faaliyetler, kişisel münakaşalar gibi gerekçelerden ötürü pek çok çalışanı açığa almakta veya ihraç listelerine eklemektedir. Darbeyle veya terörle herhangi bir ilişkisi bulunmayan insanların isimlerinin eklendiği, herhangi bir yasal-idari soruşturma neticesinde kanıtlamadan oluşturulan bu keyfi listeler, binlerce insanı bir gecede işsiz bırakmaktadır.

Olağanüstü Hal ve KHK’ler sürdürülebilir olmaktan çıktığı gibi toplumsal barışı ve adalet hissini zedelemektedir. Kimler tarafından, nasıl bir idari işlem sonucunda hazırlandığı net olarak bilinmeyen ihraç listeleri ve açığa alma kararları, masum insanlar ve aileleri için ciddi sonuçlar doğurmaktadır.

Ekonominin alarm sinyalleri verdiği bir dönemde, kamu emekçilerini düşünce ve ifade hürriyetini kullandığı için veya sendikal faaliyet yürüttüğü için işsizlikle ve yoksullukla cezalandırılmaları kabul edilemez.

Kantarın topuzu artık kaçmıştır! 668, 669, 670, 672, 675, 677, 679, 683, vd. sayılı KHK’ler ile 100 binden fazla öğretmen, akademisyen, hekim, hemşire, memur, teknisyen, mühendis,... ihraç edilmiştir. 7 Şubat gecesi yayınlanan 686 sayılı KHK iktidar partisinde dahi “yeter” seslerinin yükselmesine yol açmıştır. Keyfi ihraç listelerinin gözden geçirileceği dile getirilmiştir.

Ancak aksine hekimlere akademisyenlere ülkenin aydınlık geleceğine karşı yürütülen kıyım cadı avı son bulmuyor. Listeler gözden geçirilecek derken yeni görevden uzaklaştırmalar geliyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi adına birilerine adrese teslim kadrolar ilan edilirken muhalif isimlerin payına ihraçlar görevden uzaklaştırmalar düşüyor.

İki üç satır yazıyla herhangi bir suçlama yargılama olmadan onca emek bilgi birikim hak hukuk yok sayılıyor.  Üstelik yaşanan bu tasfiye operasyonları sırasında başhekimlikler idareciler en basitinden olan bitene seyirci kalıyor. Hekimine akademisyenine sahip çıkmayarak haksızlığa hukuksuzluğa ortak oluyor.

Dün Ankara Tabip Odası bir önceki dönem yönetim kurulu üyemiz ve halen TTB büyük kongre delegesi arkadaşımız yoldaşımız doktor Asuman Doğan’ın görevden uzaklaştırıldığını öğrendik. İyi hekimlik değerleri ve eşitlik, özgürlük, demokrasi mücadelesini birlikte yürüttüğümüz Asuman’ın o ya da bu terör örgütü ile hiçbir bağı yoktur. Olamaz.

Biz bu haksızlığı hoyratlığı kabul etmiyoruz. İçimize sindiremiyoruz.

OHAL ilanıyla binlerce hekim akademisyen işinden mesleğinden edildi.

Görevden uzaklaştırılan ihraç edilen bütün hekimler adına buradan meslektaşlarımıza sesleniyoruz.  Hiçbir suçu olmadığını adınız gibi bildiğiniz sadece yerleşik düzende aksayan her şeye itirazı olan kısaca muhalif olan biat etmeyen çalışma arkadaşınız, belki aynı odayı paylaştığınız kıdemdaşınız, astınız üstünüz bu hukuksuzluğa uğradığında en azından bunun bir haksızlık olduğunu bilin ve ifade edin.

Susmak kötülüğü çoğaltır.

Bizler OHAL in ilanıyla cemaatle mücadele söylemleri arasında ibrenin muhalefete bizlere döneceği endişe ve öngörüsünü en başından taşıyorduk. Ne yazık ki yanılmadık.

Bu süreçte haksız hukuksuz uygulamaların karşısında meslektaşlarımızın emekçilerin yanında yer aldık. Bugün de arkadaşımız Doktor Asuman Doğan’a yapılan haksızlığa karşı çıkıyoruz ve Yeter Artık diyoruz.

Bir an önce görevine iade edilmesini hastalarına ve asistanlarına kavuşmasını talep ediyoruz.

Ve o gün gelene kadar mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz. 

 

Ankara Tabip Odası

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası