Çarşamba, 13 Aralık 2017

Ortak Basın Açıklaması

10.03.2017

KANUN HÜKMÜNDE KIYIMLARA HAYIR!

Ülkemizde 15 Temmuz’da darbe girişimi gerçekleşmiş ve ardından Olağanüstü Hal ilan edilmiştir. Kanun Hükmünde Kıyımlarla, haklı haksız, suçlu suçsuz demeden hukuk dışına çıkılmıştır.

37 gün sonra gerçekleşecek ve köklü bir anayasal değişikliği değerlendireceğimiz HALK OYLAMASI’na OHAL gölgesinde gidilmektedir. 657 ve 2547 sayılı yasalar, bunlarla ilişkili disiplin yönetmelikleri rafa kaldırılarak, hiçbir soruşturma yapılmadan ve mahkeme kararı olmaksızın insanların iş ve aş hakkı elinden alınmaktadır. Yürütme, yasama organı olan TBMM nin yetkilerini kuşanmıştır.

Anayasa’da güvence altına alınmış demokratik hak ve özgürlükler baskı altındadır. Türkiye’de biat kültürü yükseltilmeye çalışılmakta, çağdaş bir demokrasinin gereği olan ifade özgürlüğü giderek kısıtlanmaktadır.

Faili meçhul cinayetlere nasıl HAYIR dediysek, faili meçhul emekçi kıyımlarına da HAYIR demekteyiz. Ve aslen bu emekçi kıyımlarının failleri bellidir. İş ve aşlarından, mesleklerini icradan mahrum edilenler hukuk ve dünya kamuoyu önünde haklarını savunacaklardır. Bu en doğal demokratik insani haklarıdır.

Bugüne kadar on kadar Kanun Hükmünde Kıyımla 100 binden fazla emekçi kamu görevinden men edilmiştir. 7 Şubat gecesi yayınlanan 686 sayılı KHK iktidar partisinde dahi “yeter” seslerinin yükselmesine yol açmıştır. Keyfi ihraç listelerinin gözden geçirileceği dile getirilmiştir.

16 Şubat 2017 tarihinde Ankara Tabip Odası yönetim kurulu eski üyemiz ve halen TTB büyük kongre delegesi arkadaşımız yoldaşımız Dr. Asuman Doğan görevinden uzaklaştırıldı. Şu anda arkamızda bulunan FTR Hastanesinde hastalarına umut ve derman olan bir iyi bir hekim, iyi bir insan, bir soruşturma gerekçe gösterilerek ve KHK’lar dayanak gösterilerek açığa alınmıştır.

Hiç kimse bizlere hekimlerin terörist olduğunu kabul ettiremez. Hekimler insanları yaşatmak, sağlıklı kılmak için iyi hekimlik değerleri öğretisini almışlardır ve hizmetlerini o öğreti doğrultusunda yürütürler. Hiç kimse bizlerin beyaz önlüklerine çamur atmaya kalkmasın.

Avrupa Hekimler Birliği, Dünya Hekimler Birliği, akademik çevreler ve onlarca bilim akademisinin gözü, kulağı bu hoyrat ve despot uygulamaları izlemektedir. Türkiye’yi dünya kamuoyu aşağılanmaya maruz bırakmayın. Bu durum bizi incitmektedir. Despotizmi ve statükoyu yıkacağız diye siyasete başlayanların, yeni despotizm ve statükoculuğa soyunmaları sadece siyasal yaşamlarını sona erdirir. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Bugün arkadaşımız Doktor Asuman Doğan’a yapılan haksızlığa karşı çıkıyoruz ve görevine iade edilmesini talep ediyoruz. Hastaları ve asistanları ve de bizler vereceğiniz kararı bekliyoruz. Bir memurun soruşturulması yapılırken görevinden uzaklaştırılma gerekçeleri bellidir. Dr. Asuman Doğan’ın görevinden uzaklaştırılması soruşturmanın gidişatını ve sonucunu değiştirecek mahiyette değildir. Dr. Asuman Doğan yalnız değildir ve suçlu hiç değildir. Soruşturma sonunda görevine döndüğünde hastalarına ve asistanlarına pardon mu denecektir. Biz hata yapmışız mı denecektir.

Dr. Asuman Doğan’ın göreve iadesi gerçekleşene kadar mücadele edeceğiz.

Kamuoyuna saygılarımızla…

Ankara Tabip Odası

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası