Ankara Tabip Odası Basın Açıklaması

10.05.2017

Açlık grevlerinde ölümler olmasın, insanca yaşamı savunuyoruz…

 

Süren açlık grevleri ve özellikle Sn. Nuriye Gülmen ve Sn. Semih Özakça’nın sağlık durumlarıyla ilgili, Kamuoyundan ve basından gelen çok sayıda bilgilendirme talepleri nedeniyle, bu basın açıklamasını Ankara Tabip Odası olarak yapmamız gerekmiştir.

Kamuoyu ve basın tarafından yoğun bir şekilde izlenen bir eylem Ankara’da 183 gündür Sn. Nuriye Gülmen ve Sn. Semih Özakça tarafından sürdürülmektedir. KHK larla işleri ellerinden alınan Sn. Nuriye Gülmen ve Sn. Semih Özakça 120 günlük eylemlerinden sonra açlık grevi kararı almışlardır ve bugün açlık grevlerinin 63. Gününe ulaşmışlardır.

Ankara Tabip Odası olarak daha önce Tokyo ve Malta Bildirgelerinden kaynaklanan hekimlerin açlık grevlerine olan yaklaşım ve sorumluluklarını kamuoyu ve basınla birçok kere paylaştık. Ankara Tabip Odası ve İnsan Hakları Komisyonumuzun ortak çalışmalarıyla açlık grevi başlatan Sn. Nuriye Gülmen ve Sn. Semih Özakça’nın gerekli muayenelerini başlattık ve açlık grevi sırasında uyulması gereken kuralları kendilerine aktardık. Günde 1 lt su, 5 çorba kaşığı şeker, 2 çay kaşığı tuzun ve B1 vitamininin günlük olarak alınmasını önerdik.

Bu süreç içerisinde Sn. Nuriye Gülmen ve Sn. Semih Özakça 15 kg üzerinde kilo kaybı yaşadıkları gibi, iki gündür Sn. Nuriye Gülmen’in sağlığı giderek bozulmuştur. Sn. Nuriye Gülmen ve Sn. Semih Özakça kan ve biyokimya değerleri bu açlık grevinde giderek kötüleşmiştir. Özellikle açlık grevlerinin kritik dönüm noktası olan 45. Gün aşılmış ve 63.güne girilmiştir. B1 vitamini desteği almalarına karşın sağlık durumlarının bu noktadan sonra hızla bozulabileceği düşünülmektedir.

Uzun süreli açlık grevi yapan kişilerde santral sinir sistemi hasarı ile karakterize Wernicke-Korsakoff Sendromu gelişebilmekte ve bu hastaların %10-15’i yaşamını kaybetmekte, %25 kadarı uzun süreli hastane ve özel bakım gerektiren bedensel ve ruhsal sağlık sorunlarından etkilenmektedir Yine açlık grevlerinin ilerleyen dönemlerinde pnömoni yani ciddi akciğer enfeksiyonları gelişebilmekte, ileri derecede beslenme bozukluğu (malnütrisyon) olan bu kişilerde enfeksiyonlar hayatı tehdit etmektedir.

Sn. Nuriye Gülmen ve Sn. Semih Özakça’yla görüşmelerimizde bilinçleri kapanması durumunda müdahale şansı ve izinleri Ankara Tabip Odası tarafından ısrarla istenmiştir. Akademisyen ve eğitimci olan açlık grevcilerinin sağlık durumları endişe vericidir.

Amaçlarını kendi ölümlerinin ve etkilenmelerinin KHK nedeniyle haksız ve hukuksuz bir şekilde işlerinden, aşlarından edilen diğer on binlerce vatandaş için bir umut olabileceği şeklinde açıklamışlardır. Ulusal ve uluslar arası basın ve kamuoylarının dikkatini bu yöne çekmek ve kendilerine yapılan haksızlığı bu şekilde protesto etmek istedikleri anlaşılmıştır.

Bu trajedi Ankara’nın göbeğinde, TBMM’den 500 mt uzakta, gözlerimizin önünde cereyan etmektedir. Hekimler olarak elimizden bir şey gelmemesinin ızdırapı ve acısı içerisindeyiz. Nihayet açlık grevleri yapan Sn. Nuriye Gülmen ve Sn. Semih Özakça ölümlerinin zulme karşı bir çığlık olacağını, bu şekilde kendilerini açlıkla terbiye etmeye çalışan hükümeti protesto ettiklerini ifade etmişlerdir.

Tüm dünya kamuoyunun gözü Sn. Nuriye Gülmen ve Sn. Semih Özakça’nın üzerindedir. Göstermelik komisyonlarla AİHM’e hile yapma ve uluslar arası imza koyduğumuz sözleşmeleri yok sayma anlayışı ülkemizi bir çağdaş ülke olmak konumundan çıkarmakta, Türkiye’nin onurunu zedelemektedir.

Türkiye bu trajediyi ve bu gencecik insanların ölümünü hak etmiyor. 

Kamuoyu ve basına saygılarımızla, 

Ankara Tabip Odası