Ankara Tabip Odası Ortak Basın Açıklaması

30.09.2014

Hekimlik ve İnsanlık Yargılanıyor! 

Hastalarımız hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde, toplum sağlığı merkezlerinde, işyerlerinde bizi beklerken biz bugün burada Ankara Adliyesi önündeyiz.

Aramızda çok uzun yollar kat ederek Amerika’dan, Avrupa’dan, bize destek olmak için gelmiş meslektaşlarımız, sağlık emek örgütlerinden, akademik meslek birliklerinden, sendikalardan dostlarımız var.

Çünkü bir davamız var.

Sağlık Bakanlığı bizi Gezi Protestolarında polisin uyguladığı şiddet nedeniyle yaralanan yurttaşlarımıza acil tıbbi yardımda bulunduk, hasta baktık, duvardan düşene el, gazdan boğulana nefes verdik, elimizi uzattık diye dava ediyor.

Diyor ki Bakanlık; “Hukuka aykırı olarak yetkisiz ve kontrolsüz revir adı altında sağlık hizmet birimleri oluşturarak amacınız dışında faaliyet gösterdiniz”.

Bizleri dava eden Sağlık Bakanı 1 hafta önce ne diyor: “Biz kim olduğuna bakmayız, IŞİD’ci de olsa bakarız”. Aynı Sağlık Bakanı Gezi direnişinde yaralananlara sağlık hizmeti veren hekimleri, tabip odalarını dava ediyor, “benden izinsiz sağlık hizmeti veremezsin” diyor, üstelik bir de benzer durumlarda sağlık hizmeti verenlere hapis ve çok yüksek para cezaları getiren bir yasa çıkarıyor! Evet, bir yönüyle bu ülkenin Sağlık Bakanı ciddi bir samimiyet ve hekimlik testinden geçiyor. Maskeler düşüyor.

Hatırlayalım, Türkiye tarihinin en önemli kitlesel olaylarından biri olan Gezi direnişinde ülkemizin dört       bir yanında yüz binlerce kişi meydanları doldurmuş, Hükümet’in giderek yoğunlaşan baskı politikasına başkaldırmıştı.

Hükümet’in bu barışçıl gösterilere çok sert karşılık verdiğini de hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. Maalesef Haziran direnişinin bilançosu ağır oldu.

Eylemlerde polis şiddeti ve kullanılan biber gazı sonucu yaşamını yitiren yurttaşlarımız oldu. Binlerce kişi yaralandı, sağlık sorunu yaşadı. Polisin mermi gibi kullandığı gaz fişekleriyle gözünü kaybedenler oldu.

Gezi eylemlerinde sağlık sorunu yaşayan insanlar sağlık hizmetine ulaşmakta büyük güçlük çektiler.

Sağlık Bakanlığı olağandışı bir durum olan yaygın ve çok sayıdaki sağlık sorununa sahada hizmet verecek bir sağlık hizmeti örgütlenmesi oluşturmadı.

Yaralananlara kısa sürede ulaşabilecek acil yardım ekipleri ihtiyaç olan alanlarda yeterli sayıda bulundurulmadı.

Haziran ayı boyunca büyük kentlerin merkezleri yaşanacak yerler olmaktan çıktı. İnsanlar evden işe işten eve gaz maskeleriyle gidip geldiler. Şehirler gaz odalarına döndü. 

Kelimenin tam anlamıyla bir büyük halk sağlığı sorunu yaşandı. Sağlık Bakanlığı bu tabloya maalesef seyirci kaldı!

Bakanlık, milyonlarca insanın sağlığını tehdit eden biber gazının hukuka aykırı bir biçimde kullanımını engellemek, toplum sağlığını korumak için kılını kıpırdatmadı.

İşte bu olağan dışı ortamda ‘Halk sağlığına ve hastalara fedakarlıkla hizmeti görev bilen’ hekimler, tıp öğrencileri, hemşireler, diş hekimleri, eczacılar, tüm sağlık çalışanları sokaklara çıkıp ihtiyacı olan herkesin yardımına koştular.

Kim, ne, neci olduğuna bakmaksızın  herkesin...

Kimileri sokaklarda, meydanlarda hastalanan, yaralanan, can  çekişenlere  yardım  ettiler.  Kimileri  de  kısaca  revir diye isimlendirilen gönüllü ilk yardım merkezleri    oluşturdular.

Yasayla kendisine ‘halkın sağlığını korumak’ görevi verilmiş bulunan tabip odaları bütün bu gönüllü çabayı koordine ederek hasta ve yaralılara daha hızlı ve etkili müdahalenin yapılmasına gayret  etti.

Hangi yasa? TTB yasası. Hangi yasa? Anayasa. Hangi yasa? Hipokrat yemini. Hangi yasa? Vicdan. Hangi yasa? Ahlak.

Dostlar, biz, siz, hepimiz Sağlık Bakanlığı’nın açtığı bu davaların siyasi davalar olduğunu biliyoruz. Çünkü hükümetin kendisine muhalif gördüğü hiçbir şeye tahammülü yok. Çünkü hükümet demokratik tepkilere katlanamıyor.

Evet bizim bir davamız  var!

Özgür, demokratik, herkesin eşit, nitelikli, ücretsiz sağlık hizmeti alabildiği bir ülkedir bizim davamız. Bugün bunu yargılayacaklar!

Bugün hekimliği yargılayacaklar! Bugün insanlığı yargılayacaklar!

Ama bilmelisiniz ki; bu baskılarla, yasaklarla, zorlamalarla bize başka türlü bir hekimlik yaptıramazsınız. Bizim bildiğimiz tek hekimlik vardır, o da binlerce yıldan süzülüp gelen ve hocalarımızdan öğrendiğimizdir.

İşte bizim davamız budur!

Türk Tabipleri Birliği

Ankara Tabip Odası