Ortak Basın Açıklaması

29  Aralık 2014

Roboski  Katliamının  Sorumlusu AKP’dir 

Biliyoruz ki halkların farklılıklarını tanıyarak bir arada eşit ve özgür bir biçimde yaşamasına zemin hazırlamak, bu doğrultuda politikalar hayata geçirmek, ancak temel insan hak ve özgürlüklerine saygıyı anayasal norm haline getirmekle, halkların barış içinde yaşayabilmesine olanak veren bir zemini tesis etmeye çalışmakla mümkündür.

Tek tip vatandaşı “makul” addetmeyi baz alan mevcut politikalar ya da politikasızlıklar inkar ve çözümsüzlüğü derinleştirmenin yanı sıra yargısız infazların, faili meçhullerin ve kitlesel katliamların zeminini oluşturmuş, sistematik hale gelmesine neden  olmuştur.

Yine buna bağlı olarak, çeşitli gerekçelerle hakların askıya alınması; devlet terörünün amansızca etrafta dolanabilmesine izin veren, hukukun işlemediği alanlar oluşturmaya dönük politikalar kitlesel katliamlara kadar varan sonuçlar doğurmuştur,  doğurmaktadır.

Katliamlarla, baskı ve tehditlerle halkları ve bireyleri terbiye etme, sistemin çizdiği sınırlarda yaşamaya zorlama ve resmi politikalara itaat etme dayatmasının kahredici sonuçlarından biri de 28 Aralık 2011 tarihinde Roboski’de yaşanan katliamdır.

Günlük yaşamını idame edebilmek ve okul harçlığı çıkartmak için kaçakçılığı meslek edinmek zorunda bırakılan insanlarımızın üzerine bombalar yağdırmak ve yetmiyormuş gibi katliama meşru zemin hazırlama amacıyla akla zarar siyasi açıklamalar yapmak “Yeni Türkiye”nin “Eski Türkiye”den devraldığı Muğlalı zihniyetinin ne kadar canlı olduğunu da gözler önüne  sermiştir.

Roboski katliamı üzerinden üç yıl geçmesine rağmen etkin bir yargılama süreci bir yana dursun ilkin dosyaya gizlilik kararı konarak gerçekler gizlenmiş, manipülatif haberlerle sorumluların açığa çıkması engellenmiş, ardından Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın “kamu davası açılmasına gerek olmadığı” gerekçesiyle dosya kapatılmak istenmiştir.

28 Aralık 2011’de 17’si çocuk 34 insanımızın üzerine bombalar yağdıran devlettir ve bu katliamın siyasi sorumlusu AKP iktidarıdır. Dolaysıyla katliama kılıf uydurma çabasından vazgeçilmeli, sorumluluk kabul edilmeli ve yargı süreci işletilmelidir. Katliamın failleri aleyhinde etkin soruşturmalar yürütülmediği ve bir yargı süreci başlatılmadığı müddetçe devlet aynı suçu işlemeye devam edecektir. Devletin Roboski utancıyla yüzleşmek yerine inkârı yüceltmesi, kamuoyundaki algıyı çok başka mecralara çekmeye çalışması, sorumlulardan hesap sormamaktaki ısrarı yeni cinayet ve katliamlar işlenmeye devam edilmesine zemin hazırlamaktan başka bir işe yaramayacaktır. Barış, demokrasi ve eşitlik ilkelerinin, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkesinin ve adaletin sağlanması için hükümet Roboski’yi örtbas etme, yâdsıma, toplumsal hafızadan silme siyaseti ve buna dair algı oluşturma çabasından vazgeçmelidir.

Üç yıl süren bu aymazlık artık son bulmalı, katliamın faillerinden hesap sorulmalı, adalet yerini bulmalıdır.

Yıldönümü vesilesiyle, Roboski katliamını bir kez daha lanetliyor, çoğu çocuk yaşta olan yaşamını yitiren insanlarımızı anıyor, yaslarını dahi tutmasına izin verilmeyen, “kan parası” gibi insanlık dışı dayatmalara teslim olmayan ailelerine başsağlığı diliyor, Roboski ve benzeri suçlarla yüzleşme sağlanıncaya ve adalet yerini buluncaya kadar takipçisi olacağımız sözünü veriyoruz.

Roboski’yi unutmuyoruz, unutturmayacağız…

KESK Ankara Şubeler Platformu

TMMOB-İKK

Ankara Tabip Odası