Ankara Tabip Odasi-Kimya Mühendisleri Odasi Ankara Şubesi- Türk Toraks Derneği

Ortak Basin Açiklamasi

7 Ocak 2015

Ankara’nın 2014 Yılı Hava Kalitesi Karnesi: KİRLİ 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının resmi ölçüm istasyonlarının verileri Ankara’nın havasının kirli olduğunu ispatlıyor. 2014 yılında hava kirliliği ile ilgili sınır değer 389 defa aşıldı. Ankaralıların sağlığı tehdit altındadır. Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesi kirliliğe son verecek önlemleri almalıdır.

Meslek kuruluşlarımızın Ankara’daki hava kirliliği değerlerinin halk sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığına ilişkin saptamaları yıllardır basın açıklamalarıyla kamuoyuna duyurulmaktadır. Ankara’nın havasının yaz aylarında da kış aylarında da kirli olduğunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ölçüm istasyonlarındaki resmi verilere dayanarak ortaya koyuyor; Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesini acil önlemler almaya yıllardır davet ediyoruz. Ne yazık ki yazılan bir kaç resmi yazı dışında bugüne kadar yapılan bir çalışma ve alınmış herhangi bir önlem bulunmamaktadır.

Kirlilik sürmektedir. Ankara’nın geride bıraktığımız 2014 yılına ait Hava Kalitesi karnesini bugün açıklıyoruz. Aynı verileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da Şubat ayında açıklayacaktır: Çünkü elde ettiğimiz bütün veriler Bakanlığa ait ölçüm istasyonlarının verileridir.

Ankara’nın 2014 yılı Hava Kalitesi Karnesi

  1. Partikül Madde 10 (PM10) kirleticisine ait sınır değer (100 µg/m3) 2014 yılında tam 389 defa aşılmıştır.
  2. Partikül Madde 10 (PM10) kirleticisine ait uyarı eşiği (260 µg/m3) 2014 yılında tam 8 defa  aşılmıştır.
  3. Mayıs ayı hariç bütün aylarda hava kirliliği yaşanmıştır.
  1. 2014’te en fazla kirlilik Ocak ayında yaşanmıştır. Sınır değer Ocak 2014’te 103 defa aşılmıştır.
  2. Ankara’nın havası en kirli olan semti Cebeci’dir. Cebeci’yi Sıhhiye

Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliğinin 4. maddesinde Uyarı Eşiği şöyle tanımlanmakta- dır: “Aşıldığında, nüfusun geneli için kısa süreli maruz kalmadan dolayı insan sağlığına bir riskin söz konusu olduğu ve ilgili yetkili merci tarafından acil önlemlerin alınacağı seviye”.

Partikül madde kirleticisi (PM10), çapı 10 µm (mikrometre)’den daha küçük olan toz zerreciklerini ifade eder ve tüm kirleticiler arasında en zararlı ve tehlikeli olanıdır. Solunum yolu ile alınan PM10 kirleticisine solunun sistemi direnç gösteremez, bu kirletici akciğerin derinliklerine kadar nüfuz eder.

PM10 kirleticisi, solunum yolu ile akciğere kadar ulaşıp, akciğerlerde kanın içindeki karbon dioksitin atılıp oksijenin alınmasını yavaşlatır. Bu da nefes darlığına neden olur. Bu durumda oksijen kaybının giderilebilmesi   için kalbin daha fazla çalışması gerektiği için kalp üzerinde ciddi bir baskı oluşturur. PM10 kirleticisi, bir yaşın altındaki bebeklerde solunuma ait ölüm risklerini artırır. Çocuklarda astım ve bronşite neden olur.

PM10 kirleticisinin fiziksel yapısı ve kimyasal bileşimi sağlık açısından oldukça önemlidir. Civa, kurşun, kadmiyum gibi ağır metaller içeren partikül madde kirleticileri sağlık açısından çok zararlıdır. Kanser yapıcı kalıcı organik kimyasalları (PAH, dioksin, furan gibi) içeren partikül madde kirleticileri sağlık açısından     çok tehlikelidir. Birçok farklı bileşenden oluşmuş olan PM10 kirleticisi akciğerdeki nemle bileşerek aside dönüşebilir. Duman bileşenlerinde bulunan çinko amonyum sülfat, akciğerde sülfürik aside dönüşür. Kurum, uçucu kül, benzin ve dizel egzoz partikül kirleticileri, benzo(a)piren gibi, kanser yapıcı kirleticiler içerdiklerinden bu kirleticilerin uzun süreli solunması durumunda kanser yaptığı bilinmektedir.

Ankaralıların soluduğu havada sınırların üzerindeki miktarlarda bulunan PM10 kirleticisinin kimyasal bileşimi derhal açıklanmalıdır.

Cebeci ve Sıhhiye bölgelerinde sadece işyerleri değil büyük hastaneler de bulunmaktadır. Akciğer ve solunum sistemi hastalıkları nedeniyle bu hastanelerde tedavi gören yurttaşlarımız özellikle tehdit altındadır.

Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği kirlilikle ilgili önlemlerin ne zaman ve kimin tarafından alınacağını şöyle belirtmektedir:“Hava kirlenmesinin uyarı eşikleri seviyelerine ulaştığı yerlerde bölgesel özelliklere bağlı olarak uygulanacak önlemler, valilik tarafından belirlenir.”Ankara Valiliğini Ankara’daki hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerini ve hassas nüfus gruplarının alacağı önlemleri açıklamaya çağırıyoruz.

Hizmet için değil oy avlamak için yürütülen şehircilik politikaları Ankaralıların sağlığını tehdit eden noktaya gelmiştir. Ankara’da yaşanan hava kirliliğinin başlıca iki nedeni bulunmaktadır. Bunlardan biri taşıt trafiğidir. Ankara’da metro inşaatını geciktiren Büyükşehir Belediyesi hem kenti bir trafik bunalımına sokmuş hem de başkentlilerin sağlığına yönelik tehditlere seyirci kalmıştır.

Kirliliğin bir diğer önemli nedeni evsel ısınmada katı yakıt, bir başka ifade ile kömür kullanımıdır. Yerli hammaddemiz olan kömürün konutlarda değil sanayi tesislerinde kullanılması tercih edilmelidir. Sanayi tesislerinin bacalarına filtre sistemleri takılarak zararlı  gazların  havaya  salınması  engellenebilmektedir.  Oysa konutlarda bu mümkün olmamaktadır. Öte yandan kaçak yollarla şehre sokulan kalitesiz kömürlerin kullanımının kesin olarak engellenmesi gerekmektedir. Burada da görev Ankara Büyükşehir Belediyesine aittir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığını, Ankara Valiliğini ve Ankara Büyükşehir Belediyesini mevzuatla tanımlanan görevlerini yapmaya çağırıyoruz. Kirlilik görmezden gelinmemelidir.

Meslek kuruluşları olarak yurttaşlarımızın hava kirliliği konusunda bilgilendirilmeleri için çalışmalarımız sürmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Ankara Tabip Odası

Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Türk Toraks Derneği