Çarşamba, 13 Aralık 2017

ATO-SES Ortak Basın Açıklaması

9 Şubat 2015

Birinci Basamaktaki Sağlık Emekçilerine Nöbet  Dayatması 

Basına Ve Kamuoyuna,

Bilindiği üzere bir süredir AKP Hükümetinin birinci basamak sağlık hizmetlerine dayattığı nöbet uygulamasına karşı Ankara Tabip Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Ankara Şubesi olarak tüm Türkiye’de olduğu gibi Ankara’da da mücadele etmekteyiz.

Daha önce birinci basamakta çalışan sağlık emekçilerine başka sağlık merkezlerinde nöbet tutması dayatılmış, fakat mücadelelerimiz sonrasında hükümet bu uygulamadan vazgeçmiştir. Bu uygulamasını hayata geçiremeyen Hükümet şimdi de birinci basamak sağlık hizmetlerinde hafta içi saat 20.00’a kadar çalışmayı ve cumartesi günleri de nöbet tutmayı sağlık emekçilerine dayatmaktadır. Bununla da yetinmeyen AKP Hükümeti Sağlık Bakanı; Pazar günleri de dâhil 24 saat nöbet uygulamasını getireceğini beyan etmiştir. Yavaş yavaş sağlık emekçilerinin tüm zamanını gasp edecek, emeğimizin sömürülmesini daha da derinleştirecek bu uygulamaları kabul etmiyor ve derhal geri çekilmesini istiyoruz.

Öte yandan 24 saat hizmet veren sağlık birimleri acil hizmet kapsamındadır. ASM’ lerinin yeterli donanımı var mıdır? Hedeflenen Aile Hekimi sayısına ulaşılmış mıdır? ASM’ler acil hizmet verecek fiziki koşullara ve bu konuda eğitim almış sağlık emekçisine sahip midir? Nöbet sonrası sağlık emekçisini kompanse edecek sağlık emekçisi mevcut mudur? Bu sorulara cevap aranmadan ve çözüm bulunmadan dayatılan bu uygulama sağlık emekçisinin olduğu kadar halkın da sağlığını tehdit etmektedir.

Sağlık emekçilerine rağmen yapılan uygulamada ne halkın sağlığı ne de sağlık emekçisinin sağlığı ve özlük hakları gözetilmiştir. Bu uygulama politik vaatlerden ibaret ve hiçbir kesime faydası olmayan bir uygulamadır. Fiziki koşulları acil hizmeti vermeye elverişli olmayan ASM’leri, ve iş yükü altında ezilen sağlık emekçileri sağlıklı bir hizmet üretemeyeceklerdir. Bir ülkenin sağlığı, politika malzemesi olamayacak kadar önem arz etmektedir. Buradan hareketle başta Sağlık Bakanı Mehmet Müezinoğlu’nu ve tüm hükümeti bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz. Acil servislerdeki sorunlar koruyucu hekimlik çalışmaları yapan birimlerin üzerine yıkılarak çözülmeye çalışılamaz, bu sayede de seçime kadar hastanelerde ayyuka çıkan sorunların, ilaç ödemelerinin, özel hastanelerin ticarethaneye dönmesinin üstü   örtülemez.

Ülkemizde her gün kadın cinayetleri yaşanıyor; Roboski, Soma, Ermenek katliamları karşımızda duruyor; biber gazı ile hastalıklar ve ölümler hastanelerden taşıyor ve Sağlık Bakanlığı bunlarla ilgili en ufak bir adım atmıyor. Sanki ülkenin tek sorunu ASM’ lerin 24 saat açık olmamasıymış gibi lanse ediliyor  ve  buradan  hareketle  yaklaşan seçimler için oy avcılığı yapılmaya çalışılarak, resmen halkın gözüne baka baka oyun oynanıyor. Bu politika için söylenecek tek söz: “şahtınız, şahbaz oldunuz.” Unutulmamalıdır ki; Gezi olaylarında halka sağlık götüren hekimleri, sağlık emekçilerini yargılayan, oluşturulmuş sağlık odalarını polis gücüyle dağıtan yine bu hükümettir. Biz de bu hükümete sesleniyoruz, asıl hasta eden siz ve sizin sağlık politikalarınızdır. Tekrar vurguluyoruz;  ASM’ler  hükümetin  egosunu  tatmin  eden  bir  araç olmayacaktır.

Bizler, ATO, SES ve bir bütün olarak sağlık emekçileri hükümetin oy politikalarının aracı olmayacağız. Cumartesi nöbetlerine gitmeyeceğiz. 11 Şubat günü yapacağımız grevle de sağlığa rant kapısı olarak bakan hükümet politikalarına karşı olduğumuzu bir kez daha duyuracağız. Tüm yurttaşlarımızı, emekçileri, yoksulları kendi yaşamlarında yaşadıkları onlarca hak gaspını hatırlayarak yeni bir hak gaspı ve rant çalışması olan bu sağlık politikalarına karşı bizimle dayanışmaya ve grevimize destek vermeye çağırıyoruz.

Saygılarımızla,

Ankara Tabip Odası

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Ankara    Şubesi