Ortak Basin Açiklamasi

1 Haziran 2015

Bugün  Günlerden  Ethem Sarısülük 

Bugün günlerden 1 Haziran  Bugün günlerden Ethem Sarısülük Bugün Günlerden Ahmet Atakan Bugün Günlerden Medeni Yıldırım

Bugün Günlerden Mehmet Ayvalıtaş Bugün Günlerden Ali İsmail Korkmaz Bugün Günlerden Abdullah Cömert Bugün Günlerden Hasan Ferit Gedik Bugün Günlerden Berkin Elvan

Haziran’ın sadece bir ay adı olmaktan çıkıp direnmenin, üretmenin, yaratmanın başka bir dünya düşünün gerçekle buluştuğu anın ifadesi olduğu zamanlardayız 2013 Haziran’ından beri. Taksim’den uzanan ele tüm ülkede dokunan milyonların taleplerini hep bir ağızdan haykırdığı omuz omuza güzellikler ördüğü Haziran Direnişi bugün 2 yaşında.

Gezi Parkı eksenli başlayan protestolar tüm ülkede vücut bulduğunda bir kez daha artık hiçbir şeyin eskisi  gibi olmayacağı tüm sokaklarda “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganıyla karşılık bulmuştu. Hırsıza hırsız, Katile katil diyenler için “Her yer Taksim Her Yer direniş”ti artık ve bütün bir ülkenin Taksimleştiği günler direnmenin, özgürlüğün, eşitliğin bayraklaştığı meydanlar halkın isyanının büyüttüğü barikatlar oldular.

Halkın ördüğü güzelliklere tahammülü olmayanları tanıyor bu topraklar. Katliamlarla, cuntalarla ve güncelledikleri faşizmin tüm olanaklarıyla bu değerlere saldıranları tanıyorlar. Gezi Direnişi’nde yok etmeye çalıştıkları düşünceyi bir kez daha milyonlarla ifadesini bulan adeta tek ses olmuş tarihin en güzel korolarından biri karşısındaki çaresizliği de tanıyor bu topraklar.

İktidarların alışkın olduğu üzere bütün bir toplumu baskı ve zor araçlarıyla zapt-u rapt alma girişimlerinin    her türlüsü denendi. Gözaltı terörü, biber gazı, toma dahil tüm olanaklarıyla saldırılar gerçekleşse de inana milyonlar kendi güzel gelecek düşlerini ülkenin dört bir yanında en güzel örnekleriyle hayata geçirdiler.

Mayıs’ın kanlı günü Haziran’a dönmüştü bir kez daha ve Sinan’ın, Kadir’in, Alparslan’ın ışıkları Metin Hoca’da çoğalıyordu bir kez daha. Cevahirleşiyordu Haziran henüz ilk gününden. Halkımız hiçbir zaman hafızasızlaşmamıştı. Yaratılan tüm değerleri ezip geçmek, yok etmek isteyen cuntalar, işkenceler ve zindanlarla karşılaşsa da nasıl bir dünya düşü kurduklarını Gezi Parkı’nda bir kez daha elleriyle örmekteydiler.

Mayıs’ın kanlı günü bu kez Haziran’a da sıçradı. Ethem’in halkın gözleri önünde katledilmesi, Gezi Direnişi’nde kimlerin karşı karşıya geldiğinin en açık ifadesi olmuştur. Ezilenlerin binlerce yıllık savaşının, ödediği bedellerin, yitirdiklerine bir yenisini eklemenin tarifsiz acısıdır Ethem’in katli.

Nasıl ki Taksim sadece bir meydan değilse artık Güvenpark’ta artık Ethem’dir bizim için. Antakya’dan, Eskişehir’den, Lİce’den, Okmeydanı’ndan bir soluktur. Kanlı elleriyle destan yazdıklarını sananlar, Ethem’in, Berkin’in, Abdocan’ın, Mehmet’in, Medeni’nin, Hasan Ferit’in, Ahmet’in, Ali İsmail’in bu topraklara ektiği destan tohumlarının hasadını görmeye asla muktedir  olamayacaklar.

Ülkenin bütün alanlarında yok etmeye çalıştıkları binlerce yıldır verilen bu kavganın haklı ve meşru zeminidir. Dün kolluk kuvvetleriyle yok edemediklerini bugün faşist çeteleriyle gerçekleştirmek isteyenlerin acizliği milyonların sahiplenişi karşısında çaresizdir. Taksim’den Lice’ye Metin Hoca’dan Ethem’e, Sinanlar’dan Cevahir’e, uzanan bu ses Mayıs’ın bilincini Haziran’ın onuruna taşımayı sürdürecektir.

DİSK

KESK

TMMOB

TTB

ATO