Çarşamba, 13 Aralık 2017

4 Ağustos 2015

Gazi Tıp Fakültesi Hastanesi Bahçesindeki Yeşil Alanın Ranta Kurban Edilmesine İzin Vermeyeceğiz! 

Mülkiyeti Atatürk Orman Çiftliği’ne ait olan, Gazi Üniversitesi  Tıp  Fakültesi  yerleşkesi  içerisinde  bulunan,  hasta ve hasta yakınları ile üniversite personeli tarafından otopark olarak kullanılan ağaçlık alan ile ilgili olarak; Ankara Büyükşehir Belediyesi 2012 yılında imar planı değişikliği yaparak söz  konusu  yerin  dini  tesis  alanı olarak kullanılması ve bu taşınmaz üzerinde cami ve altında çok katlı otopark yapılabileceği yönünde belediye meclisi  kararı almıştır.

Yapılan imar planı değişikliğinden sonra Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü ile Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında söz konusu bahçenin Ankara Büyükşehir Belediyesine tahsisi için protokol imzalanmış ve akabinde de bu alan Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Emek Yunus Emre Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği’ne kiralanmıştır.

Rantçılar bu araziye cami inşa edilmesi girişimlerine başlamıştır. Oysa cami yapımı rantın sadece maskesidir. Zira hem hastane içinde hem de yakın çevrede ibadet için kullanılabilecek yeterli sayıda ve kapasitede tesis mevcuttur. Hastane içerisinde 450 kişinin yararlanabileceği bir mescit, hemen yakında Emek Köşe Camii      ve İlahiyat Fakültesi içerisinde 1500 kişilik ibadet tesisi mevcuttur. Kamuoyunda tartışmalara yol açan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın önünde yapılan Beştepe Halk Camii de buraya oldukça yakındır. Dolayısıyla doğrudan hastane bahçesinde böyle bir inşaata gereksinim olmadığı çok   açıktır.

Bu hastanemizin inşaattan daha öncelikli gereksinimleri vardır. Bunlardan biri hastalarımızın, onların yakınlarının ve hastane çalışanlarının kullanabileceği serbest sosyal alanlar ve yeşil alanlardır. Zaten sınırlı olan bu ağaçlıklı alanın rant amacıyla ortadan kaldırılması kararı kamu yararı anlayışı ile bağdaşmamaktadır.

Bilindiği gibi, Ankara hava kirliliği açısından son derece kötü bir karneye sahiptir. Özellikle kış aylarında, Ankara’nın birçok bölgesinde olduğu gibi Bahçelievler bölgesinde de hava kirliliği parametreleri sağlığı  tehdit edecek düzeylere çıkmaktadır. Kuşkusuz, hastane çevreleri temiz hava gereksiniminin en fazla olduğu bölgelerdir. Havamızı temizleyen bu ağaçların kesilmesi, hastalarımızın, onların yakınlarının ve hastane çalışanları olarak bizlerin nefes alabildiği yegane yer olan bu alanın ortadan kaldırılması Ankaralıların, daha da önemlisi hastanemizden hizmet alan hastalarımızın sağlık hakkını ihlal etmek demektir. Unutulmamalıdır ki ranta kurban edilmek istenen çok sayıdaki ağacımız Cumhuriyet ile yaşıttır ve bu anlamda çok önemli bir sembolik değer de taşımaktadır.

Çevresel gürültü ile ilgili yönetmelikte de belirtildiği üzere hastaneler nitelikleri itibarıyla gürültüye hassas yerlerdir. Zaten fazla olan yapı yoğunluğunu daha da artırmanın hastanemizden hizmet alan hastalarımızın sağlığına olumlu katkı yapmayacağı çok açıktır.

Tüm bu gerçekliklerin yanı sıra, EN DEĞERLİ GERÇEKLİK SÖZ KONUSU ARAZİNİN AOÇ MÜLKİYETİNDE BİR ALAN OLMASIDIR. AOÇ İLE İLGİLİ YAPILAN TÜM PLAN VE İTİRAZLAR BU ALAN İÇİN DE GEÇERLİDİR.

Bu alana ilişkin TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesinin açtığı plan değişikliği davasında, dava kazanılmış olmasına rağmen hukuk dolambaçlığı ile ün yapmış olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı “karar bozma” davası açmış, T.C. Danıştay 6. Dairesi tam da Ankara Büyükşehirin istediği hali ile meslek odalarının taleplerinin lehinde olan kararı bozmuştur.

Danıştay 6. Dairesinin karar bozma dayanağında, AOÇ Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında, şu an fiilen otopark olarak kullanılan alanın “park” niteliğinin kaldırılmasını dayanak olarak kullanılmıştır.

Ancak Ankara 5. İdare Mahkemesi 03.08.2015 GÜNÜ AOÇ TARİHİNE ALTIN HARFLERLE YAZILACAK KADAR ÖNEMLİ BİR İZ DÜŞMÜŞTÜR. ANKARA BÜYÜKŞEHİR  BELEDİYESİ  TARAFINDAN  2010  YILINDA  YAPILMIŞ  OLAN  KORUMA  AMAÇLI  NAZIM  İMAR  PLANININ”  imar  mevzuatı,

şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırıolduğu” sonucuna varıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır diyerek PLANI İPTAL etmiştir.

Ankara 5. İdare Mahkemesi tarafından AOÇ Alanları Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının iptal edilmesi ile söz konusu alandaki DANIŞTAY 6. DAİRENİN KARARI KONUSUZ KALMIŞTIR.

AOÇ’YE AİT OLAN ARAZİDEKİ TÜM VARLIKLAR DA DOLAYISI İLE    DOKUNULMAZDIR.

Kentsel ekolojiye katkıları yadsınamaz olan ve yarım asırdır tarihe tanıklık yapmış ağaç varlığına sahip olan  otopark alanındaki her bir ağaç Ankara halkına aittir, kimse dokunamaz. 1. Derece doğal ve tarihi sit statüsü bulanan Gazi Hastanesi bahçesi ağaçlarının kesileceği yönünde  gelen  haberler  karşısında  bu  gün  burada  bulunan tüm ağaçlar kırmızı kurdele ile işaretlenecek ve dokunulmazlıkları ilan edilecektir. 

Bugün buradan meslek odaları ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri olarak şöyle sesleniyoruz: Öğrencilerimizin öğle molalarında gölgesinden yararlandığı bu asırlık ağaçların kesilmesini istemiyoruz!

Bu ağaçlar hastane çalışanlarının, hastaların ve yakınlarının soluk kanallarıdır. Nefesimizi tıkamanıza izin vermeyeceğiz!

Hastanede yeterli kapasitede mescit varken, bahçesinde cami inşaası kılıfı altında rant yapılaşmasına göz yummayacağız!

Saygılarımızla,

Ankara Tabip Odası

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri