Ortak Basın Açıklaması

05 Temmuz 2017

Ankara Yüksel Caddesi’nde Orantısız Müdahaleler Sağlık Sorunudur

22 Mayıs 2017 tarihinden bu yana  Yüksel Caddesi;  hem bu bölgeden geçen vatandaşlarımız, hem de bölge esnafı büyük bir sağlık tehdidi yaşamaktadır. Yakın tarihimizin en önemli tanıklıklarını yapan Yüksel Caddesi düşünce özgürlüğünün, toplumun değişik kesimlerinin duygu ve düşüncelerini özgürce aktarıldığı protestoların bir merkezi idi. Saygıdeğer heykeltraşımız Metin YURDANUR tarafından 1990 yılında yapılan ve Yüksel Caddesi’nin merkez noktasına yerleştirilen ‘’İnsan Hakları Anıtı’’ polislerin demir bariyerleriyle hapsedilen ilk heykeli olma özelliğini kazandı.  ABD'de Central Park, İngiltere’de Hyde Park’ın önemi neyse, Türkiye için Yüksel Caddesi’nin önemi de odur. Bu heykel çevresinde gerçekleşen protesto gösterileri ve basın açıklamalarını siyasi olgunlukla göğüsleyemeyenler  çözümü heykeli tutsak eylemek ve göstericilere orantısız müdahalede bulunmakta aramışlardır. Bu gösteri ve açıklamaların hiç birinde göstericiler tarafından şiddet uygulaması görülmemiştir. Emniyet güçlerince alanda kullanılan ve özellikle içerikleri bilinmeyen kimyasal gazlar (biber gazları?) göstericiler de dahil bölgeden geçen, çevrede bulunan vatandaşlarımızda alışılmadık etkiler göstermekte ve tepkileri çekmektedir. Bu gazlardan etkilenen bireylerde solunum sistemi yanı sıra sindirim sisteminde de bozukluklar gözlenmiştir. Herhangi bir enfeksiyon etkeni olmaksızın bazı bireylerde karaciğer enzimlerini yükselttiği tespit edilmiştir. Gaz fişeği olarak atılan biber gazlarının CS (chlorobenzalmalononitrile) olduğu fişek üzerinde tespit edilmekle birlikte son kullanma tarihleri yoktur. Ancak temel sorunun omuzlarda taşınan biber spreyleri kaynaklı olduğu gözlemlenmektedir. Bu model 5 gaz tüplerinde hangi kimyasal içerikli malzemenin kullanıldığı açıklanmalıdır. Bu tür gazların solunum ve kalp sorunları olan bireylerde ölüme neden olma olasılığı vardır.

Bu dönem içerisinde yüzlerce insan darp edilerek gözaltına alınmıştır. Son olarak 3 Temmuz tarihinde OHAL KHK ları nedeniyle işine son verilen Veli Saçılık’ın işini geri istemek için katıldığı gösteride biber gazına maruz kaldığı anda yere düşerek omuz yaralanması geçirdiği görülmektedir. Bu tür görüntülere alışmayı ve vatandaşlarımızı bu uygulamalara layık görmeyi reddediyoruz.

Ankara’da son günlerde hava sıcaklığı 40 santigrad derece olarak seyrettiği bir ortamda şiddet eylemi içermeyen bu gösterilere orantısız müdahaleler sadece hedeflenen göstericileri değil, çevre kafelerde ve lokantalarda bulunan insanlarımızı da olumsuz etkilemektedir. Bu sıcaklıkta güvenlik güçleri emekçilerinin de yüzlercesini bu alana yığarak yersiz bir şekilde İnsan Hakları Anıtı ve çevresini kuşatmanın akla, bilime, insani ahlak ölçülerine uyarlığı bulunmamaktadır. Uygulamaların Anayasaya, uluslararası sözleşmelere aykırılıkları da bulunmaktadır. 

Bu alanda çiçekle gelerek çiçeklerini bırakmak isteyen göstericileri bile “süpürmek’’ türünden alışılmadık uyarıları kullanan ve kullandıranlarla çağdaş uygarlıklar düzeyine ulaşmak mümkün görülmemektedir. Şunu hatırlatmak isteriz ki ne güvenlik emekçileri çöpçüdür ne de vatandaşlarımız süpürülecek çöptür.

Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

Ankara Tabip Odası

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi