ANKARA TABİP ODASI

BASIN AÇIKLAMASI 

27 Nisan 2012 

ÇOK ACİL UYARI!

 
Dr. Ersin Arslan cinayetinin üzerinden 10 gün geçti. Bu süre zarfında hekime yönelik şiddet olaylarında bir yatışma olmadığı gibi, aksine ciddi bir artış yaşanıyor. Hastane koridorlarında sesler yükseliyor, doktorlara karşı yumruklar sıkılıyor. Bazı kimseler hekime saldırmayı bir hak olarak görmeye giderek alışıyor.

Sağlığın yöneticileri, hekime yönelmiş şiddete 'münferit olay' diyorlar. Ve maalesef ülkemizde her gün sözlü ya da fiziki 'münferit olaylar' meydana geliyor. Bizler bunları her gün poliklinik çalışmalarımızda canlı canlı 'saniye saniye' olayların içinden izliyor, bizzat yaşıyoruz.
 
Sayın Sağlık Bakanı'nın dikkatini bir kez daha bu konuya çekmek istiyoruz. Zira bizim buradan, hastane koridorlarından, poliklinik odalarından, acil servislerden, yoğun bakım ünitesi kapılarından, ameliyathane önlerinden, ASM'lerden gördüğümüz, saptadığımız gidiş büyük, çok büyük bir tehlikeye işaret ediyor.
 
İçinde bulunduğumuz durum ÇOK ACİL bir durumdur. 'Acil'in tıptaki anlamı nettir: Müdahalede gecikilirse kalıcı sakatlık veya ölüme yol açabilecek tıbbi duruma biz hekimler 'ACİL' deriz.
 
Tekrarlıyoruz! Hekime şiddet tırmanıyor; hız kesmiş değil. Yetkililerden, konunun aciliyetine uygun düşecek bir hızla tedbir almalarını beklediğimizi bir kez daha önemle hatırlatıyoruz.
 
Yetkililerden, 'Hekime fiske vuran karşısında beni bulur' ifadesinin somut karşılığını görmeyi bekliyoruz. Doktorlara fiziki saldırıda bulunmuş kaymakamların, hastane müdürlerinin halen görevlerine devam ediyor olması karşısında bu 'söz' hekimlere güven vermekten de saldırganları caydırmaktan da çok uzak kalıyor. Verilmiş olan bu sözün gereğini hızla bekliyoruz.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer de 'doktorlara saldıranlar' listesine adını yazdırdı. Bu liste, -sözlü şiddet bir yana- doktorlara fiziksel şiddet göstermiş kaymakamından hastane müdürüne kadar zengin ve uzun bir listedir.   

Şaşırmadık. Zira bu ülkede makam sahiplerinden kötü söz duymadığımız, saldırıya uğramadığımız -neredeyse- gün geçmiyor.

 

Şaşırmadık, ama bu durumu asla kanıksamış da değiliz. 

Dövdüğü Dr. Oğuz Eroğlu'nun kendisini tanımamasına öfkelenmiş olan Milletvekili Özdal Üçer'i artık hepimiz gayet iyi tanıyoruz. 

Dolayısıyla; doktora saldırmayı, vurmayı içine sindirebilen, 'milletvekili olmuş' bu şahsa ne söyleyeceğimiz bir söz vardır, ne de soracağımız bir soru!

 

Bizim sorumuz BDP'ye: 'İnceliyoruz' diyorsunuz. Olayın üzerinden tam bir hafta geçti. Bu 'suçüstü' olayında bir karara varmanız için daha ne kadar zamana ihtiyacınız var? 

Nasıl ki; Sayın Sağlık Bakanı'ndan taleplerimizin takipçisi isek, Özdal Üçer'i, hukuki süreci ve BDP'nin bu şahısla ilgili yapacağı değerlendirmeyi de yakından izliyoruz. 

Basına ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.

 

 Ankara Tabip Odası