ANKARA TABİP ODASI

BASIN AÇIKLAMASI

28 Mayıs 2012

Kadının bedeni üzerinden topluma nizam verme hevesinden vazgeçilmelidir! 

Kürtaj, koşulları yasayla ve tıbbi gereklere veya kadının tercihine göre düzenlenmiş bir tıbbi işlemdir. Bu işlemi uygulatıp uygulatmamaya kadın tek başına karar verir; öyle olmalıdır. Ankara Tabip Odası olarak bu konuda uzun medikal, legal ve etik tartışmaları yersiz buluyoruz. Bu tartışmalar bireysel hak ve özgürlüklere müdahale anlamını taşır.

Buradaki temel sorun bir yaklaşım, bir kavrayış ve algılayış sorunudur. Ancak yurttaşı, özelde de kadını birey değil kul olarak gören anlayış ona yapması gerekeni, neyin doğru neyin yanlış olduğunu söylemeye kalkar. Kuşkusuz ki, ileri demokrasi diye buna denmemektedir.

Sayın Başbakan’a bu cümleleri kurduran motivasyonun, "genç ve dinamik nüfus hayali" olduğu anlaşılmaktadır. Biz bunu "sermaye için ucuz emek ihtiyacı" diye yorumluyoruz. Zira bildiğimiz kadarıyla işçi bulamayıp kapanan fabrika yok ülkemizde. Yanıldıkları nokta şu ki; Türkiye'nin huzuru ve refahı, tüm yurttaşları kendi iradeleri olan özgür birer birey olarak kabul etmekle, ifade özgürlüğüyle, adaletli bir çalışma rejimiyle, adil bir paylaşımla, herkesin eşit koşullarda ve nitelikli eğitim ve sağlık hizmeti almasıyla sağlanabilir. Bunların hiçbirisi için ise "genç ve dinamik nüfusa" ihtiyaç yoktur.

Siyasetçiler kadının canı, emeği, bedeni, ruhu ve hayatı üzerinden topluma nizam verme ve devlet yönetme hevesinden, aile içinde erkeğe kadına hükmetme görevi vermekten, kadın ve birey üzerindeki her türlü baskıdan, şiddetten, kamplaştırmadan vazgeçmelidir. Herkesin canının yandığı bir ülkede halkın huzur ve refahından söz edilemez. 

Ankara Tabip Odası