ANKARA TABİP ODASI

BASIN AÇIKLAMASI

17 Ağustos 2012 

Yüz Yirmi Gün Geçti!

Şiddetle Mücadelede Durum 

Dr. Ersin Arslan’ın katlinin üzerinden tam 120 gün geçti. Tam dört koca ay!

Türk Tabipleri Birliği heyeti cinayetten iki gün sonra Sayın Sağlık Bakanı’yla görüşerek şiddetin önlenmesine yönelik yedi acil talebimizi kendilerine iletmiş; Sayın Bakan o tarihte bu talepleri makul bulmuşlar ve talepler üzerinde çalışacaklarını ifade etmişlerdi.

Dr. Ersin Arslan’ın katledilmesinden bu yana şiddete yönelik olarak alınmış olan tedbirler tehlikenin boyutlarının yetkililerce henüz tam olarak anlaşılamadığını göstermektedir. Çalışmaların polisiye önlemlerden ibaret kalacağı anlaşılmaktadır. SABİM şiddeti, performans baskısı, ağır çalışma şartları, büyük hasta yükü, 36 saatlik çalışma süreleri, 7/24 çalışma dayatmaları sürmektedir. Katkı payından kaçan fakir halkın akın ettiği acil servislerde hala bir hekim günde 300 hasta bakabilmekte, acil servislerde hala patologlara, psikiyatristlere ve şimdi de rotasyonları arasında acil servis olmayan branş asistanlarına acil nöbetleri tutturulmakta, hala ambulanslar yer var mı yok mu bakmadan hastaneye hasta getirmektedir. Aile sağlığı merkezi hekimlerine zorla mesai dışı acil servis nöbetleri verilmeye başlanmıştır. Siyaseten sorumlu olanlar suskun, sessiz olanları izlemekte, sağlık sisteminin bütün çarpıklık ve eksiklikleriyle ve bu sorunlardan bunalmış ve öfkeli yurttaşlarla sağlık çalışanları ve özellikle hekimler baş başa bırakılmaktadır. 

Hekimler üzerindeki baskı azalmamakta, aksine yoğunlaşmakta ve yaygınlaşmaktadır.

Bu şartlar altında; Sayın Bakan’a yedi acil taleple ilgili sözünü hatırlatıyor, bütün yetkilileri şiddete karşı mücadelede samimi olmaya davet ediyoruz.

Meslek örgütü ve bütün hekimler tarafımıza yönelmiş şiddet bitene dek bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Doğrunun yanında yer alıp almamak Bakanlığın kendi tercihi olacaktır.

Sağlık Bakanı’ndan 7 Acil Talep

  1. Hekime ve sağlık çalışanına yönelik şiddetin nedenlerinin ve alınması gerekli önlemlerin belirlenmesi amacıyla TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması.

Komisyon kurulmasına ilişkin karar 25 Nisan 2012 tarihinde alındı. Muhalefet partileri bu komisyona üye verdiler. Ne var ki, internet ve bilişim komisyonuna hemen üye ismi bildiren iktidar partisi, şiddet araştırma komisyonu için isimleri Meclis’in kapanmasına bir hafta kala ancak bildirebildi. Arada iki aylık çalışma süresi vardı, kullanılamadı. Komisyon Başkanı AKP Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, komisyonun çalışmalarına ancak Meclis açıldıktan sonra başlayabileceğini açıkladı.

  1. TCK’ya eklenmesini istediğimiz ve artık bugün itibariyle adı “Dr. Ersin Arslan Yasa Maddesi Önerisi” olan teklifin hızla gündeme alınması için gerekenlerin yapılacağının açıklanması.

Sayın Sağlık Bakanı 118 gün önceki görüşmede bu konuyu inceleyeceklerini ifade etmişlerdi. Bekliyoruz.

  1. Başta Dr. Ersin Arslan olmak üzere görevi başında bu tür saldırıya uğrayan meslektaşlarımızın geride kalan yakınlarının geleceklerinin güvence altına alınmasının sorumluluğunun yerine getirilmesi.

Sayın Sağlık Bakanı 118 gün önceki görüşmede bunun haklı bir talep olduğunu ifade etmişlerdi. Bekliyoruz.

  1. SABİM (Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi) hattının hekimlere ve tüm sağlıkçılara yönelik bir şiddet unsuru olarak kullanılmasına son verilmesi; hattın bu yönüyle işlevlerinin gözden geçirilinceye kadar durdurulduğunun açıklanması.

Sağlık Bakanı imzasıyla 14 Mayıs 2012 günü yayınlanan Çalışan Güvenliği Genelgesi'yle SABİM'e gelen şikayetlerin bir filtreden geçirileceği ve personelin kusursuz olduğunun açık bir şekilde belli olduğu durumlarda işlem yapılmayacağı bildirilmişti. Ancak genelgeye rağmen SABİM şiddeti tüm hızıyla sürüyor. Bu şiddetin sürdüğünü, filtre mekanizmalarının çalışmadığını her gün yeni örneklerle görüyor, biliyoruz. Tüm yetkilileri SABİM şiddetini durdurmak için üzerlerine düşeni yapmaya, Bakan imzasıyla yayınlanan genelgeye uymaya çağırıyoruz.

Aynı genelgede şiddete uğrayan hekimin hizmetten çekilme hakkı olduğu da bildirilmişti. Bakan imzasıyla yayınlanan genelge bazı hastanelerde 93 gündür bir türlü başhekimler tarafından hekimlere gönderilmemiş durumdadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’daki hekimlerin, güvenliklerini sağlamak üzere yayınlanmış Sağlık Bakanı imzalı genelgeden de, genelgenin hizmetten çekilme hakkıyla ilgili bölümünden de haberleri yoktur.

  1. Tüm sağlık kuruluşlarının (kamu, özel vb.) çalışanların sağlığı ve güvenliği yaklaşımıyla şiddet açısından risk değerlendirmelerinin yapılması için bir genelgenin derhal gönderilmesi, belirlenen önlemlerin en geç iki ay içerisinde uygulamaya geçirilmesi.

14 Mayıs'ta yayınlanan Çalışan Güvenliği Genelgesi'nde bir cümle içerisine geçen risk değerlendirmesinin başlayıp başlamadığını, çalışmanın hangi aşamada olduğunu, hangi sağlık kuruluşlarında ne tür incelemelerin yapıldığını, nerelerin riskli bulunup hangi önlemlerin alındığını bilmiyoruz.

  1. Politikacıların/Bakanlık üst düzey yetkililerinin hekimleri/sağlıkçıları hedef gösterdiğini düşündüğümüz, değersizleştiren söylem ve üsluplarını gözden geçireceklerinin ifade edilmesi.

Bugüne dek böyle bir açıklama yapılmış değildir. Tersine, hekimleri hedef gösteren sözlere “kürtaj cinayettir” gibi yenileri eklenmiştir.

  1. Türk Tabipleri Birliği’nin yanı sıra sağlık alanındaki örgütlerin de katıldığını düşündüğümüz, izlenen sağlık politikasının sağlık alanındaki şiddeti arttırdığına dair değerlendirmelerin yapılacağı bir toplantının Sağlık Bakanı başkanlığında en kısa sürede gerçekleştirilmesi.

Bekliyoruz.

Şiddette bugünkü durum: 2012 yılında tabip örgütüne ulaşan toplam 136 şiddet olgusu vardır.

Sağlık Bakanlığı 113 Şiddet Hattı

113 Beyaz Kod’un Hukuki Biriminden aldığımız bilgiye göre, hattın kurulduğu günden bu yana 2401 vaka bildirilmiştir. Bunların %70’i sözel, %30’u fiziksel şiddettir. Bundan tam bir ay önce 1334 olan vaka sayısı bugün 2401’e ulaşmıştır. Bu, son bir ayda 1067 yeni şiddet vakası bildirildiği anlamına gelmektedir.

Sağlık Bakanlığı Hastanelerinden ya da Cumhuriyet Savcılıklarından Dışarı Çıkarılan Şiddet Görüntüleri

Önemli bir sorun da şiddet görüntülerine ilişkindir. Zaman zaman hastane güvenlik kamerası görüntülerinin görsel ve sosyal medyada paylaşıldığına tanık oluyoruz. Sağlık Bakanlığı hastanelerinden bu görüntüler nasıl dışarı çıkartılabiliyor? Ya da bir soruşturmanın konusu olmak nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı’na emanet edilen bu görüntüler nasıl sosyal medyada paylaşılır hale geliyor? Burada yasal olmayan bir durum ve ciddi bir sorun olduğunu da kabul etmemiz gerekir. Bu görüntülerin paylaşılmasının önlenmesi şiddetin önlenebilmesi için de kritik önemdedir. Bayburt’ta yaşanan olayın görüntülerinin sızması ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz.

Şiddet Görüntülerinin Medyada Verilişi

Psikolojide, insanda korku, bunaltı ya da dehşet uyandıran durumlarla ilgili, insanın bu tür duygusal tepkilerini söndürmek için "sistematik duyarsızlaştırma" denilen bir yöntem vardır. Aslında bu yöntem örneğin fobilerde tedavi amaçlı kullanılır.

Sağlık çalışanına yönelik şiddet görüntüleri de maalesef böyle bir amaca hizmet etmektedir.

İnsanlar, normalde dehşete düşmeleri gereken görüntüler karşısında tepki vermez hale gelmekte, üstelik bir hekime el kaldırmanın mümkün olduğunu görmektedirler. Bu yolla şiddet adeta meşruiyet kazanmaktadır.

Bütün toplum içinde sayıları az da olsa, bazı hasta ya da hasta yakınları sağlık sistemi içinde yaşadıkları zorluklar sonucunda oluşan öfkelerini doğrudan doğruya karşılarında buldukları doktora ve sağlık çalışanına yöneltebiliyorlar. Bu durum zaten büyük sorunları olan sağlık ortamını bir de terörize ediyor.

Bu ortamda nitelikli bir sağlık hizmetinden söz etmek olanaksızlaşmaktadır.

Aşağılanma Hissi - Bir Kişilik Hakkı İhlali

Öte yandan, "dayak yemek", hele de bunun başkalarınca izlenmesi insana kendini aşağılanmış hissettirir, utanç hissettirir. Burada tüm toplumun önünde şiddete uğrayan hekimin görüntülerinin sergilenmesi, meslektaşımızın kişilik hakkının bir ihlalidir.

Medyadan bu konuda gerekli duyarlılığı göstermesini bekliyoruz.

Ersin'in ölümünün 120. gününde Sağlık Bakanlığı’nı bir kez daha samimiyete, şiddetin gerçek nedenlerini görmeye ve gerekli tedbirleri hızla almaya davet ediyoruz.

Basına ve kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

Ankara Tabip Odası