Çarşamba, 13 Aralık 2017

ANKARA TABİP ODASI

ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

13 Eylül 2012 

Ankara Sağlık Meslek Örgütleri Ortak Kurulu Oluşturuldu

İlk Gündem ÖSYM 

31 Ağustos 2012 tarihinde Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Aralık 2010 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavındaki (TUS) bazı soruların yargı kararıyla iptal edildiğini, puanlama ve yerleştirme işleminin yeniden yapılması gerektiğini açıklamıştır. Önce ertelenen, yapıldıktan sonra da 5 sorusunun yanlış olduğu öne sürülen 2010 Sonbahar Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) ilişkin itirazlar Ankara 15’inci İdare Mahkemesi’nce kabul edilince yine bir çıkmaza giren ÖSYM, çareyi sınav sonuçlarını bir kez daha değiştirmekte buldu. Yaklaşık iki yıl önce yerleştirmeleri yanlış olarak yapılan ya da ÖSYM’nin hatasıyla bir asistanlık kadrosuna yerleşemeyen hekimler ciddi hak kayıplarına uğramıştır.  

Bu yaşananlar ÖSYM’nin yakın tarihinde bir ilk değildir.  KPSS, LYS, YGS, ALES, POLİS SINAVI, POLİS AMİRLİĞİ SINAVI, FİFA MENAJERLİK SINAVI GİBİ BİRÇOK SINAVIN SORULARININ BİRİLERİNE SERVİSİ, ÇALINMASI, KAYBOLMASI, SINAVDA SORU KİTAPÇIĞININ YANLIŞ OLMASI VE YEDEK OLMAMASI gibi sınav şaibelerinin üzerine, en son (ÖSYM) tarafından yapılan “2012 Adalet Bakanlığı Avukatlar İçin Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı Sınavı”, nda da AKP’li Merzifon Belediye Meclisi üyesi ve eşi sınavda birinci ve ikinci olmuştur. 

Bir zamanlar Türkiye’nin en güvenilir yapılarından olan ÖSYM, mevcut kötü yönetimiyle her yaptığı sınava şaibeli gözüyle bakılır bir kurum halini almıştır. Çocuk, genç, erişkin hayatlarının çeşitli aşamalarında bu sınavlardan beklentileri olan insanlarımızın gelecek umutlarına ve maddi manevi kayıplarına mal olacak bu pervasızlığa dur deme vakti gelmiştir. Artık sınavlarda karı- koca aynı puanlar alınacak kadar utanmazlık ve aşırı cesaretin varlığı da ürkütücü bir vurdumduymazlığın, iktidar esrikliğinin eseri olarak görülmektedir. Bu artık zıvanadan çıkmış sınav yanlışlıklarından, soruların sızmasından, düzenbazlıklarından yarar görenler, yarar bulanlarda ki yüzsüzlük toplumdaki adalet ve hak duygusunu derinden zedelemiştir. 

Vatandaşların Ağız Ve Diş Sağlığı Hizmetlerinden Yararlanma Hakkı Kısıtlanmıştır! 

Vatandaşlarımızın uzun süredir beklediği ve kaliteli ağız ve diş sağlığı hizmetlerinden doktorlarını kendileri seçerek yararlanmalarının yolunu açacak olan, kamunun ağız diş sağlığı hizmetlerini “özellikle koruyucu tedavilerini” sunmada özelden hizmet satın alınması çalışmaları Ekonomik Koordinasyon Kurulu tarafından bir takım gerekçelerle reddedildi. 

Kamu eliyle halkın ağız diş sağlığı sorunlarının çok küçük bir kısmının çözülebildiği ve hizmetin yaygın olarak halka sunulamadığı için vatandaşlarımızın ağız diş sağlığı istatistikleri istenen düzeyin çok altında seyretmektedir. Özellikle koruyucu hizmetlerin ve bireysel bakım eğitiminin Ağız Diş Sağlığı merkez ve Hastanelerinde yeterli düzeyde verilemediği ortadadır. Alt yapı çalışmalarının tamamlandığı ve koruyucu hizmetlerin öncelendiği bu çalışmanın reddedilmesi ile halkın sağlık hakkı kısıtlanmaktadır. İdare tarafından neredeyse hamam keyfinin bile kapsam altına alınarak özelden hizmet satın alma yoluyla ödendiği hoyrat ortamda halkın ağız diş sağlığı hizmetlerinden yaygın olarak yararlanabilmesinin engellenmesinin idare tarafından, Türk Dişhekimleri Birliği temsilcileri ile halk önünde tartışılmasını ve vatandaşın bu konuda aydınlatılmasını istiyoruz. 

Ankara Sağlık Meslek Örgütleri Ortak Kurulu 

Bizler, Ankara’nın sağlık alanındaki meslek örgütleri olarak, sağlıkta yaşanan sürecin; hem vatandaşların sağlık hizmetine ulaşımını kısıtlayan, hem de sağlık hizmetini sunanları ucuz emek gücüne çeviren bir süreç olduğunu görüyoruz. O yüzden Ankara Sağlık Meslek Örgütleri olarak bu topyekun saldırıya birlikte cevap vermek niyet ve iradesini ortaya koyuyoruz. 

Ali Demir’in Koltuk Sevdası 

Sağlık Meslek Odaları olarak Halen ve bütün ısrarlı istifa çağrılarına rağmen ÖSYM başkanlığını sürdüren Ali Demir’i hayretle izliyoruz. Artık rezalete dönüşmüş bir hikayenin baş kahramanı olan bu şahsın, koltuk merakının ve sevdasının tüm insanlık tarihi için ibret verici olduğunu söylemek gerekir. 

Bir dönem boyunca sayısız şaibeli sınavın altında kalan Ali Demir’in aslında tek başına o koltukta kendi iradesi ile oturamayacağını ve bu koltuktan ayrılana kadar bugüne kadar olan tarzda sınavların devam edeceğini anlıyoruz. Bir gün Ali Demir O koltuktan kalktığında, sadece kendisinin suçlandığı onlarca şaibeli sınavın vebalinin bir tek kendisinde olmayacağını da buradan belirtmek istiyoruz. 

ÖSYM Başkanı Ali Demir ve kendisini destekleyen egemen güçlerin bu süreci devam ettireceği anlaşılmaktadır. Madem ki bu koltuk sevdası ve bu şaibeli dönem ısrarla devam edecek, bu rezalete, bu trajikomik hale, bu koltuk sevdasına biz sağlıkçılar da bir el atalım ve bu koltukla bu şahsın arasındaki ilişkiyi ebedileştirelim. İktidarın, Ali Demir’in talep etmesi durumunda dikiş setlerimizi alarak, küçük bir operasyonla kendisini koltuğuna dikebileceğimizi ilan ediyoruz. Böylece hem iktidar hem de Sayın Ali Demir kendisini daha rahat ve güvende hisseder. 

Saygılarımızla, 

Sağlık Meslek Örgütleri Platformu:

Ankara Bölgesi Veteriner Hekimler Odası

Ankara Dişhekimleri Odası

Ankara Tabip Odası