ANKARA TABİP ODASI

BASIN AÇIKLAMASI

17 Aralık 2012 

Hekimi Şikayet Edince Kan Şekeri Düşer mi? 

Dr. Ersin Arslan cinayetinin üzerinden SEKİZ AY geçti. Ne var ki hekimler ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olanca hızıyla ve artarak sürüyor.

Elbette bizim tepkimiz de büyüyor. Melike’nin ölümünün ardından tüm yurtta sağlık çalışanları isyanlarını, öfkelerini haykırdılar. Bu tepkilerin giderek yoğunlaşacağı artık herkes tarafından görülüyor. Umut edelim ki, Türkiye’de sağlığı dönüştüreceğiz diye sağlık çalışanlarını topaç gibi döndürmeye kalkanlar da gelinen noktayı görür ve kendilerine bir çeki düzen verirler.

Ancak yetkililerin bu farkındalığa ulaşmaları pek öyle kolay görünmüyor. Sayın Sağlık Bakanı’nın açıklamasına bakılırsa, Dr. Melike Erdem’in intiharının SABİM’le ilgisi yokmuş! Sebep tamamen Melike’nin “kendi kişisel durumu”yla ilgiliymiş.

Oysa Ankaralı hekimlerin %94’ü, SABİM’in, sağlıktaki sorunların kaynağı olarak hekim ve sağlık çalışanlarını işaret ederek, sağlık alanında şiddeti arttırdığını düşünmektedir.

Biz geçen ay bu anket sonucunu açıkladığımızda Melike henüz aramızdaydı!

Eğer Sayın Bakan başta olmak üzere yetkili ve sorumlu pozisyonları işgal edenler, TTB’nin ve tabip odalarının gayet yapıcı uyarılarına kulak verselerdi, SABİM’i çoktan bir şikayet mekanizması olmaktan çıkarırlardı.

SABİM ve Sayın Bakan tarafından verilen rakamlardan anlaşıldığına göre, yıllık 10.000 kadar şikayet içerisinden 3133’ü için savunma istenmiş ve sadece 25 sağlık çalışanında hafif kusur bulunmuştur. Sadece bu sonuç bile, şikayetlerin ne kadar geçersiz, filtrelemenin ne denli başarısız olduğunu görmeye yeter.

Bu rakamlarla Sağlık Bakanı, SABİM’in kurulduğu 2003 yılından bu tarafa binlerce hekimin taciz edildiğini, yok yere huzurlarının kaçırıldığını, hiç hak etmedikleri halde sayfalarca savunma yazmak zorunda bırakıldıklarını da itiraf etmiş olmaktadır.

SABİM’e şikayette bulunduğu için tansiyonu, şekeri düşen hasta yoktur.

Felçli hastalar SABİM’i arayınca yürümeye başlamazlar.

Bu başarısız, yetersiz sağlık sisteminde SABİM paratoner, hekim de topraktır. SABİM’in toprağını hekime değil de Sağlık Bakanı’na bağlarsanız bu mekanizma ikinci gün kapanır.

SABİM başarısız bir şikayet mekanizmasıdır.

SABİM sorun çözemez zira uzaktır, uzaktadır!

SABİM’e yapılan ve ciddi bulundukları için illere iletilen, hekimden savunma istenilen şikayetlerden örnekler verelim*:

“Çocuğumun dişini çekti, aynı gece çocuk altına yaptı.”

“Vücudumda anten var, beni ameliyat etmiyor.”

“Hasta içeride çok kaldı.”

“Doktorun Ergenekon’la ilişkisi araştırılsın.”

“Muayene sırasında soluk borunuza kaçar diyerek ağzımdan sakızımı çıkarttırdı.”

“Kolesterolüme bak dedim, bakmadı.”

“Doktor yüzüme bakmadı.”

“Optikçi söyledi, göz doktorunun verdiği reçete yanlışmış.”

“Doktor başkasının yeşil kartını kabul etmedi.”

“9:55 randevuma 5 dakika gecikti, ameliyat olan hastasına pansuman yaptı.”

“Sağlam çocuğuma hasta raporu istedim, vermedi.”

*ato.org.tr Sabim Şiddeti Bildirim Hattı’na gelen şikayetlerden

  SABİM ve bütün uzaktan şikayet mekanizmaları derhal kaldırılmalıdır.

  Bir sorunla karşılaşan vatandaş, şikayetini sorunun olduğu yerdeki ilk amire iletmelidir.

  Sorunun o anda ve o noktada çözülmesine gayret edilmelidir.

  Gelen şikayetler, yetkililer tarafından akıl ve vicdan süzgecinden geçirilmelidir.

  Sağlık kuruluşunun yetersizliğinden ve sağlık sisteminin çarpıklığından kaynaklanan sorunlarda yetkililer mağdur hastaya mertçe bu nedenleri itiraf edebilmelidir.

  Hiçbir yetkilinin, “aman benim başım belaya girmesin” düşüncesiyle hekimi ve sağlık çalışanını taciz etmeye, kurban etmeye hakkı yoktur.

  Başhekimler, kurum yetkilileri sorunu çözmeye çalışırken hekimi incitecek, “kendileriyle meslektaş olmaktan utanır duruma düşürecek” her türlü tutum ve davranıştan kaçınmalıdır.

  Yetkililer gerçekten mağdur olmuş hasta ile kendine haksız bir öncelik sağlamak için başka hastaların hakkına tecavüz eden, bu amaçla türlü yollara başvuran kişinin ayrımını yapabilmelidir. 

Son olarak; şikayetlerin 12 katı olduğu açıklanan teşekkürlerin bir an evvel hekimlere ve sağlık çalışanlarına ulaştırılması sağlanmalı, bugüne kadar ne sebeple gizlendikleri de açıklanmalıdır.

Saygılarımızla

ANKARA TABİP ODASI