ANKARA TABİP ODASI

BASIN AÇIKLAMASI

11 Nisan 2013 

Hükümetin Memuru Değil; Özerk Bilimsel, Demokratik, Özgür Üniversite!

Türkiye’de hükümet uzun bir süredir suskun bir toplum, yurttaş kimliği taşımayan tek tip insan yaratabilmek için her yolu deniyor. Bazı alanlarda yargı yoluyla, bazı alanlarda tehditlerle, bazı alanlarda kolluk güçleriyle, bazı alanlarda dışlayarak bu hedefe ulaşmaya çalışıyor. Hükümet, Diyanet ve YÖK dahil devletin hemen bütün kurumlarını bunun için seferber etmiş durumda. Ortaya çıkan rezaletlerden en küçük bir utanma, sıkılma, geri adım atma vb. eğilimi görmek maalesef mümkün değil.

Bu olaylardan bir tanesi de Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanmaktadır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Belek, dersinde öğrencileriyle hekimlik değer ve ilkeleri konusunda yürüttüğü tartışmada, hastalarına ve meslektaşlarına karşı din, siyasal tercih gibi konularda ayrım yaratacak ve mesleklerini tarafsız olarak uygulamayı engelleyecek sembollerden kaçınmaları gerekliliğini paylaşmıştır. Doç. Dr. İlker Belek’in, öğrencileriyle hekimlik değer ve ilkelerini tartışması, görüşlerini paylaşması YÖK’ün talimatıyla, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yasaklanmıştır.

Doç. Dr. İlker Belek, üniversitesinin Giysi Yönergesini uygulamaya çalıştığı için disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Mevzuatın uygulanmasını bile suç sayan YÖK ve Rektörlük, akademik özgürlükler yerine hükümetin memurluğunu tercih etmişlerdir.

Dr. İlker Belek’in yanı sıra benzer biçimde değişik gerekçelerle soruşturma geçirerek akademik özgürlüğü kısıtlanmaya çalışılan pek çok öğretim üyesi bulunmaktadır. Böylesi bir tarzla öğretim üyelerini cezalandırmak, üniversitelerimiz ve Türkiye sağlık ortamını gericiliğe teslim etmek anlamına gelmektedir. Üniversitelerimizin bilimsel düzeyini artırmaya ya da Türkiye’de sağlığın geliştirilmesine hiçbir yararı bulunmayan bu uygulamaları kabul etmiyoruz.

Gerçek bilim insanları aklın, bilimin, vicdanın ve hür iradenin hizmetindedirler. Hangi yüzyılda olursa olsun, toplumları ortaçağ karanlığından çıkaranlar aydınlar, bilim insanları olmuşlardır. Ve iyi ki, bunun önüne geçebilmenin hiçbir yolu yoktur. Hükümetin YÖK’ünün ve YÖK’ün Rektörlerinin bilemediği budur.

Bilinmelidir ki bu ülkede öğrencisiyle, öğretim elemanlarıyla, sağlık emekçileriyle, işçisiyle, yoksuluyla, köylüsüyle özgürlükleri için demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve siyasi partileriyle örgütlü mücadeleyi yürüten, asla teslim olmayacak milyonlar yaşamaya devam ediyor. Her türlü sansüre karşın, sesimizi hem birbirimizle hem de kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

Unutulmamalıdır ki, üniversite öğrencilerinin özgürlüğü de öncelikle üniversiteye ulaşmadaki eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasıyla başlayıp, eğitim vb. nedenle alınan harç ve her türlü parasal ödemenin kaldırılmasıyla birlikte, bütün öğrencilerin barınma, beslenme, ulaşım, sosyal ve kültürel faaliyet gereksinimlerinin parasız ve kamusal olarak karşılanması ile sağlanabilir. Üniversite öğrenciliği, bu uygulama ile temel alandaki eşitsizliklerin yok edilmesinden sonra özgürleşebilir. Toplum özgür değilse öğretim elemanları, öğretim elemanları özgür değilse öğrenciler özgür olamazlar.

Ankara Tabip Odası olarak, Doç. Dr. İlker Belek’e yönelik saldırıları ve hukuk dışı uygulamaları kınıyor, YÖK ve Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’nü yaptıkları yanlışı bir an önce düzeltmeye çağırıyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

Ankara Tabip Odası

Yönetim Kurulu