ANKARA TABİP ODASI

BASIN AÇIKLAMASI

28 Eylül 2013 

Çürüyen Sağlık Bürokrasisi ve Yanan “Kiralık Otopark Hastane”

Bir ayda üç kez yangın çıkan İskitler otoparkı

Sağlık Bakanlığı’nın elinde patlamıştır!

Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesine bağlı İskitler Ek Binasında 1 ay içinde üçüncü yangın çıktı. Bir yıldır sağlık hizmeti verilmeye çalışılan bu binanın çok ciddi alt yapı sorunları devam ediyor. Binanın sahibi olan Atılgan’larla Sağlık Bakanlığı arasında devam eden davadan dolayı hastanede alt yapı çalışmaları yapılamıyor. Son olarak 25 Eylül tarihinde çıkan yangında 55 hasta ambulanslarla başka hastanelere gönderilirken, 8 hasta da kendi imkanları ile evlerine gitti. İskitlerdeki can güvenliği olmayan bu ek bina da hastalar şifa bulmaya çalışıyorlar. Aslında otopark olarak yapılmış bu binada sağlık çalışanları 1 ay içinde 3 kez dumana boğularak hizmet vermeye çalışıyorlar.

Alt yapısında, elektrik ve su tesisatında ciddi sorunlar bulunan bu binada bir ay içinde çıkan üç yangının sebebi açıklanmadı. Binanın yarısı hala boş durumda. Dışkapı hastanesindeki klinikler bu binaya taşınmak istemiyorlar. Halihazırda nefroloji ve diyaliz kliniklerinin hizmet verdiği bu binada laboratuvar yok. Yarım yamalak bir radyoloji hizmeti veriliyor. Her gün elektrolitlerinin kontrol edilmesi gereken böbrek hastalarının kanları ambulansla Dışkapı Hastanesindeki laboratuvara taşınıyor. Acil hallerde de Dışkapı Hastanesinden sonuç bekleniyor.

Geceleri tinercilerin gezdiği, hemen karşısında kumarhane işletilen bu binaya ayda 300 bin YTL kira ödendiği söyleniyor. İskitlerde bu binada vatandaş sağlık bulmaya çalışırken, bir yıldır kapalı duran, daha 15 yıllık bir hastane, 400 yataklı Etlik İhtisas Hastanesi sokak köpeklerine terkedilmiş, bomboş yıkılmayı beklemektedir. T.C. Başbakanı’nın bir süredir rüyam diye anlattığı “şehir hastaneleri” macerası Ankaralılar için bir kabusa dönüşmüştür.

Yapılması gereken çok açıktır. Sermayeye kar ettireceğiz diye yaşanan bu çılgınlığa son verilmeli, kamu malları ziyan edilmemeli, oraya buraya para dağıtmak yerine kamu kaynakları halkın sağlığı için kullanılmalıdır.

Ancak ne yazık ki Danıştay kararlarına rağmen, bizzat Başbakan “fiili bir durum yaratıyoruz” diyerek temeller atmakta, hukuku çiğnemektedir. Hukuku bir ülkenin Başbakanı ezer ve ona çalım atmaya kalkarsa, bu ülkede mahkemeler anlamsız hale gelirler.

Sağlık Bakanlığı’nda “Fiili Durumlar” Dönemi

Hukuku tanımayan iktidar kendi yakınları ile doldurduğu bürokrasiyi de kendine uydurmuştur. Sağlık Bakanlığı bürokrasisinde hukuk tanımazlığın, kuralsızlığın izleri giderek daha da görünür hale gelmektedir.

Türkiye’nin en büyük hastaneleri içindeki, üç gün önce yine yangın çıkan bina da dahil Ankara’nın 16 hastanesinin başında bulunan, Ankara 1. Bölge genel sekreteri Dr. Doğan Akdoğan’ın üç şirkette ortaklığı bulunuğu görülüyor. Üç şirkette ise yöneticilik yaptığı anlaşılıyor. Bu şirketlerin içinde sağlık alanında faaliyet yürütenler var.

Kamu Hastane Birlikleri yapılanmasında genel sekreterler en yetkili pozisyonda oturmaktadır. Dr. Doğan Akdoğan kendisine bağlı 16 hastanenin satın almalarını merkezi olarak Birlik adına gerçekleştirmektedir. Yasalara göre gelir getirici herhangi başka bir iş yapmaması gereken sözleşmeli Genel Sekreter Dr. Doğan Akdoğan, ortak olduğu ve yöneticilik yaptığı şirketlerle, başında bulunduğu Birlik arasında herhangi iktisadi bir ilişki olup olmadığını açıklamalıdır.

Sayın Sağlık Bakanı’na soruyoruz: Üç şirkette ortaklığı, üç şirkette yöneticiliği olduğu anlaşılan Genel Sekreter’de sizin fiili durumlarınızdan biri midir?

Kamu vicdanını daha fazla rahatsız etmeden, yasaların dışına çıkarak başka gelir getirici işler yapan Dr. Doğan Akdoğan’ı görevden almanızı bekliyoruz!

"Web sitemizde yayımlanan 28.09.2013 tarihli basın açıklamamızın burada yer alan bir bölümü hakkında, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Sn. Dr. Nihat Tosun vekilinin başvurusu üzerine, Ankara 23. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 11.10.2013 tarih ve 2013/167 D. İş sayılı “kısmi yayından kaldırma” kararı verilmiş; söz konusu yargı kararının bir gereği olarak ilgili içerik yayından kaldırılmıştır.

Kamuoyunun bilgilenme hakkına, düşünce ve ifade özgürlüğüne, eleştiri ve yönetime katılma hakkına yönelik haksız bir müdahale olarak değerlendirdiğimiz bu karara karşı, odamızın hukuki mücadelesi devam etmektedir.

Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunulur."