Ankara Tabip Odası Basın Açıklaması

16.08.2017

Bilindiği üzere AİHM,  Semih Özakça ve Nuriye Gülmen hakkında kararını açıklamıştır.  Kararda Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın belirlediği hekimlerine de izin verilmesi istenmiştir. Bu karar doğrultusunda kendilerinden üç hekim ismi istenmiş; Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, önceden de kendilerini takip etmekte olan  Dr. Aysel Ülker, Dr. Benan Koyuncu ve Dr. Onur Naci Karahancı’nın isimlerini bildirmişlerdir. 15.08.2017 tarihinde biz üç hekimle  sözlü olarak iletişime geçilerek aynı gün 14.00’te  Sincan Cezaevi Kampüsü Hastanesine davet edildik.

Sincan Cezaevi Kampüsüne gittiğimizde başsavcılıktan gelen yazının muayene etmeden cezaevi hekim heyetinin muayenesine eşlik etmemiz ve açlık grevcilerini açlık grevinden vazgeçmeleri için ikna etmemiz yönünde olduğunu öğrendik. Biz hekimlik meslek etik ilkelerimize bağlı kalacağımızı belirttik ve Malta Bildirgesinin “Hekim ya da diğer sağlık personeli açlık grevinin kırılması için herhangi bir baskı yapamaz. Tedavi ya da bakım bu amaçla kullanılamaz.” maddesini hatırlatarak hekimlerin görevlerinin bu olmadığını vurgulayarak, başsavcılığın bu isteğini reddettik. Gerek Semih Özakça gerek Nuriye Gülmen, ancak belirttikleri hekimlerin muayenesini kabul ettiklerini belirtmiş, başka türlü her muayeneyi reddettiklerini belirtmişlerdir. Bu durum tarafımızca tutanak altına alınmıştır.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’dan ancak koşulları hakkında bilgi alınabilmiş kendilerine açlık grevindeki sürecin sağlık riskleri bir kez  daha hatırlatılmıştır. Kendileri talepleri kabul edilene kadar açlık grevini bırakmayacaklarını, ziyaretlerine giden hekimlere bir kez daha vurgulamışlardır. Açlık grevcileri, 18 gün boyunca refakatçilerinin olmaması dolayısıyla temizlik, özbakım, giysilerini yıkayama  vb birçok konuda ek sorunlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca hastanedeki koğuşlarında havalandırma alanlarının olmadığını belirtmişlerdir. Enfeksiyona bu kadar açıkken tuvalet, banyo, içeceklerini hazırlamak için aynı yeri kullanmak zorunda olduklarını vurgulamışlardır. Temiz hava ve havalandırma için camı açtıklarında alt katlarındaki yemekhaneden gelen yemek kokularının midelerini bulandırdığını, dışarıdan yüksek sesli uğultuların geldiğini belirtmişlerdir. Yaklaşık 10 m2 alanda refakatçılarıyla kalmaları gerektiği ve hareket alanlarının olmadığını belirtmişlerdir. Bu ve benzeri birçok koşul nedeniyle zorla getirildikleri hastane koğuşundan tekrar cezaevi koğuşuna dönmek istediklerini belirtmişlerdir.

Mevcut kısıtlılıklarla sürecin içinde bulunmuş olan ve ziyaretimiz esnasında bizlere eşlik eden cezaevindeki hekim heyetine duyarlılıkları ve süreç içindeki emekleri için öncelikle teşekkür ederiz. Kendileri de süreci tamamen etik ilkelere bağlı kalarak ve bireylerin özerkliğine ve isteklerine saygı göstererek yürütmeye çalışacaklarını heyetimize  belirtmişlerdir. Buradan hareketle yetkililere bir kez daha sesleniyoruz, muayenemize belli bir sürekliliği sağlayarak izin verin.   Bu hem açlık grevcilerinin sağlığı için yararlı olacaktır hem de hastanede çalışan sağlık çalışanları için kolaylaştırıcı olacaktır. Son söz olarak; bu sürece katkı sunabilecek duyarlı kesimlerinin sessiz kalmaması da hepimiz için yararlı olacaktır.