Basın Açıklaması

04.02.2018

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ ÜYELERİ SERBEST BIRAKILSIN!

Bugün çok olağandışı bir gerekçeyle, olağandışı bir şekilde, olağandışı bir çağrıyla, önceki dönem Merkez Konseyi başkanlarımızın davetiyle burada,  bir hafta önce kapısı zorlanarak girilen TTB Merkez Konseyi çatısı altında buluştuk.

Gerekçe olağandışı; çünkü TTB’nin kuruluşundan bu yana ilk kez karşılaştığımız bir durum.  Ne 1950’ler, 1960’lar, 12 Mart’ta başımıza geldiğini okuduk, duyduk; ne 1980’lerin en karanlık, en akıl dışı, en baskıcı, en demokrasi dışı, en hukuksuz,  en vicdansız, insan haklarına aykırı uygulamaların yapıldığı en korkunç günlerinde; ne 28 Şubat sürecinde, ne de daha sonraki yıllarda karşılaştık.

Kuşkusuz Türkiye tarihinin hiçbir dönemi, insan haklarına saygılı, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi parti, meslek örgütü, sendika, derneklere saygıyı içeren, kişi hak ve hürriyetlerini gözeten “hukuk devleti” denilen tanıma uygun geçmedi, ama böylesi de görülmedi.

Bugün bizleri olağandışı olarak burada buluşturan; TTB’nin kurumsal kimliğini temsil eden  Merkez Konseyi yöneticilerimizin 30 Ocak 2018 günü sabahın 6’sından başlayarak Ankara, İstanbul, Diyarbakır, Van, Eskişehir, İzmir ve Adana’da göz altına alınmasıdır. Eş zamanlı olarak  Merkez Konseyi binasında başlatılan arama  faaliyetidir.

Uzatmaya gerek yok: Türk Tabipleri Birliği’nin kurumsal kimliğini temsil eden Merkez Konseyi yöneticilerinin gözaltına alınması ve binasında yapılan arama TTB’ye yönelik bir saldırıdır.   Oysaki yöneticilerimize yönelik bir soruşturma açıldığının duyulması üzerine TTB avukatları Başsavcılık ile görüşmüş, Merkez Konseyi adına randevu istemiş ve gerektiğinde bilgilendirme için gelebileceklerini, istedikleri bilgi ve belgeleri vermeye hazır olduğumuzu bildirmişlerdir.

Birçok uygulama, görüş ve düşüncede farklılıkları olabilen tabip odaları olarak hiçbir gerekçeyle Türk Tabipleri Birliği’ne yönelik  hukuk dışı uygulamaları, hürmetsiz tutum ve davranışları asla kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi en üst seviyeden bütün muhataplarımıza ilan ederiz.

Bizlerin, hekimlerin bugünkü gibi biraradalığı; kurumsal kimliğimizin güvencesi, TTB zemininin harcıdır ve tarafımızdan korunacaktır.

Türk Tabipleri Birliği,  hekimlerin tek çatı örgütü olarak vardır. Adil ve hukuka uygun seçimlerle gelen yönetimler değişse de bu çatı varlığını sürdürecek ve bu tür hukuk dışı uygulamalara karşı ortak duruşumuzla savunulacaktır.

Türk Tabipleri Birliği’nin gözaltına alınan 11 Merkez konseyi yöneticimizden 3’ü, 2 Şubat 2018 günü serbest bırakılmıştır. Bu gelişme bizi sevindirmekle birlikte halen 8 yöneticimiz gözaltındadır.

Hep birlikte bir kez daha, tek yürek ve ortak akıl olarak söylüyoruz: Yöneticilerimizi, düşüncelerimizi ifade etme hakkımızı derhal serbest bırakın! Bu talebimizin ivedilikle karşılanması herkes tarafından olumlu karşılanacak, olması gereken bir adımdır.

 Yöneticilerimizi derhal serbest bırakın.

Türk Tabipleri Birliği