Ortak Basın Açıklaması

02.05.2018

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu tarafından  sunulan bir kanun tasarısında, Gazi Üniversitesi’nin ikiye bölünerek bazı fakülte ve yükseköğrenim birimlerinin yeni kurulacak olan Hacı Bayram Veli Üniversitesi’ne bağlanması yer almıştır. Bu gelişme kurumsal marka haline gelmiş Gazi Üniversitesi öğretim elemanları, öğrenciler ve aileleri için anlaşılamaz ve üzücü bir gelişmedir.

Öncelikle Tıp, Eczacılık, Diş Hekimliği, Sağlık Bilimleri, Mühendislik ve Mimarlık Fakülteleri’nin ek önergelerle tasarı dışına çıkarılması hususunda gayret sarf eden milletvekillerimize, üniversitenin rektör ve dekanlarına teşekkürü bir borç bilmekteyiz. TBMM Genel Kurulu’nda başta Hukuk, İİBF,  İletişim Fakülteleri olmak üzere tüm fakültelerin yasa tasarısı kapsamından çıkmasını ve Gazi Üniversitesi çatısı altında kalmasını ümit etmekteyiz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlanma yolunda, ışığını gençlerden alması gereğinin bilinci ile eğitime yönelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatı üzerine 1926 yılında Gazi Üniversitesi'nin temelleri atılmıştır. O günden bu yana yeni fakülteler ve meslek yüksek okullarıyla genişlemiş, yeni enstitüler ve araştırma merkezleriyle bilimde ve eğitimde Türkiye’deki saygın durumuna ulaşmıştır. Bu nedenledir ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni"nde yaptığı konuşmada seçilen 10 üniversiteyi açıklamış ve bu üniversiteler arasında Gazi Üniversitesi de yer almıştır. Öğrenci sayısı yüksekliğinin ve büyük üniversitelerin yönetilme güçlükleri olduğu savı doğru değildir. Başarılı olan ve araştırma üniversiteleri içerisinde yer alan bir üniversitede yönetimsel güçlükten söz edilemez.

Bu kanun tasarısı hazırlanırken Gazi Üniversitesi mezunlarına, öğrencilerine, öğretim üyelerine ve akademik kurullara, Gazi Üniversitesi iç ve dış paydaşlarına sorulmamıştır ve oldubitti kanunlarına biri daha eklenerek Gazi Üniversitesi parçalanmak istenmektedir. Demokrasiyle yönetilen bir ülkede ilgili toplum kesimleriyle görüşülerek yapılacak bir düzenleme, gelişmiş ülkelerde eşi benzeri olmayan bir şekilde Gazi Üniversitesi için bu demokratik kriter göz ardı edilerek tasarlanmıştır.

Bu tasarının TBMM Genel Kurulu’nda kabulü halinde gelişecek sorunları hükümet yetkililerinin öngörmediği açıktır.

Bu sorunlar; Gazi Üniversitesi’nin önümüzdeki yıllarda “Araştırma Üniversitesi’’ kapsamından çıkması, pek çok fakültede ve birimde akreditasyon, İSO belgelendirme süreçlerinin etkilenmesi, uluslararası projeler ve gerçekleştirilen pek çok stratejik değerde olan projelerin olumsuz etkilenmesi, uluslararası laboratuvar hibeleri anlaşmalarının duraksaması hatta iptali, binlerce araştırma, patent, telif hakkı ve bilimsel yayın çalışmalarının sekteye uğraması gibi sonuçlardır.

Öğrenciler mutsuz olmuştur ve endişe duymaktadır. Çünkü mezun olduklarında alacakları diplomalar üzerinde Gazi imzalı logo bulunan diplomayı istemekte, bu diploma hakları mahfuz tutulsa bile gelecekte okudukları fakültenin isminin, kurumsal markasının aynı kalmasını istemektedirler. Öğrenciler “Gazi’li olmak bir ayrıcalıktır’’ bilinciyle eğitim almaktadır.

Gazi Üniversitesi’nden her meslek dalında yetişmiş on binlerce mezun hayal kırıklığı içerisindedir. TBMM’de 130 milletvekili, kamuda bürokraside binlerce üst düzey yönetici Gazi Üniversitesi’nden mezundur. Günümüzde TBMM’de ana muhalefet lideri CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı olan Devlet Bahçeli de Gazi Üniversitesi’nin mezunlarıdır. Gazi Üniversitesi mezunları üniversitelerinin tarihi değerinin önemini bilmekte ve kurumsal yapısının korunmasını istemektedirler.

Akademisyenler Gazi Üniversitesi çatısı altında görev yapmak istemektedirler ve isim değişikliği durumunda kurumdan ayrılmayı düşünen, özel vakıf üniversitelerine geçmek isteyen akademisyenler istifa mektuplarını hazırlamışlardır. Bu pek çok fakülte ve birimde eğitimi aksatacak, hatta bazı bölümlerin tamamen kapanmasına yol açacaktır.

Pekçok lisans ve lisansüstü programda eğitim alan gençlerimizin gelecekleriyle bu şekilde oynamak hiç kimsenin haddi değildir.

Hacı Bayram Üniversitesi kurulmak isteniyorsa bunun yolu Gazi ismiyle oynamak değildir. Hacı Bayram Veli Camii’ne çok yakın konuşlanmış olan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin adı değiştirilerek ve kentsel dönüşüm içerisinde bu camiinin çevresindeki çarpık yapılaşma da giderilerek o isme layık bir üniversite kurma yolu mevcuttur.

Bu yasa tasarısını kınıyor ve ivedilikle geri çekilmesini talep ediyoruz.

Gazi Üniversitesi mezunları, öğrencileri ve öğretim üyeleri ve bu ülkenin onurlu yurttaşları bu alınacak karara tepkilerini her zeminde göstereceklerdir.

Öğrencilerimizin aileleri ve akademisyenleri gelişebilecek oldubitti kararlara karşı akademik kurul kararlarıyla ve her zemindeki çalışmalarıyla buna karşı durmaya kararlıdır.

GAZİ’nin imzasından ve üniversitelerden elini çek, GAZİ’li olmak ayrıcalıktır.

Saygılarımızla,

 

Ankara Tabip Odası

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği

Gazi Üniversitesi Bileşenleri