"Kayseri Katliamını Yapanları ve Arkasındakileri Lanetliyoruz!"

  • 19/12/2016 15:36

Kayseri’de 17 Aralık Cumartesi günü gerçekleştirilen terör eyleminde 14 er ve erbaşın yaşamını kaybetmesi Ankara Tabip Odası, KESK Ankara Şubeler Platformu, DİSK Ankara Bölge Temsilciliği ve TMMOB İKK’nın düzenlediği basın toplantısıyla protesto edildi.

Ortak Basın Açıklaması

19.12.2016

Kayseri katliamını yapanları ve arkasındakileri lanetliyoruz!

17 Aralık 2016 Cumartesi günü sabah saatlerinde Kayseri Erciyes Üniversitesi yakınlarında gerçekleştirilen bombalı saldırı sonucunda 14 er ve erbaş yaşamını yitirmiş, 56 asker ve yurttaş yaralanmıştır.

Yine kan! Yine gözyaşı!

Ölümün en acımasızı!

Daha bir hafta önce Beşiktaş’ ta yaşanan, bugüne kadar Reyhanlı, Suruç, Ankara, Diyarbakır, İstanbul katliamlarında yitirdiklerimizin acısı taze iken yine ölüm yoksul emekçi çocuklarını vurdu, acı yine yoksul ailelerin ocağına düştü.

Kayseri katliamını yapanları ve arkasındakileri lanetliyoruz! Şiddet ve terör kimden gelirse gelsin, siyaset yapma aracı, ya da her ne amaçla kullanılırsa kullanılsın şiddetle kınıyor, yeter artık diyoruz!

Saldırıda kaybettiklerimizin ailelerine başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ailelerin acısını paylaşıyoruz.

Bu acıların yaşandığı ve duygusal tepkilerin en üst seviyede olduğu bugünlerde bir daha bu acıların yaşanmaması adına; ülkemizin getirildiği bu durumu sorgulamadan ve geleceğe dair endişelerimizi kamuoyu ile paylaşmadan geçemeyiz.

Bugüne kadar içeride ve dışarıda uygulanan politikalarla, ülkeyi kaosa sürükleyenler; kaostan tek çıkış yolu olarak ta tek parti/tek adam iktidarlarını göstermektedirler. Hatta her patlama sonrasındaki hamasi nutuklarında bu isteklerini daha yüksek perdeden dile getirmektedirler. Son olaylarla birlikte, seferberlik ilan ederek halkı kin ve nefret duyguları ile birbirlerine düşürmeye, muhalif kesimleri hedef göstererek linçlere, ihbarcılığı yaygınlaştırarak toplumu suskunlaştırmaya, milyonları ilgilendiren Anayasa değişikliğini gözden kaçırmaya, tüm bunlarla birlikte ülke yönetimindeki başarısızlıklarını da gizlemeye çalışmaktadırlar. Sorumluluk almamak ve hesap vermemek için ilgili bakanlık koltuklarında oturanlar gülünç bahaneler ileri sürmektedirler. Engellenen birçok saldırı girişiminin yanında arada bir dikkatlerden kaçanların olduğunu söylemektedirler.

Şimdi biz soruyoruz: “Arada bir dikkatlerden kaçanlardır” dediğiniz patlamalar kaçıncı oldu? Kaç yurttaşımız öldü? Her patlama sonrasındaki acil toplantılarda hangi önlemleri konuşuyorsunuz ki arkasından yeni bir patlama olmaktadır? Her patlama sonrasında anket yaptırıyor musunuz?

2013 yılında ortaklar arasında başlayan iktidar kavgasının silahlı bir kalkışmaya dönüştüğü 15 Temmuz darbe girişimi; demokrasinin zaferi denilerek günler ve gecelerce metropol şehirlerin meydanlarında kutlanmış, FETÖ/PDY ile mücadele diyerek başlatılan tasfiye hareketi, fırsatçılıkla kısa bir süre sonra emek, demokrasi, özgürlük ve barış savunucularına yöneltilerek; seçilmiş siyasetçiler, gazeteciler tutuklanmış, birçok dernek, gazete, dergi ve TV kanalları kapatılmıştır. Sayısı yüz binleri bulan kamu emekçisi ve sendikacılar hukuksuz bir şekilde açığa alınmış ya da ihraç edilmiştir. Böylece kamuda kadrolaşmanın önü açılmıştır. Her türlü hak arama faaliyeti, işçilerin grevleri ve basın açıklamaları OHAL bahanesiyle yasaklanırken, iktidar yanlısı gösteri, miting, hatta linçlere alabildiğince ÖZGÜRLÜK tanınmıştır. Kısacası; 15 Temmuzda tamamlanamayan darbe girişimi, bugüne kadar yapılanlarla adım adım tamamlanmaktadır.

İçeride ve dışarıda uygulanan savaş politikaları; ülkemizi güvenliksiz ve saldırılara açık hale getirerek yoksul emekçi çocuklarının ölümüne sebep olduğu gibi, bütçeden halkın insanca yaşam, parasız, nitelikli eğitim ve sağlık taleplerine pay ayrılmasına da engel olmaktadır. Bu ülkenin kaynaklarını, sermayeye teşvikler adı altında peşkeş çekerek, çevreyi, doğayı talan eden, insan yaşamını tehdit eden ve hatta doğacak çocuklarımızı dahi borçlandıran, bizleri yoksullaştıran ekonomi politikalarından ve yatırımlardan vazgeçilmesini istiyoruz.

Değerli Basın Emekçileri,

Son olarak; ülkemizin ve bölgemizin daha fazla acı çekmemesi için intikam sloganlarına, teröre, baskı ve şiddete değil, demokrasiye, barışa ve kardeşliğe; şiddetin acilen ortadan kaldırılması için toplumun geniş kesimlerinin bir araya gelmesine ihtiyacımız olduğunun görülmesini istiyoruz.

Tekrardan; tüm katliamlarda yitirdiğimiz çocuklarımız için ülkemize başsağlığı dilerken, yaraların bir an önce sarılmasını istiyoruz.

ÖLÜMLERE KARŞI YAŞAM İÇİN, DEMOKRASİ VE BARIŞ İÇİN ACİL “SEFERBERLİK” İLAN EDİYORUZ.

Ankara Tabip Odası

KESK Ankara Şubeler Platformu

DİSK Bölge Temsilciliği

TMMOB İKK