"Hukuksuz İhraçlar için Meclis Önünden Seslendik"

  • 04/05/2017 14:45

Açlık grevleri ile sonuçlanan KHK'lar ve hukuksuz ihraçlara karşı 4 Mayıs Perşembe günü ortak basın açıklaması düzenlendi. Ankara Tabip Odası, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Türkiye Psikiyatri Derneği Ankara Şubesi, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi tarafından yapılan açıklamaya Ankara Milletvekili Murat Emir, Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan ile Şırnak Milletvekili Aycan İmren de destek verdi. Ankara Tabip Odası adına da Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Dr. Mine Önal, Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Zafer Çelik, Dr. Onur Naci Karahancı ve Dr. Benan Koyuncu yer aldı.

Meclis önünde açıklama yapmak isteyen grubu Meclis bahçesine yönlendiren emniyet güçleri daha sonra bu kararlarından da vazgeçerek açıklamanın Meclis kapısında düzenlenmesini istedi.

Ortak basın metnini okuyan Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Benan Koyuncu son KHK ile Ankara Tabip Odası yöneticisi ve TTB delegesi Doç. Dr. Asuman Doğan ve SES üst kurul delegesi Hemşire Gamze Karaoğlan’ın da aralarında bulunduğu binlerce emekçinin işsiz bırakıldığını belirtti.

Dr. Koyuncu, haksız hukuksuz bu uygulamalar bitene kadar mücadeleye devam edeceklerini ve bu şekilde ihraç edilen tüm emekçilerin yanında olacaklarını belirtti.

İşlerine geri dönebilmek için 177 gündür İnsan Hakları Anıtı önünde eylem yapan ve 55 gündür de açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya dikkat çeken Dr. Benan Koyuncu “Sağlıkları için artık çok kritik bir dönemdeyiz.  Biz sağlık örgütleri olarak yaşatmaya yemin ettik ancak bu insanlar için yapacaklarımız artık çok daha kısıtlı, tabiri caizse elimiz kolumuz bağlı ve çaresiziz. Bugün buraya ihraç edilen ve açlık grevindeki bu iki emekçinin haklarını koruma sorumluluğunun da mecliste, buradaki vekillerde olduğunu bir kez daha hatırlatmaya geldik” diye konuştu.

Açıklamanın bitmesine çok az bir zaman kala emniyet güçlerinin uyarıda bulunarak müdahale edeceklerini söylemesi üzerine grup dağılmak zorunda kaldı.

İzin verilmeyen açıklamanın devamı şöyle;

“Yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce, ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin, göreviyle hastası arasına girmesine izin vermeyeceğine; insan yaşamına en üst düzeyde saygı göstereceğine yemin etmiş bir mesleğin üyeleri olarak biz sağlık emekçileri olası tüm ölümler için, sağlık sorunları için bir kez daha milletvekillerini uyarmaya, duyarsız kalmamaya, eyleme geçmeye davet için kapınıza geldik. Susmak onaylamaktır. Yaşanan açlık grevine karşı bu iki kamu emekçisine kulak verin, artık yeter deyin; sağlıklarını yaşamlarını kaybetmelerine seyirci kalmayın. OHAL’e, KHK’lere, her türlü demokrasi dışı, insanlık dışı uygulamaya hayır deyin.

Çığlığımızı Duyun:  YAŞAMAK ve YAŞATMAK İSTİYORUZ.”

Ortak açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız.