Çarşamba, 13 Aralık 2017
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı Serbest Bırakın!

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı Serbest Bırakın!

  • 22/05/2017 13:11

Ankara Tabip Odası Basın Bülteni

22 Mayıs 2017

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı Serbest Bırakın!

Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) ile ihraç edilen ve “işimizi geri istiyoruz” talebi ile açlık grevinde 75. güne giren akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça dün gece gözaltına alındı.

Süresiz açlık grevinde kritik eşiği aşan iki eğitim emekçisi için artık her gün ve her saatin önemli olduğu tüm ilgililer tarafından bilinmektedir. Gerek Türk Tabipleri Birliği, gerekse Ankara Tabip Odası iki eğitim emekçisinin sağlık durumları ve açlık grevlerine dair hekim görüşünü kamuoyu ile paylaşmıştır. Sağlık durumları göz önünde bulundurularak özel ihtimam gösterilmesi gereken insanların gece vakti gözaltına alınmalarının ciddi riskler doğuracağı açıktır.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevinin başından beri ciddi kilo kayıpları yaşamışlardır. Her ikisinin kan basınçları ve kalp atım sayıları normal değerlerin altındadır. Kas iskelet sistemi ve gastrointestinal sisteme dair sık sık sorunlar yaşamaktadırlar. Ciddi protein kaybına bağlı özellikle Nuriye Gülmen'in kaslarında zayıflık vardır. Buna bağlı yürüme zorluğu çekmektedirler. Her ikisinin de bağışıklık sistemi zayıflamış olup özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ciddi risk altındadırlar.

Bu iki eğitim emekçisinin tek bir isteği var; hukukun devreye sokulması ve işlerine geri dönmek. Bu kadar insani bir talebe sırt dönülerek avukatlarından aldığımız bilgiye göre hırpanılarak gözaltına alınmasını hem de Toplum Vicdanında yükselen sesten endişe edilerek buna girişilmesini biz sağlıkçılar olarak kabul etmiyoruz.

İki eğitim emekçisini açlık grevine başlatan, işsizlikle cezalandıran ihraç süreci, tüm toplumun sağlığını etkilemektedir. Olağanüstü Hal Kararnameleri, bugün geldiğimiz noktada iktidarın “ferman”larına dönüşmüştür. Çıkan her Kararname ile ya birileri işsiz kalmakta, ya da kurum ve kuruluşlar kapatılmaktadır.

Yayımlanan her Kararnamede “Acaba ismim var mı?” endişesi yaşayan binlerce kamu görevlisi için bu süreç bir yıldırma/bezdirme haline bürünmüştür. AKP’nin kararnameleri binlerce insanı ve ailelerini işsizlikle cezalandırmakta ve yaftalamaktadır. Daha da önemlisi, pasaportları geçersiz kılınarak, yurtdışına seyahat yasağı koyularak, branşları dahilindeki özel sektörde bile çalışmalarına izin verilmeyerek vatandaşlık hakları kısıtlanmaktadır.

AKP iktidarının elinde silaha dönüşmüş Kanun Hükmünde Kararnameler ile 145 bin civarında kamu görevlisi ya meslekten ihraç edildi ya da açığa alınmıştır. “668”, “669”, “670”, “672”, “675”, “677”, “679”, “683”, “686”, 689” sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle 110’dan fazla devlet kurumunda 100 binden fazla kamu görevlisi ihraç edilmiştir.

Darbeye karşı ilan edilen Olağanüstü Hal adı konmamış bir darbeye dönüşmüştür. İhraç listeleri, yurttaşların ekonomik durumunu, sosyal statüsünü, özel yaşamını, psikolojik durumunu, kısacası yaşamını hedef almaktadır.

Bağışıklık sistemleri zayıflayan ve enfeksiyona açık halde bulunan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın temiz, sakin ve hijyenik koşullarda istirahat etmesi gerekirken gözaltında tutulmalarının fiziksel ve tıbbi riskleri beraberinde getireceği açıktır. Açlık grevinde olan kişilerin enfeksiyon risklerini, enerji kayıplarını en asgariye indirmek için ; temiz , sıcak ve sağlıkları için elverişli yerlerde kalmaları gerekmektedir. Bu yüzden Ankara Tabip Odası olarak biran önce serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.

Bizler; hekimler olarak insanları yaşatmak, sağlıklı kılmak için, iyi hekimlik değerleri öğretisine uygun davranmak için Hipokrat Yemini ettik. Bizler için öncelik insan ve toplum sağlığıdır. OHAL ve KHK düzeni hem insan sağlığını hem de toplum sağlığını tehdit etmektedir.

Çağrımız, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın bir an önce serbest bırakılması, OHAL ve KHK düzeninin bir an önce sona erdirilmesidir.

Kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Ankara Tabip Odası