Ataması Yapılmayan Hekimlerle İlgili Hukuki Bilgi Notu

Ataması Yapılmayan Hekimlerle İlgili Hukuki Bilgi Notu

  • 26/03/2018 12:47

ATO OHAL Uygulamaları Kapsamında Atamaları Yapılmayan Hekimler Adına Yargıya Başvurdu

Sağlık Bakanlığı’nın kamuda yeterli hekim olmadığı yönündeki söylemlerine ve hatta bu süreçte birçok hekimin bu nedenle il dışına geçici görevlendirme ile gönderilmesine rağmen tıp fakültelerinden mezun olan ve devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamında ihtiyaç bulunan yerlerdeki kamu sağlık kuruluşlarına yerleştirilen genç hekimlerimiz, OHAL uygulamaları kapsamında atamaları yapılmayarak göreve başlatılmıyorlar. Bu keyfi uygulamanın gerekçesi ise, hangi nesnel ve hukuki ölçütlere göre yapıldığı belirsiz olan ve her durumda öncelikle "masumiyet karinesi"ni yok sayan, "güvenlik soruşturmaları" olarak gösteriliyor.

Bilindiği üzere, süre gelen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında tesis edilen kanun hükmünde kararnamelerden (KHK), 29.10.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 676 Sayılı KHK'nın 74’üncü maddesi ile; 657 Sayılı Yasa'nın 48’inci maddesinin 1’inci fıkrasının A bendinin 8’inci alt bendine "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak" şartı da, eklenmiştir. Anılan, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48’inci maddesi ise “devlet memurluğuna alınmanın şartları”nı düzenlemektedir.

Özellikle 76 ve 77’nci dönem devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamında bulunan çok sayıda hekimimiz, -resmi bildirimlerde açıkça yer almasa da, bakanlık yetkililerinin şifai bilgilendirmelerine göre- işte anılan bu düzenleme gerekçe gösterilerek, kamuda yerleştirildikleri görevlerine atanmadılar. Hekimlerimize yapılan resmi bildirimlerde, 657 Sayılı Yasa'nın 48’inci maddesindeki koşulları taşımadıkları gerekçesi ile yerleştirildikleri kamu sağlık kuruluşuna atamalarının yapılamadığı bildirildi.

Odamız, bu durumdaki genç hekimlerimizin başvuruları üzerine, söz konusu keyfiyeti yargıya taşımış bulunmaktadır. Hukuk büromuz tarafından, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş 4 genç hekimimiz adına, onların yerleştirildikleri kamu görevlerine atanmaması işlemine karşı, idari yargı nezdinde iptal davaları açılmış, öncelikle yürütmenin durdurulması da talep edilmiş bulunulmaktadır.

Hukuk büromuz tarafından açılan bu davalarda özetle; ilgili mevzuat gereği "güvenlik soruşturması"nın asıl olarak,"kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında" yapılacak bir araştırma faaliyeti olabileceği; ataması yapılmayan hekimlerimizin ise birer tıp hekimi olarak genel kamu sağlık hizmeti kapsamında istihdam edilecekleri ve mevzuatın belirlediği bu konumda bulunmadıkları dile getirildi. Öte yandan OHAL KHK'ları ile genel yasalarda sürekli/kalıcı biçimde yapılan düzenlemelerin hukuka aykırılığı ile; dava konusu yapılan uygulamanın, Anayasa'nın 2’nci maddesinde tanımlanan "hukuk devleti" kavramı içinde yer alan "belirlilik" ilkesine, yine Anayasal güvenceye sahip "masumiyet karinesi"ne aykırılığına vurgu yapıldı.

Davalar, hekimlik ve kamuda çalışma hakları keyfi biçimde elinden alınan genç hekimlerimiz adına, 14 Mart günü Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde açıldı.