Çarşamba, 13 Aralık 2017
Emekli Hekim Anketinin Sonuçları: Hekimler yoksulluk sınırında bir emeklilik ya da ölene kadar çalışmak istemiyor.

Emekli Hekim Anketinin Sonuçları: Hekimler yoksulluk sınırında bir emeklilik ya da ölene kadar çalışmak istemiyor.

  • 14/07/2016 14:50

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu, ATO üyesi emekli hekimlerin mesleki, ekonomik ve sosyal durumlarını değerlendirmek üzere Ocak-Şubat 2016 tarihinde düzenlediği anketin sonuçlarını açıkladı.

Uzun yıllardır hekimlerin emekliliğe yansıyan temel ücretlerinde bir iyileştirme yapılmamış; ağır çalışma koşulları, uzun ve zorlu eğitim süreleri de düşünüldüğünde hak ettiklerinin çok çok altında ücretler alır hale gelmişlerdir. Sağlıkta dönüşüm programının ana unsurlarından olan performans sistemiyle birlikte güvencesiz ve adaletsiz ücretlendirmeye mahkum edilmişlerdir. Öyle ki; performansa dayalı ek ödeme sistemi ile hastalandıklarında rapor almaktan ya da çoğu zaman aşırı hale gelen iş yüklerine rağmen dinlenme haklarını yani yıllık izinlerini kullanmaktan korkar olmuşlardır.

Performansa dayalı ek ödeme sistemiyle elde ettikleri gelirler hekimlerin ana geçim kaynağını oluşturmakta ve bu gelir en temel insani durumlarda; rapor ve yasal yıllık izin kullanımında tama yakın kesintiye uğramaktadır.

Yani hekimlerin çalıştıkları dönemde aldıkları ücretler bir illüzyondan ibarettir.

Emekliliklerinde ise bu illüzyon da ortadan kaybolmaktadır..

Yıllardır haykırıyoruz. Performansa dayalı güvencesiz ek ödeme sistemini reddediyoruz. Hekimlere, tüm sağlık çalışanlarına insanca yaşayabilecekleri, güvenceli ve emekliliklerine yansıyacak bir ücret politikası yürütülmesini talep ediyoruz.

2016 yılında Ankara Tabip Odası olarak yapmış olduğumuz ‘Emekli Hekim Anketi’ bu konudaki tüm gerçekleri gözler önüne seriyor.

Bu ankete göre;

Hekimlerin %91’i emekli olmaya hak kazandıktan sonra hekimlik yapmaya devam ediyor. Yani emekli olamıyor. ( Grafik 1 )

Emekli hekimlerin %80’i hali hazırda çalışıyor. ( Grafik 2 )

%14’ünün emekli maaşı 1000 ila 2000 lira arasında, %66’sının emekli maaşı ise 2000 ila 3000 lira arasında değişiyor. ( Grafik 3 )

Haziran 2016 itibarıyla bu ülkede açlık sınırı 1350 lira, yoksulluk sınırı ise 4398 lira olarak açıklandı.

Yani emekli hekimlerin % 80’i yoksulluk sınırının çok altında, bunların da %14’ü açlık sınırında emekli maaşlarına mahkum ediliyor.  

Hekimlerin %52'si emekli olduktan sonra geçim sıkıntısı çektiğini itiraf ediyor. (Grafik 4 )

%96’sı emekli hekim aylıklarının insanca yaşama standartlarını karşılamadığını (5) , %95’i bu gelirin kendisi ve ailesini geçindirmek için yeterli olmadığını söylüyor.(6)

%95’i ise sağlık personelinin maaşındaki döner sermaye ek ödemelerinin emeklilikte yansıtılmaması nedeniyle emekli hekim aylıklarında ciddi bir düşüş yaşandığını biliyorum diyor. (Grafik 7)

%96’sı emekli hekim aylıklarındaki düşüşün yaşanmaması için hekimlerin çalışırken aldığı gerçek maaşlarının katsayısında artış yapılması gerektiğini ifade ediyor. (Grafik 8)

%97’si ise hekimlik mesleğinin itibar kaybına uğradığını düşünüyor.  (Grafik 9)

 %91’i geleceğe umutla bakmıyor.(Grafik 10 )

Emekli hekimlerin %93’ü ise ‘Sağlıkta Dönüşüm Projesinin ve mevcut sağlık politikalarının emekli hekimlerin ekonomik durumunda iyileşmeye yol açtığını düşünüyor musunuz’ sorusuna hayır şeklinde yanıt veriyor. ( Grafik 11 )

Sağlık Bakanlığının bir mucize olarak sunduğu her derde deva Sağlıkta Dönüşüm Projesi sağlık sistemini piyasa şartlarına, hastaları niteliksiz sağlık hizmetine mecbur ederken hekimlere de iyi gelmiyor. Emeklilik yaşını 67 yaşına çıkarmayı hekimlere bir lütufmuşçasına sunabilen başbakan anlaşılması güç bir şekilde hekimin ve kurumun da onayı ile bu yaşın 72'ye kadar çıkabileceğini adeta müjdeliyor. Bu sistemde hekimler güvencesiz ücretlendirme ve itibarsızlaştırma politikalarıyla yüz yüze ağır koşullarda çalışıyor, karşılığında emekli dahi olamıyor, neredeyse ölene kadar çalışmak durumunda kalıyor.

Türk Tabipler Birliği tarafından geçtiğimiz yıllarda hekimlerin özlük hakları ve emekli ücretleri ile ilgili kanun tasarısı önerileri defalarca hazırlanmıştır.

 Son beş yıla bakarsak 2011 yılında  göstergeler ve katsayılar üzerinden teklif edilen iyileştirmelerle hekim ücretlerindeki artış taleplerini içeren yasa teklifi Sağlık Bakanlığı ve TBMM ilgili komisyonlarına  iletilmiştir.

Ocak 2015 de diğer sağlık meslek örgütleri ile birlikte TTB tarafından ’sağlık çalışanlarının fiili hizmet süresi zammı’ talepleriyle ilgili yasa teklifi hazırlanmış Sağlık Bakanlığı ve kamuoyuna sunulmuştur.

En son bu yıl içerisinde Mart 2016’da TTB tarafından hazırlanan yasa teklifi ile 657 sayılı devlet memurları kanunun ekinde yer alan IV sayılı makam tazminatı cetvelinde çok sayıda kamu personeli için makam tazminatı öngörüldüğü, bu cetvele bir satır ilave edilerek tabip ve uzman tabiplerin bu haktan yararlandırılması yönünde talepte bulunulmuştur. Taslakta ayrıca makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı tutarının hekimlerin almakta oldukları emeklilik aylıklarına ilave edilmesi istenmiştir.

Hekim ve emekli hekim gelirleri ile ilgili TTB’nin defalarca hazırlamış olduğu yasa tekliflerinin ciddiye alınmasını, mevcut ve bir önceki sağlık bakanları tarafından konuyla ilgili olarak geçmiş yıllarda özellikle 14 Mart Tıp Bayramları öncesinde adeta çocuk kandırır gibi verilen sözlerin tutulmasını, hekimlere ve tüm sağlık emekçilerine insanca yaşayabilecekleri, emekliliklerine yansıyacak güvenceli ücretlendirme politikalarının uygulanmasını talep ediyoruz.