Çarşamba, 13 Aralık 2017
Prof. Dr. Yücel Kanpolat'ı kaybettik... Işığı bizi aydınlatmaya devam edecek...

Prof. Dr. Yücel Kanpolat'ı kaybettik... Işığı bizi aydınlatmaya devam edecek...

  • 18/09/2016 13:52

Bir tıp bilim insanı, mesleğini hastalarına ve aynı zamanda tıp eğitimine, bilgi ve tecrübesini genç hekimlere, tıp öğrencilerine aktarmaya adamış olan Prof. Dr. Yücel Kanpolat aramızdan ayrıldı. Meslek yaşamı boyunca nöroşirurji ve ağrı cerrahisi alanında dünya çapında gelişmelere imza atan bir bilim insanı olmasının yanında tıp eğitimi, meslek etiği ve bilim adına bağımsız düşüncenin önemini sürekli vurgulamıştır. Üzgünüz.

1941 yılında Sivas'ta doğan Kanpolat 1965 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olup 1973 yılında da Nöroşirurji Kliniğinden uzmanlığını aldı. Yurtiçi ve yurtdışında akademik çalışmalarını eş zamanlı olarak gerçekleştirdi. 1969 yılından itibaren ağrının cerrahi tedavisi üzerine çalışan Kanpolat 1986 yılında dünyada ilk kez CT klavuzluğunda stereotaksik ağrı cerrahisi yapan isim oldu. 1994 yılında ağrının cerrahi tedavisi için geliştirdiği elektrot sistemi Kanpolat Kiti kendi adıyla bilinmekte ve kullanılmaktadır. Özellikle ağrı cerrahisine katkılarıyla dünya çapında tanınan bir bilim insanı olup Avrupa Beyin Cerrahisi Birliği Araştırma Komitesi Başkanlığı, Dünya Stereotaktik ve Fonksiyonel Nöroşirurji Federasyonu Yönetim Kuru üyelikleri, Türkiye Bilimler Akademisi başkanlığı yapmıştır. Almanya, İsviçre, ABD ve İsveç üniverstelerinde de dersler veren Prof. Dr. Kanpolat 1989-2008 yılları arasında AÜTF Nöroşirurji Kliniği Başkanı ve Kürsü Başkanı olarak çalışmıştır. Emekli olduktan sonra da Anatomi doktorasına başlayarak hepsi öğrencisi olan anatomi hocalarından ders almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtmiştir. 

2008 yılında Ankara Tabip Odası Füsun Sayek Bilim ve Hizmet Ödülü'nü almak üzere bizi onurlandıran Kanpolat'ın yayınlanan bir röportajından :

''Bağımsız olmalıyız. Bağımsızlık, kanımca, hür düşünen insan demektir. Bu da sorumluluk getirir. Bugün Avrupa’daki eğitim düşünce sistemine baktığımız zaman iki temel kanun görüyoruz: Aklın üstünlüğü ve bağımsız (hür) düşünce. Peki, bu temel kaideler Türkiye’de var mı?

İlaç tüketimini biz doktorlar kontrol etmiyoruz, ilaç firmaları kontrol ediyor, ama biz kullanıyoruz. Kanımca bilgi çağında firma her sorunu rant haline çevirmekte çok başarılı. Eğitim sorun, sağlık sorun, beslenme sorun, yaşlılık sorun, gençlik ve güzellik sorun. Bunların tümü piyasa ekonomisi içerisinde rant haline getirilmiş. Bunlar denetlenmediğinden bugünkü sorunlu ortamda yaşıyoruz. Biz bir biçimde bu teknolojilerin ve firmaların bağımlısıyız. Biz hasta tedavi etmiyoruz; bir sorun olan hastalıktan rant çıkarmaya aracı oluyoruz. Örneğin ağrı cerrahisi sayesinde hastaların ilaca, hastaneye ve doktora bağımlılıklarının önemli ölçüde azalması firmaların istediği bir şey değil. Ağrı tedavisinde cerrahi uygulamaların yaygınlaşmamasının kanımca en önemli nedeni de bu bağımlılık meselesidir.

Şu anda dünyada bilgi birikimi yüksek bir kişi olarak görünebilirim ama hastalarımız da dâhil, etrafımızdakileri dinlemeliyiz. Biz insan ve toplumu, en iyi sağlık sistemini bilmiyoruz. Bu yüzden birbirimizi dinlemeli ve eleştirmeliyiz.''

Işığı bizi aydınlatmaya devam edecek...

Prof. Dr. Yücel Kanpolat için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası Abdülkadir Noyan Salonu’nda 20 Eylül Salı günü saat 10.30’da tören düzenlenecek. Törenin ardından Kocatepe Camii’nde öğle namazını müteakip Gölbaşı Mezarlığı’nda defnedilecek. Ailesine, sevenlerine, tıp camiasına baş sağlığı ve sabır diliyoruz.