Stratejik Personel Tanımı ile Hekimlere Getirilen Eş Durumu Tayin Kısıtlaması Kabul Edilemez!

Stratejik Personel Tanımı ile Hekimlere Getirilen Eş Durumu Tayin Kısıtlaması Kabul Edilemez!

  • 07/10/2016 18:22

Sağlık Bakanlığı, atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde değişiklik yaptı. 30 Eylül’de Resmi Gazete’de yer alan yönetmeliğin 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde geçen ‘stratejik personel’ tanımı değiştirildi. Değişikliğe göre stratejik personel tanımı, uzman hekim, diş hekimi ve eczacıları da kapsayacak şekilde genişletildi. Yönetmelikte yapılan değişiklikle eş durumu tayinine de kısıtlama getirildi. Yeni düzenlemeye göre, devlet memurları kanununda eşi özel sektörde çalışanların eş durumu tayin talebi, stratejik personel olarak tanımlanan doktor, diş hekimi ve eczacılar için geçerli olmayacak. Stratejik personel olarak çalışan ve eşi özel sektörde görev yapanlar, eş durumu tayin talebinde bulunamayacak.

Sağlık Bakanlığı bünyesinde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak çalışan hekimlerimiz, atama ve nakil konusunda kendilerine dayatılan çağdışı kural ve uygulamaların yol açtığı mağduriyetleri ağır biçimde yaşamaktadırlar. Hekimlerimiz, özgür ve insani tercihleri ile bir yaşam kurarak, kişisel ve mesleki gelişimleri sağlamak ve sürdürmek istedikleri yerlerden koparılmakta; kamu sağlık hizmetlerinin yapılandırılmasındaki plansız ve keyfi tablodan kaynaklı ülkenin dört bir köşesinde yaşamaya ve çalışmaya zorlanmakta, bu nedenle aileleri parçalanmakta, hekimlerimizin haklı ve hukuki gerekçelere dayalı atama ve nakil talepleri ise karşılıksız bırakılmaktadır.  

Oysa, gerek Anayasa, gerekse ülkemizin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler; insanların huzur ve refahı ile kişisel gelişim hakkını ve çalışma özgürlüğünü, ailenin bütünlüğü ve çocuğun yüksek yararını, güvenceye almaktadır. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 5/e’ye göre, devletin temel görevleri arasında; kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak yer almaktadır. Anayasa m. 17 ise herkesin, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu vurgulamaktadır. Anayasa m. 41 e göre aile, Türk toplumunun temelidir ve devlet, ailenin huzur ve refahını sağlamakla yükümlüdür. Yine Anayasa m. 41 ve Çocuk Hakları Sözleşmesi, her çocuğun anne ve babası ile bir arada bulunma ve kişisel ilişki kurma hakkını tanımaktadır. Anayasa m. 49 devleti, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek ve çalışma barışını sağlamakla yükümlü kılmaktadır.

Hal böyleyken, başta "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği" kuralları ve yerleşik idari uygulamalar, hekimlerimizin ve ailelerinin sahip olduğu temel hak ve güvenceleri yok saymaktadır. Kamu personeline, "Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik" hükümleri ile tanınan kimi hak ve güvenceler ile, yargı kararları ile tesis edilen lehe hükümler dahi, Sağlık Bakanlığı personeli olan hekimlerimiz için geçerli görülmemektedir.

Hekimlerimizin ve ailelerinin haklı ve acil beklentisi, bu gayri insani, hukuk dışı tablonun bir an önce düzeltilmesi iken; geçtiğimiz günlerde çıkarılan KHK ile, bu alanda süre gelen hukuksuzluğun ve keyfiyetin beraberinde yaşanan ağır mağduriyetlerin, daha da artacağının işaretini vermiştir. Yapılan yeni düzenleme öncelikle, "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği" lafzında da öteden beri yer bulan "stratejik personel" kavramına dair, yargı organları tarafından hekimler lehine tesis edilmiş güncel yargı kararlarının açıkça yok sayılmasıdır.

Kural olarak değinilen atama ve nakil kuralları, Sağlık Bakanlığı tarafından bir yönetmelikle düzenlenir ve şüphesiz bir idari düzenleyici işlem olan yönetmelikler, normlar hiyerarşisinin sınırlarına tabidir ve yargı denetimine de açıktır. Ancak, OHAL kapsamında Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ise, bilindiği üzere olağandışı bir hukuki rejimi ifade etmektedir ve yargısal denetimi son derece sınırlıdır. İşte bu noktada kaygımız, yargı kararları ile hukuka aykırılığı tespit edilmiş olan çağdışı atama ve nakil kurallarının, şimdi hukuku arkadan dolaşarak, OHAL KHK'ları ile getirilmesidir.

Bunun tek anlamı ise, mevcut OHAL'in, gerçekte 15 Temmuz darbe girişimine karşı demokrasiyi ve toplum düzenini koruma ve yeniden tesis etme amacı dışına çıkmasının; bir olağanüstü yönetimi sürekli kılma ve yürütme erkinin keyfiyetini mutlaklaştırma amacı taşıdığının açık bir itirafı olacaktır.

Sayın Sağlık Bakanını, hukukun temel ilke ve kuralları ile oynamama konusunda uyarıyor, bakanlık personeli hekimlerin atama ve nakil konusunda sahip olduğu hak ve güvenceleri, bu yoldaki haklı ve insani beklentilerini ivedilikle karşılamaya davet ediyoruz.

 

Ankara Tabip Odası

Hukuk Bürosu