Sağlık hizmeti sunumu bütünselliğine uygun ücretlendirme sistemi talebimizdir!

Sağlık hizmeti sunumu bütünselliğine uygun ücretlendirme sistemi talebimizdir!

18 Mayıs 2020

Covid-19 pandemisi, dünyada ve Türkiye’de sağlık hizmeti sunumunun ve hizmet organizasyonunun niteliğinin, sağlık çalışanlarının sağlığının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sağlık hizmetini sadece devasa kapalı alanlardan ibaret sayan popülist uygulamaların pandemi karşısında yetersiz kaldığı, sağlık hizmeti sunumu bileşenlerinin yani her basamaktaki sağlık çalışanlarının koşullarıyla orantılı bir şekilde başarılı mücadele verilebildiği herkes tarafından görüldü.

Sağlık hizmeti sunumu bütünselliği; hekimden hemşireye, acil tıp teknisyeninden temizlik işçisine, radyoloji teknisyeninden laborantına, güvenlik görevlisinden mutfak personeline, tüm sağlık çalışanlarıyla mümkündür. Hastanelerde sağlık çalışanlarının koşulları ve özlük hakları ne kadar iyi olursa pandemiyle mücadelede de o kadar iyi sonuç alınabilir. Çalışma koşulları, sadece fiziki mekan düzenlemesinden ibaret değildir. Sağlık emekçilerinin kişisel koruyucu ekipmanlarının tedariği, düzgün ve dengeli beslenme, yeterli barınma ve ulaşım imkanları, insanca çalışma süreleri ve yaşamaya yetecek ücret de çalışma koşullarının asli ve temel öğeleri arasındadır.

Sağlık Bakanlığı tarafından 23 Mart 2020 tarihinde yapılan açıklamada 3 ay süresince sağlık emekçilerine döner sermaye ödemelerinin tavandan yapılacağı duyurulmuştu. Ne var ki, döner sermaye ek ödemelerindeki eşitsizlikler sağlık hizmeti sunumunun bütünselliği görmezlikten gelerek çalışma barışını bozmuştur. Döner sermaye ödemeleri hekimler arasında çalışma koşullarına uygun , adaletli bir düzenleme ile yapılmadığı gibi hekim dışı sağlık çalışanlarına ya hiç yapılmamakta ya da çok düşük ücretlerle ödemeler yapılmaktadır. Bakanlığın açıklamasındaki gibi döner sermaye ödemelerin tavandan yapılması ise mevcut ödeme eşitsizliğini gidermediği gibi, reelde alınan ücretlerde bir değişikliğe yol açmamaktadır.

Hekimler olarak belirtmek istiyoruz ki, özverili bir şekilde çalışan sağlık emekçileri arasındaki ücret eşitsizliğini artıran ve çalışma barışını bozan performans sisteminden vaz geçilmelidir. Salgınla mücadele enfeksiyon tehlikesi en fazla olan hastanelerin tüm bölümleri yüksek riskli kabul edilmelidir. Uzman ve asistan hekim, hemşire, paramedik, hasta bakıcı, temizlik işçisi, teknisyen, tekniker, idari personel, ebe,… kısaca tüm sağlık emekçilerine kadro ve istihdam biçimi ayrımına bakılmaksızın emekliliğe yansıyacak temel ücret verilmelidir. Yoksulluk sınırının 7 bin TL’yi geçtiği ülkemizde sağlık çalışanlarının ve ailelerinin insanca yaşamasına yetecek temel ücretlerinin en düşük 7.300 TL olarak belirlenmesi ivedilikle gereklidir.  Salgın süresince tüm sağlık çalışanlarına çift maaş ödemesine ilaveten 1 yıllık yıpranma payı ve 1 derece ilerleme gerçekleştirilmelidir.

Sağlık çalışanlarının sağlığı; çalışma ve yaşam koşulları korunduğu ölçüde toplum sağlığı korunabilir.

Ankara Tabip Odası

Yönetim Kurulu