Hekimlik Değerlerine ve Sağlık Çalışanlarına Yönelik Saldırıyı Kınıyoruz

Hekimlik Değerlerine ve Sağlık Çalışanlarına
Yönelik Saldırıyı Kınıyoruz

6 Temmuz 2022

Basına ve kamuoyuna,

Bugün burada meslek örgütümüz TTB çatısı altında sendikalar, ruh sağlığı alanında dernekler, tıpta uzmanlık dernekleri, baro, meslek odaları olmak üzere yine bir şiddeti, vandallığı, yok edici kültürü kınamak ama dayanışmak, hakikati savunmak, hekimlik değerlerinin yanında olmak adına toplandık.

Kurulduğundan itibaren ülkemizde psikiyatri mesleğinin niteliğini artırmak yanında ruh sağlığı adına daha sağlıklı ve daha güvenli bir toplum, eşit ve nitelikli ruh sağlığını amaç edinmiş, bilim, etik ve dayanışma ilkeleri ile hizmet vermekte olan Türkiye Psikiyatri Derneği, kıymetli bir mensubuna yapılan saldırı ile 4 Temmuz günü çok üzücü bir olay yaşamıştır.

Herkes için sağlık çabası içindeki bizler herkesin şiddet uygulayabileceği bir iklimde çalışmaya mahkum olduk. Çalışma ortamı ulaşılabilir sağlıktan kolay ulaşılır şiddete evrildi. Tam da bu ortamda amacı eşit ve ulaşılabilir sağlık hizmeti olan, hekimlik değerlerini savunan ve öğreten, derneğimizin bir önceki dönem genel başkanı Doç. Dr. Koray Başar savunduğu ilkeler nedeniyle organize bir grup tarafından planlı bir saldırıya maruz kaldı. Hekim ve bilim insanı sorumluluğuyla gerçekleştirdiği çalışmalar nedeniyle meslektaşımızın hedef gösterilmesinin ardından maruz kaldığı bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Toplumda ayrımcı bir dilin itibar görmesine üzülerek şahit olmaktayız.

Hekimlik andımızın bir gereği olarak; yas, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce, ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin görevimiz ile hastamız arasına girmeyeceğine yemin ettik. Mesleğimizi icra ederken dünya görüşümüz ne olursa olsun bilimin sunduğu güncel bilgileri hastalarımızın yararı ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için kullanacağımızı söyledik. Tehdit ediliyor olsak bile, tıbbi bilgimizi, insan haklarını ve bireysel özgürlükleri çiğnemek için kullanmayacağımıza söz verdik.

Bu değerler bize Galen’den, Hipokrat’tan, İbn-i Sina’dan aktarılan, hastasına ayrım yapmayan, ıstırabı olanın yanında koşulsuz yer alan, herkes için eşit ve ulaşılabilir sağlık hakkını savunanların, kökü bu topraklara dayanan sağlık mücadelesi ve daha sağlıklı bir dünya sevdasının ürünü.

Hekim Andı’nda yapılan değişiklikle başlayan bu süreç artık hakikati, insani ve hekimlik değerlerini savunan hekimlerin hedef haline getirilmesine dönüştü. Hakikati savunmak sadece bizlerin sorunu olmamalı. Hakikati savunmak, hakikatin yanında yer almak insan olmanın, erdemin, bu topluma sorumluluğu olan herkesin, her kurumun, her devlet kuruluşunun görevidir. Görüşler, bakış açıları hakikat ile çelişebilir ama tam da bu noktada erdem her şeye rağmen hakikatin yanında olabilmektir. Ne mutlu ki bugün burada kurumlar ve insanlar hakikati savunmak adına toplandı, ülkemizin her yerinde hakikati savunabilenler var, hekimliğin, daha sağlıklı ve eşit bir dünyanın savunusunu yapanlar var.

Bu değerleri savunduğu ve mesleğini en doğru şekilde yapmaya çalıştığı için meslektaşımıza yapılan saldırı sağlıkta şiddetin artık sokaklara taştığını, değerlerin de hedef haline geldiğini göstermektedir. Hekimliğin evrensel değerlerini hiçe sayan bu saldırının planlı olması ülkemizin güvenliği ve geleceği açısından çok ciddi bir tehdittir. Böyle bir saldırının yaşanmasından dolayı üzgünüz, öfkeliyiz.

Hekimler olarak, hastalarımızın sağlığı kadar toplumun doğru bilgilere ulaşabilmesini sağlamak ve sağlık hizmetlerin geliştirmek de bizim görevimiz. Ne kadar tehdit ve saldırı altında olursak olalım bizler görevimizin başında olacağız. Bilimselliğimizden, değerlerimizden ve hekim kimliğimizden taviz vermeyeceğiz.

Ancak biliyoruz ki sorumlu devlet kurumları, toplumdaki bu söylemleri, tehditleri, yaklaşımları ve saldırıları engelleyecek tedbirleri almakla, hakikatin yanında yer alan sağlık çalışanlarının güven içinde çalışabilmesi ve yaşayabilmesini sağlamakla yükümlüdür. Toplumdaki ayrışmayı engelleyici, bir arada yaşama ve dayanışma dilini güçlendiren, şiddetin olmadığı bir kültürün oluşmasını sağlamak ulusal bir devlet politikası olmalıdır.

Türkiye Psikiyatri Derneği olarak bu olayın takipçisi olacağımızı, saldırganların yakalanması, arkalarındaki yapıların tespit edilmesi, hedef gösteren, organize edenlere yönelik adli idari müeyyidelerin ivedilikle hayata geçmesini ve bir daha böylesi saldırıların yaşanmaması için tüm yetkilileri ve sorumlu kurumları göreve davet ettiğimizi bildiririz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Türkiye Psikiyatri Derneği

Türk Tabipleri Birliği

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası

 

Destekleyen kurumlar:

Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (TTB UDEK)

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

Türkiye Barolar Birliği (TBB)

Türk Dişhekimleri Birliği (TDB)

Ankara Barosu

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER)

Psikiyatri Hemşireleri Derneği (PHD)

Türk Psikologlar Derneği

Türk Toraks Derneği

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF)

Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN)

Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS)

Genel Sağlık İşçileri Sendikası (Genel Sağlık-İş)

Hekim Birliği Sendikası

Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (Hekim Sen)

Tabip ve Diğer Sağlık Çalışanları, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Kamu Görevlileri Sendikası (Tabip Sen)

Kamu Diş Hekimleri Derneği (KADHED)

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER)