Hekimlerin Mesleki Özerkliğini Kısıtlayan ve Hastanın Zamanından Çalan Düzenlemelere Son Verilmelidir!


Son aylarda meslektaşlarımızdan çok sayıda geri bildirim almamıza neden olan, hekimlik pratiğini zorlaştıran iki ana sorunu çözülmesi talebiyle dikkatinize sunmak isteriz:

1. REDES Uygulaması:

Sağlık Bakanlığı tarafından 29 Kasım 2024 Bakanlık oluru ile yürürlüğe konan ve Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) adı verilen, sağlık verilerini yapay zekâ ile tarayarak sağlık hizmeti sunumunda yolsuzluk, usulsüzlük ve israfı önleme iddiasında olan programın ilk çıktıları, hekimleri rencide edecek uygulamalara yol açmıştır.

REDES, tüm sağlık verilerini bilgisayar programları ve yapay zekâ uygulamaları ile gözden geçirerek belli bir tutar üzerindeki reçeteleri yazan veya belli ilaçları tercih eden hekimleri, o reçetelerin karşılandığı serbest eczaneleri ve başka pek çok veriyi içeren raporlar hazırlamaktadır. Bu raporlar, ilgili hekimlerin çalıştığı hastanelerin başhekimliklerine gönderilmekte, başhekimler hekimlerden yazılı ve/veya sözel savunma istemektedir. Hekimlerin hastalara uyguladıkları tanı ve/veya tedavilerin bu şekilde sorgulanması mesleki bağımsızlığa müdahalenin ötesinde hekimlere potansiyel dolandırıcı muamelesi anlamına gelen, insanlık onurunu zedeleyen bir yaklaşımdır. O kadar ki hekimlere reçetenizdeki “İlaçlar neden “x” eczanesinden alındı?” gibi eczaneyle ticari ilişkiye girdikleri imasında bulunan sorular sorulabilmektedir. Oysa hekimlik yapan herkesin ve her yıl muayene ettiğimiz milyonlarca (2025’te milyarı geçtik) hastamızın bildiği gibi hekimler reçeteyi yazıp numarasını hastaya verdikten sonra reçeteyi hangi eczaneden alacağına hastalar karar vermektedir.

Tıbbi deontoloji nizamnamesine göre hekim uygulayacağı tedaviyi vicdani ve mesleki kanaatine göre serbest olarak seçme hakkına sahiptir. Hekimlerin kararının yapay zekâ verilerine dayanarak hastane yöneticileri tarafından sorgulanması hekimlik mesleğine doğrudan bir saldırıdır ve asla kabul edilemez. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 25. maddesinde idarenin öncelikli görevinin kamu çalışanlarının kişilik haklarını, güvenliğini, haksız isnatlara karşı korumak olduğu belirtilmişken, Anayasanın 49. Madde’de devleti çalışma barışının korunmasıyla görevli kıldığı da düşünüldüğünde REDES uygulamasının yasa ve anayasa ile çelişen yönleri olduğu da aşikardır. Ayrıca veri madenciliği ile reçete tutarı, eczane bilgisi üzerinden hekimi sorguya çekmek hekimlere yönelik açık bir mobbingtir.

REDES’in bu şekilde uygulanması sadece hekimleri değil hastaların sağlığını da olumsuz etkileyecektir. Ülkemizde bulunabilen ruhsatlı ilaçların hangi koşullarda, ne dozda, ne süreyle reçete edilebileceği SGK tarafından belirlenmekte ve burada hekimlere ciddi kısıtlamalar uygulanmaktayken bir de REDES raporları ile ilaçları neden ve nasıl kullandıklarının sorgulanması hekimleri çekinik davranmaya, hastanın tedavisinde sorumluluk almaktan kaçınmaya itecektir. Hastaların gerekli ve güncel tedaviye ulaşması zorlaşacaktır.

Talebimiz; REDES raporları ile hekimlerden savunma alınması uygulamasından vazgeçilmesi, bir “risk” tespit edildiğinde tanımlı soruşturma yöntemlerine başvurulmasıdır.

2. Hekimlere getirilen Medula üzerinden faturaları onaylama yükümlülüğü

SGK faturalandırma ve dönem sonlandırma süreçlerinin bir gereği olarak hekimlere getirilen, şahsi e-imzaları ile giriş yaparak MEDULA sistemi üzerinden muayene, reçete ve ameliyat gibi tıbbi işlemleri bilfiil denetleme, kontrol etme ve onaylama yükümlülüğü 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerini de kapsayacak biçimde genişletilmiştir.

Bu yükümlülük ilgili hekimlerin asli görev ve çalışma alanlarının dışındadır. Söz konusu iş ve işlemler “idari hizmetler” sınıfında görev alan ve şüphesiz idari, mali ve teknik alanda bilgi ve birikimi de bulunan özgün birimlerin ve personelin görevidir.

Muayene, reçete ve ameliyat gibi tıbbi işlemleri denetleme, kontrol etme ve onaylama gibi kimi idari, mali ve teknik işleri içeren yükümlülükler hekimlerin görev tanımımın dışında olduğu gibi olası bir gerçeğe aykırı, hatalı çıktı durumunda doğrudan hekimin idari, hukuki ve mali sorumluluğunu gündeme getirecektir.

Ayrıca bu uygulama kapsamında her bir tıbbi işlemi, yüzlerce veriyi tek tek kontrol etmek, denetlemek ve onaylamak için hekimlerin çalışma programında ayrılmış zaman bulunmamaktadır. Bu koşullarda bunları yapmaya çalışmak hekimlerin asli görevi olan sağlık hizmeti sunumuna ait zaman ve emeğinden çalmak dolayısıyla halkın sağlık hizmetine erişimini kısıtlamak anlamına gelmektedir.

Odamıza hekimlerimizin ilettiği bilgilere göre, idareler tarafından iletilen sözel talimatlarda, sistemdeki verileri, bunların gerçekliğini ve doğruluğunu dahi sorgulamaksızın ve bu nedenle ihtiyaç duyulan yeterli inceleme zamanı dahi tanınmadan hemen onaylamaları talep edilmektedir.

Talebimiz; hekimlerimizde ciddi mağduriyetlere yol açabilecek hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı bu uygulamanın durdurulması, fatura onaylarının teknik personel ve hastane yönetimi tarafından yapılmasıdır.

ANKARA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU

Makaleye Dön
Dün, 10:16