HAP: Onkoloji Hastanesi Hayattır, Kıymayın! |
|
Arkamızdaki hastane Türkiye’nin en önemli ve köklü hastanelerinden biri: Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi. 1952 yılında kurulmuştur. Türkiye’nin ilk kanser hastanesidir. Ülkemizin ve Avrupa’nın en büyük kanser merkezlerinden biridir. Sağlık Bakanlığı’nın elindeki tek onkoloji dal eğitim ve araştırma hastanesidir. Halen Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile ortak kullanımdadır. Kanser hastalığının bu kadar yaygınlaştığı bir ortamda hastanenin “onkoloji hastanesi” vasfı ortadan kaldırılmakta, tüzel kişiliği bitirilmekte, binası Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devredilmekte, varlığı fiilen ortadan kaldırılmaktadır. Büyük bir sorun ile karşı karşıyayız. Konuyla ilgili ne hastalardan, ne hocalardan, ne asistanlardan, ne sağlık çalışanlarından ne de Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hoca ve öğrencilerinden görüş alınmıştır. Kamuoyuna yapılan hiçbir açıklama yoktur. Kapalı kapılar ardında görüşmeler sürdüğü, Sağlık Bakanlığı ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü arasında bir devir protokolü imzalandığı söylenmektedir. Hatırlayacaksınız, 2022 yılında Etlik Şehir Hastanesi’nin açılmasıyla bu hastane kapatılmak istenmiş, halkın ve Hastanemi Açın Platformu’nun verdiği mücadele ile hastanemiz ayakta kalabilmiştir. Daha sonra aynı kampüste yeni hastane binası inşaatı başlamış, Onkoloji Hastanesi’nin yeni yapılacak binada gelişerek hizmetine devam edeceği açıklanmıştır. Çalışanlarda, halkta, hastalarımızda memnuniyet uyandıran gelişmelerden sonra son alınan bu kararlar huzursuz edicidir. Dört yıl sonra hastanemiz yine yok edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Onkoloji Hastanesi Türkiye’nin sağlık ve bilim merkezi, sağlığın hafızasıdır Kurtuluş semtinde 100 yatak kapasitesi ile açılan Ahmet Andiçen Onkoloji Hastanesi zaman içinde gelişmiş, 1989 yılında Yenimahalle’deki mevcut binanın yapımı ile 600 yatak kapasitesine ulaşmış, hastanenin olanakları ve verilen hizmetin niteliği artmıştır. Yıllar içinde ek hizmet binası, kemik iliği transplantasyon ünitesi, Klinik Araştırmalar Merkezi ve Faz 1 ilaç araştırmaları merkezi ile gelişmiştir. Hastane yakınında bulunan, Yenimahalle Belediyesi Zübeyde Hanım Konukevi’nde hastalar ve yakınları ücretsiz konaklayabilmekte ve yemek yiyebilmektedir. Hastanenin özelliklerini resmi internet sayfasından okuyalım: “Kapsamlı kanser merkezi olarak kanser alanında ileri düzeyde bilgi birikimi, alt yapı ve yapılanmaya sahip, her türlü kansere yönelik tanı, tedavi, takip, destek, bakım ve yönetimi multidisipliner bir ekip tarafından, kanser alanında deneyimli personel yetiştirebilen, klinik araştırmalar yapılabilen, ulusal kanser politikalarının oluşturulması ve uygulanmasında katkıları olan hematoloji, kök hücre nakli ve hücresel tedaviler, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp ve ilgili onkolojik cerrahi branşları temelinde kurulmuş, uluslararası ilgili ağlarla işbirliği içinde olan eğitim, araştırma ve uygulama merkezidir. Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi yalnızca ulusal düzeyde hizmet sunmakla kalmayıp, 40’ın üzerinde yurt dışı ülkeye eğitim ve danışmanlık hizmetleri de vermektedir.” Hastane bir yandan Türkiye’nin dört bir yanından gelen kanser hastalarına nitelikli sağlık hizmeti verirken bir yandan da eğitim ve araştırma hastanesi vasfıyla uzman hekimler, hemşireler, sağlık meslek profesyonelleri yetiştirmekte, bu yönüyle de ülkenin dört bir yanına şifa dağıtmaktadır. Hastanede halen 63 profesör, 82 doçent, 213 uzman hekim, 352 asistan hekim, 34 pratisyen hekim, 600 hemşire, 1200 sağlık profesyoneli, toplamda 2700 sağlık çalışanı hizmet vermektedir. 31 ana dalda ve tıbbi onkoloji, cerrahi onkoloji, hematoloji yan dallarında asistan eğitimi sürmektedir. Yılda 10 bin yeni tanı kanser hastası görmektedir. Günde 5000 civarı poliklinik hizmeti, yılda 1 milyonunun üzerinde poliklinik hizmeti, 30 binin üzerinde kemoterapi uygulaması, 3000 civarı radyoterapi, 3000’in üzerinde cerrahi işlem, 100’ün üzerinde kök hücre nakli, her türlü nükleer tıp uygulamaları yapılan bir hastanedir. Hastane uluslararası ölçekte “Akademik Kapsamlı Kanser Merkezi” niteliğindedir. Soruyoruz, böyle bir hastaneye kıyılır mı? Hastalara, hocalara, asistanlara, sağlık çalışanlarına eziyet Yıllardır burada sağlık hizmeti alan, çoğu ülkenin dar gelirli kanser hastalarına reva görülen belirsizliğe bakar mısınız? Nerede tedavilerine devam edecekler, hekimlerini bulabilecekler mi? Başka yerde aynı olanaklar olacak mı? Özele gidecek paraları var mı? Şehir hastanesi yollarına düşmek zorunda kalacaklar, oraların da zorlukları çok fazla. Hocaların çoğu Sağlık Bilimleri Üniversitesi kadrosunda ya da oradan kadro bekliyor. Asistan hekimlerin bu moralsizlik ve belirsizlik ortamında eğitimleri ve gelecek planlamaları ne olacak? Burada çalışan herkes belirsizliğe ve mutsuzluğa sürüklenmiştir. Yıllardır özveri ve kurum kültürü ile kanser hastalarına hizmet veren hekimler ve sağlık çalışanları hastanesini kaybetmekte. Evinden çocuğunun bakımına kadar düzenini kurmuş binlerce sağlık çalışanının nereye gönderileceği, neyle karşılaşacağı belirsiz. İnşaatı süren hastane binası mezuniyet öncesi tıp eğitimine uygun değil Üç yıl önce inşaatına başlanan yeni hastane binası ile ilgili de bilgi verelim. Hastane inşaatının 2026’da bitmesi planlanıyordu, 2027’ye ertelendi. 600 yataklı. Sağlık Bakanlığı kaynakları ile yapılıyor ama şimdi tuhaf biçimde başka kuruma devrediliyor. Son açıklanan 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’ndaki bilgilere göre proje tutarı 8 milyar 88 milyon TL, 2025 sonuna kadar 2 milyar 636 milyon TL harcanmış, 2026 yılında ayrılan ödenek 500 milyon TL. Bu kaynakla 2027’de bitmesi zor. Onkoloji Hastanesi’nin hizmet vermesine göre planlanmıştı. Şimdi biçilmek istenen role, mezuniyet öncesi tıp eğitimine uygun değil. Tıp öğrencilerinin stajlarında ve intörnlüklerinde kullanacakları derslikler yok. Çocuk hastalıkları, yenidoğan yoğun bakım, doğumhane gibi tıp fakültesi için olmazsa olmaz bölümler bu inşaatta yer almıyor. Bu kampüste tıp fakültesi ile ilgili temel bilimler laboratuvarları ve derslikleri zaten yok. Yakında öğrencilerin kalacağı yurtlar da yok. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi hocaları ve öğrencileri de tedirgin Onkoloji Hastanesi’nin devredileceği Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi halen 4050 yataklı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ve 264 yataklı Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ortak kullanımda. Bir hastane sorunu yok. Tıp öğrencileri temel bilimler eğitimlerini Bilkent Şehir Hastanesi’nin yanındaki yerleşkede alıyor. Derslikler ve laboratuvarlar orada. Şimdi gerek temel bilimler yönünden gerekse de klinik bilimlerde özellikle Bilkent Şehir Hastanesi’nde çalışan binlerce hoca açısından sıkıntılı bir döneme girildi. Bu tıp fakültesinde okuyan binlerce öğrenci için de hem temel bilimler hem de hastanedeki stajlar açısından belirsizlik ortaya çıktı. Tıp eğitimi olumsuz etkilenecek. Yakındaki Beytepe yurtlarında kalan öğrenciler var. Yeni yerde konaklama sorunları da ortaya çıkacak. Öğrenciler mutsuz, geleceğini göremiyor. Görüldüğü gibi Onkoloji Hastanesi’nin Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devrinde hiçbir kamu yararı yok. Sağlık hizmetinin gereğine, bilime, tıp eğitimine, hastalara, sağlık emekçilerine yarar getirecek bir yanı yok. Bir an önce bu yanlıştan dönülmeli, Onkoloji Hastanesi geliştirilerek yaşatılmalı. Her işin başı sağlık olsun, rant değil! Hastanemi Açın Platformu Makaleye Dön |
| 14-10-2026, 10:41 |