Sağlık Emek ve Meslek Örgütleri Olarak İşçi Katliamını Protesto Ediyoruz! 


Ortak Basın Açıklaması

8 Eylül 2014

Sağlık Emek ve Meslek Örgütleri Olarak İşçi Katliamını Protesto Ediyoruz! 

İş Cinayetlerinin Sorumlusu Sermaye Ve Sermayeye Kanat Geren  AKP’dir.

Bu cinayetin sorumlusu kimdir? Bu cinayetin sorumlusu; her fırsatta kentin boş alanlarını betonlaştırmakla, ormanları, kıyıları, ne varsa imara açarak ülkeyi koca bir şantiyeye çevirmekle övünenler, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda alınması gereken tedbirleri ise birer maliyet unsuru olarak ele alanlardır.

Hızla artan iş cinayetleri bu gerçeği olanca çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Sermaye maliyet unsuru olarak gördüğü iş güvenliği ve eğitimlerini, güvenceli çalışmayı ortadan kaldırarak kârlarına kâr katarken olan işçilere oluyor, işçiler üçer beşer, onar ölüyorlar.

Son olarak dün mesai dışı bir saatte Torunlar GYO inşaatında çalışan on işçi kardeşimiz asansör düşmesi sonucu hayatlarını kaybettiler. Acılı ailelerine sabır diliyoruz.

Taşeron çalışma ve bunun sonucu olarak işçilerin eğitim ya da donanımdan yoksun bırakılmaları ölüm nedenlerinin başında geliyor. Diğer bir neden ise, devletin sermayeye bir maliyet unsuru olarak gördüğü işçi sağlığı, iş güvenliğine yönelik alması gereken tedbirleri sürekli sermaye lehine yeniden düzenlemesidir. Deyim yerindeyse, işçinin eli kolu bağlanıyor, taşerona, sendikasızlaştırmaya, güvencesiz çalıştırmaya mahkûm ediliyorken, sermayenin denetimi yok edilerek, her hareketi  serbestleştiriliyor.

Bu nedenle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; İş sağlığı ve iş güvenliği yasasıyla bu alanı piyasaya devreden, denetimi yapanın işverenden maaş aldığı bir sistem kuran, yine tüm uyarılara rağmen bu alandaki denetim yetkisini bağımsız emek ve meslek örgütlerine vermeyi reddedenler, her yıl ölen binlerce işçinin faili konumundadır.

İşte böylesi sermaye ve devlet işbirliği içinde, son yıllarda çalışma yaşamının denetiminin piyasalaştırılması, taşeronlaşmanın ve sendikasızlaştırmanın yasal mevzuatlarla desteklenmesi ve korunması sonucunda, hem iş cinayetleri hızla artmış, hem de çalışanların iş güvencesi ortadan kaldırılmıştır. Bunun sonucunda ülkemizde her yıl en az 1200-1500 arası çalışan iş cinayetlerinde yaşamını yitirmektedir. AKP iktidarı ile Türkiye “İş kazaları”nda dünyada 3., Avrupa`da 1. sıraya  yükseltmiştir. 

Söz konusu iş cinayetinde şantiyenin çalışma alanları taşeronlara devredilmiştir. İşin parçalanmasının doğası gereği farklı farklı işlerle ilgili çalışan taşeron firmalar, yeterli ve gerekli güvenlik önlemlerini alamamakta veya almamaktadırlar. Gerçek fail olarak taşeron sistemi görmemiz gerekiyor. Söz konusu cinayetlerinin inşaat sektöründe hızla artıyor oluşu ana işin birçok alt taşerona devredilerek yapılmasıdır. Dolayısı ile maliyeti düşürmek, iş güvenliğini birçok can alıcı noktayı ucuz ve niteliksiz işgücü ile çalışan taşeronların insafına  terk etmek böylesi bir vahşeti ortaya çıkartmaktadır. Sorumluluğun parçalanarak sorumlu bulunamaz hale getirilmesi, proje yönetimi tarafından bilinçli olarak uygulanmaktadır.

Bir kez daha sesleniyoruz; Çalışma yaşamını, iş yasaları ve mevzuatlarını, katılımcı ve demokratik bir yaklaşımla, her kademedeki emekçilerin sigortasız ve güvencesiz bırakılmasını önleyerek, sendikasızlaştırmayı değil sendikalı olmayı özendirerek, kayıt dışı çalıştırmayı engelleyerek, insanca bir yaşamı sürdürecek ücretle çalışılmasını sağlayarak düzenlenmesi hükümetin görevidir. Bu yapılmadığı takdirde ölen her bir işçinin sorumlusu sermeye ve bu önlemleri almayan  hükümettir.

İş cinayetlerinin artışına neden olan taşeron çalıştırma derhal  yasaklamalıdır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliğini piyasaya devreden iş güvenliği yasası kaldırılmalı, tüm denetim yetkisi emek ve meslek  örgütlerine  verilmelidir.

Bizler, piyasalaştırılmış değil insan odaklı bir işçi sağlığı ve iş güvenliği yasasının takipçisi olacağız.

Düşük maliyet ve daha fazla kar uğruna insanların ölmesine ve doğanın katledilmesine karşı durmaya devam edeceğiz.

Bunlar Kaza Değil, Kader Değil, İş   cinayetidir!

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Türk Tabipleri Birliği (TTB)

Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB)

Ankara Tabip Odası (ATO)


Makaleye Dön
8-09-2014, 13:25