"Dr. Kamil Furtun’u Saygıyla Anıyor, Sağlıkta Şiddeti Önlemek İçin Taleplerimizi Tekrarlıyoruz"


29 Mayıs 2015 günü görevi başında katledilen Dr. Kamil Furtun için ölüm yıldönümünde Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.

"Dr. Kamil Furtun’u saygıyla anıyor, sağlıkta şiddeti önlemek için taleplerimizi tekrarlıyoruz"

Sağlıkta şiddet, ne yazık ki toplumumuzun her alanda artan şiddet eğiliminden de nasibini fazlasıyla alarak en stresli en sıkıntılı insan kesimiyle çalışmak durumunda olan hekimler ve sağlık çalışanları için hayati tehlike oluşturmaya devam etmektedir.

Psikolojik ve sosyoekonomik değerlendirmelerle ortaya konabilecek pek çok sebebin yanında sağlık sisteminin işleyişi, hastaların hastane, hekim ve diğer sağlık çalışanlarına dönük algısı da sağlıkta şiddetin önemli belirleyenleridir. Özellikle, hizmette rekabeti hedefleyen Sağlıkta Dönüşüm Programının sağlık hizmetini alınıp satılan bir meta haline getirmesi, “kışkırtılmış talep” yaratarak hastanın yerini müşteri kavramının alması ve böylece hasta ve yakınlarının tıbbi bir gereklilik olup olmadığına bakılmaksızın talep ettikleri her şeyin, istedikleri anda ve istedikleri şekilde karşılanması yönünde bir beklentiye sokulması bu belirleyenler arasında yer almaktadır. Hastaların sağlık hizmetlerinden beklentisini sürekli artırıp, şikayet ve tehdit kanallarının devreye sokulması psikolojik şiddeti ortaya çıkarmıştır. Fiziksel ve psikolojik şiddet, tüm hekimlerde onur kırıcı, meslekten uzaklaştırıcı etki yaratarak tükenmişlik ve hekim intiharlarına varan sonuçlara yol açmakta, uzmanlık alanı seçiminden riskli hastalara yaklaşıma dek pek çok konuda aslında doğrudan toplumu da ilgilendiren bir hâl almaktadır.

Görüyoruz ki Sağlık Bakanlığı'nın şiddete karşı eylem planında yer alan ''sık sık şiddet olayına karışan hastane, hekim ve sağlık çalışanının izlenmesi, sürekli neden aynı hekimin şiddet gördüğünün araştırılarak hekime 'neden siz ?' sorusunun yöneltilmesi'' sağlıkta giderek artan şiddeti engelleyememektedir.

Ankara Tabip Odası olarak diyoruz ki:

Sağlıkta şiddeti önlemede önceliğimiz hastayı ve sağlıkçıyı hedef göstermeden şiddete neden olan ortamı ve uygulanan yanlış sağlık politikalarını ortadan kaldırmayı hedeflemek olmalıdır; sağlıkta şiddeti önlemek için taleplerimiz:

-Topluma, sağlık sistemi bileşenlerinin, hastanelerin diğer hizmet sektörlerinin çalışma prensiplerinden farklı olarak daha hassas, daha hastaya ve hastalık durumuna göre çalışmak zorunda olan yerler olduğunun anlatılması, öğretilmesi önceliğiyle yola çıkılmalıdır. Hastalara, sağlıklı sağlık hizmeti alabilme ve sağlık sisteminin işleyişi konusunda eğitim verilmelidir. İlköğretim müfredatına dahil edilecek bir eğitim programı, yazılı, sözlü ve görsel medya buna hizmet etmelidir. Elbirliğiyle hastanın hekime güveni ve saygısı yeniden inşa edilmelidir.

-Uzun soluklu bir iş olarak görünse de nihai çözüm ancak eğitimle mümkün olmakla birlikte hasta hekime gelene kadar geçen sürede şiddete uygun ortam oluşmadan gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Cezai uygulamalar da şiddet eylemleri için öncesinde caydırıcı olabilmelidir.

-Hastanın, önce ”kendisine danışmanlık yapacak, hastalığına, sorununa çözüm bulmaya çalışacak biri olarak” hekime olan saygısını ve güvenini sarsacak söylem ve yaklaşımlardan ivedilik ve hassasiyetle uzaklaşılmalıdır.

-Şiddete uğrayan doktora ”niye siz ?” sorusu sormak yerine doktorun çalışma koşullarına, hasta-doktor görüşmesinden önce sistemin nasıl işlediğine, kaç dakikada bir hasta bakıldığına, günlük kaç hasta görüldüğüne, hasta ve hastalık profiline, hastaların sosyo-ekonomik ve eğitim düzeylerine kadar şiddeti doğurabilecek tüm koşullar incelenmeli, hem hasta hem sağlık çalışanı açısından aksaklıklar, sakatlıklar giderilmeye çalışılmalıdır.

-Silah bulundurmanın yasaklanması gibi suça, şiddete eğilimli yerlerde alınan tüm önlemlerin hastanelerde de uygulamaya geçirilmesi gereklidir.

Bugün Dr. Kamil Furtun gibi yaşamını hastalarına adamış, tüm hastaları tarafından çok iyi bir hekim, çok iyi bir insan olarak anılan ancak bir hasta tarafından öldürülen meslektaşımızın ölüm yıl dönümü. Kendisini saygıyla anıyor hiçbir meslektaşımızın ne fiziki ne de sözel ve psikolojik şiddete maruz kalmayacağı bir sağlık ortamında çalışabilme talebimizi tekrarlıyoruz.

Zira Ersin Arslan gibi, Aynur Dağdemir gibi Göksel Kalaycı gibi şiddete uğrayan hekimlere ‘neden siz ?’ sorusunu yöneltmekte çok geç kalabilirsiniz…

Ankara Tabip Odası

Yönetim Kurulu
Makaleye Dön
29-05-2018, 00:00