"HPV Aşısı Lüks Değil Haktır"


HPV AŞISI LÜKS DEĞİL HAKTIR

HPV aşısı ne yazık ki ulusal aşı programında değildir.

Bildiğimiz gibi Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği; HPV aşısının ulusal aşılama programına alınması talebiyle SGK’ya dava açmıştır. 3 kişiden oluşan Bilirkişi Heyeti ise raporunda aşının tıbben gerekli olduğunu belirtmiştir. Bu rapor ile birlikte ayrıca açılan birçok davada HPV aşısının SGK tarafından karşılanması gerektiğine dair kararlar çıkmıştır.

Bu kararlar sevindiricidir ve kazanımdır. Ama hali hazırda bu konu ile ilgili kaybedilmiş davalar da vardır. Amacımız tek tek kazanılmış davalardan öte HPV aşısının ulusal bağışıklama kapsamına alınarak bilimsel ölçütler çerçevesinde aşı kapsamına giren kişilere ücretsiz uygulanmasıdır.

HPV ağız içi ve genital bölge kanserlerine yol açar. Tarama testleri ve aşılama programlarıyla %90 önlenebilir hastalıklardandır. HPV aşısı kişileri hastalığa karşı yüksek oranda korur. Aşılamada yaş aralığı 11-12 yaş olarak belirlenmiştir. Geç kalınma durumunda ya da tamamlayıcı aşı için ise 13-26 yaş arası uygun görülmüştür. Bazı kaynaklar cinsel olarak aktif olmamış 9 ile 14 yaş arasındaki bireyler için iki doz aşının yeterli olduğunu söylemektedirler. HPV duyarlı bireyler için kuadrivalan (dörtlü) HPV aşısı olan gardasilinin koruyuculuğu %97 ile 100 arası değişmektedir. Aşının 0, 2. ve 6. ayda olmak üzere 3 doz olarak yapılması FDA tarafından önerilmektedir. Bir diğeri ise Bivalan (ikili) HPV aşısı olan Cervarix, HPV duyarlı bireyler için %93 civarlarında koruma sağlamaktadır.

Güncel olarak aşı olmak ya da aşıyı çocuklarına yaptırmak isteyen insanlar, aşılara ücretlerini ödeyerek ulaşabilmektedir. Aşının ücreti ne yazık ki artan döviz kurları ile birlikte sürekli yükselmektedir. Temel ihtiyaçlarını bile zor karşılayabilen insanlar için HPV aşısını yaptırmak bir lükstür. Esas olan kamu destekli ve ücretsiz bir aşıya erişimin sağlanmasıdır.

HPV’ye karşı korunmada ve tanı almada cinsel sağlık eğitimi, korunma yöntemleri ve taramalar, ayrıca toplumda HPV aşı farkındalığı oluşturmak da aşıya erişim kadar önemlidir. Eğitim- öğretim sistemimizde bilimsel ve kapsayıcı cinsel ve üreme sağlık eğitimi bulunmalı, okul öncesi dönemden itibaren müfredatta yer almalıdır.

HPV aşısı ile ilgili toplumumuzda aşının yapılmış olmasının gençlerin daha rahat ve hızlı bir cinsellik yaşayacağına dair yaratılan büyük bir yanılgı söz konusudur. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aşılamada “cinsiyet, yaş ayrımcılığı ve medeni hal” kıstaslarının getirileceğine dair açıklaması da bu yanılgı ile ne yazık ki örtüşmektedir. Bu durum dinsel referanslar üzerinden cinsel sağlık ve üreme sağlığı politikalarının konsolide edilmeye çalışılmasıdır. Dinci-gerici sağlık politikaları ile insan yaşamı tehlikeye atılmaktadır.

Bir başka konu ise sağlığın piyasa koşullarına terk edilmesiyle ilişkilidir. Aşıya erişimle ilgili ekonomik eşitsizlik aynı zamanda sınıfsal eşitsizlikleri de ortaya çıkarmaktadır. AŞI BİR KAMUSAL HAK, AŞIYA ERİŞİM DE BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR.

Erken yaşta bağışıklık cevabının daha yüksek olması sebebiyle HPV aşılamaları çocuk yaşta yapılmalıdır; nitekim 100’den fazla ülkenin ulusal aşı takviminde de bu şekilde uygulanmaktadır. Ayrıca Ulusal Kanser Tarama Programı’nda bulunan rahim ağzı kanseri taramaları da ihmal edilmemelidir.



Sonuç olarak HPV aşısı ulusal aşı programına alınmalı; aşılanacak gruplar için tıp mensupları ve meslek örgütleri tarafından belirlenen bilimsel kriterler dışında hiç bir kriter uygulanmamalıdır.

Ankara Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu

Makaleye Dön
3-02-2023, 13:58