6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri Kapsamında Malatya ve Kahramanmaraş İSİG Durumunu Değerlendirme Raporu


1. Deprem
2. Demografik Durum
3. İşgücü Kompozisyonu
4. Ekonomik Göstergeler: Üretim ve İhracat
5. Sağlık Altyapısı
6. Malatya ve Kahramanmaraş’ta İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği
6.1. Kavramlara Dair
6.2. Deprem ve İş Cinayetleri
6.3. Deprem, Asbest, Çevre ve Halk sağlığı


EK 1. Ankara Tabip Odası 18-19 Şubat Malatya ve Kuzey Maraş İnceleme Raporu

Rapor Tarihi: Kasım 2023


***


1. Deprem

6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye saati ile 04:17’de ve 13:24’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan Mw7.7 (odak derinlik=8,6km) ve Mw7.6 (odak derinlik=7km) büyüklüklerinde iki deprem meydana gelmiştir. 20 Şubat 2023 tarihinde Türkiye saati ile 20:04’te merkez üssü Hatay Yayladağı olan Mw6.4 büyüklüğünde yine bir deprem meydana gelmiştir. Söz konusu depremler Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır, Adana, Kilis ve Elazığ illerinde farklı büyüklüklerde can ve mal kayıplarına neden olmuştur.

Yaşanan depremler sonucunda 50 binden fazla insan hayatını kaybetmiş, 500 binden fazla bina hasar görmüştür. Depremin etkilediği 11 ilde iletişim, enerji, üretim, lojistik alt yapıları zarar görerek önemli maddi kayıplar oluşmuştur.

2. Demografik Durum

Depremden etkilenen 11 ilin toplam nüfusu 2022 yılı için 14.013.196 kişi olarak kaydedilmiştir. Bu nüfus, Türkiye demografisinin yüzde 16,4’üne tekabül etmektedir. Nüfusun 13.553.283 kişisi (toplamın yüzde 96,7’si) il ve ilçe merkezlerindeki ikamet ederken, kalan kısım belde ve köylerde yaşamaktadır (459.913 kişi ve toplamın yüzde 3,3’ü-büyükşehirlerin kırsal mahallelerdeki nüfus hariç). Ayrıca deprem bölgesinde 1.738.035 kişi geçici koruma kapsamında göçmen nüfus ikamet etmektedir.

Tablo 1. Deprem İli Nüfus Yapısı

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri Kapsamında Malatya  ve Kahramanmaraş İSİG Durumunu Değerlendirme Raporu


Bölgede kayıtlı olan engelli sayısının 1.414.643’ü erkek, 1.097.307’si kadın olmak üzere toplam engelli sayısı 2.511.950’dir. Ağır engeli olan kişi sayısı 775.012’dir. Bölgede, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı 66 engelli ve yaşlı bakım merkezinde 5.252 kişi hizmet almaktadır.

3. İşgücü Kompozisyonu

2021 yılı verilerine göre 11 ili kapsayan afet bölgesinde 3,8 milyon kişi istihdamda olup bölge istihdamının ülke istihdamı içerisinde payı yüzde 13,3’tür. İşgücünün 2,3 milyonu kayıtlı, 1,5 milyonu ise kayıt dışı çalışmaktadır. Afet bölgesi genelinde istihdamın kayıt dışılık oranı yüzde 39 seviyesindedir.(1)

Tablo 2. Temel İşgücü Göstergeleri



Bölgede cinsiyetler arasında işgücüne katılım ve istidam oranları arasında büyük farklar görülmektedir. Bölge illerinde erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 70,3 iken bu oran kadınlarda yüzde 32,8’dir. İstihdam oranları sırasıyla erkeklerde yüzde 62,8, kadınlarda yüzde 28’dir. Bölgedeki işsizlik oranları ise erkekler için yüzde 10,7, kadınlar için yüzde 14,7’dir. Bölgede 622.384 kişi kayıtlı işsiz durumundadır.(2)

Afet bölgesindeki 7 il başta olmak üzere 69 ilde istihdam yıllık olarak gerilerken kadın çalışan sayılarındaki daralmalar genel eğilimin üzerinde seyretti. Hatay 55.270 (yüzde 28,3), Kahramanmaraş 42.215 (yüzde 24,6), Malatya ise 23.242 (yüzde 19,9) yıllık çalışan kaybı ile istihdamı hızlı daralan ilk üç il oldu. Bu illeri 5.460 ile Ağrı (yüzde 16,7), 3.784 ile Hakkâri (yüzde 14,5) izledi. Elazığ (yüzde 5,4) ve Urfa (yüzde 5) da deprem bölgesinde olan ve istihdam kaybı yaşayan diğer iller oldu. Bunun yanı sıra, deprem sonrasında kadın istihdamındaki düşüşün 346.002’ye ulaştığı, toplam içindeki payınınsa son dört ayda yüzde 34’ten yüzde 32,8’e gerilediği görüldü. Yıllık olarak değerlendirildiğinde kadın istihdamı en hızlı daralan iller Ağrı (yüzde 37,9), Hatay (yüzde 34,8), Kahramanmaraş (yüzde 31), Ardahan (yüzde 29,3) ve Malatya (yüzde 27,2) oldu. Ayrıca, son bir yılda iş yeri sayısı Adana ve Urfa dışında tüm deprem illerinde geriledi. En hızlı düşüşler yüzde 40,6 ile Hatay (11.194), yüzde 40,2 ile Malatya (5.612), yüzde 34,3 ile Ardahan (2.958) ve yüzde 33,2 ile Kahramanmaraş’ta (6.250) gerçekleşti.(3)

Ocak-Ağustos 2023 döneminde, deprem bölgesinde yer alan 11 ilde işsizlik ödeneği başvuruları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 arttı. En hızlı artışlar Hatay (yüzde 116,3), Kahramanmaraş (yüzde 87,3), Malatya (yüzde 72,6) ve Adıyaman (yüzde 72,1)’da gerçekleşti. Söz konusu dönemde Türkiye genelindeki değişim yüzde -0,4 olarak negatif yönde gerçekleşti. İşsizlik ödeneği başvurularının ilgili ilin sigortalı-ücretli istihdamına oranları incelendiğinde tüm deprem illerinde Türkiye ortalamasının (yüzde 6, 8) üzerinde olduğu, en yüksek değerlerin de yine Hatay (yüzde 19,5), Kahramanmaraş (yüzde 18,9), Malatya (yüzde 17,4) ve Adıyaman’da (yüzde 14,7) gerçekleştiği görüldü.(4)

4. Ekonomik Göstergeler: Üretim ve İhracat

Deprem bölgesindeki illerin toplam milli gelirden aldığı pay yüzde 9,8 iken, tarım, sanayi ve imalat sektörlerinin payı GSYH paylarının üzerinde yer almaktadır. 11 ilin tarım sektörünün ülke milli gelirdeki payı yüzde 15,1 ile önemli bir yere sahipken, finans ve sigortacılık sektörünün payı sadece yüzde 4,4’tür. Afetten etkilendiği açıklanan ilk 10 ilin sınırları içerisinde, ülke çapındaki toplam girişimlerin yüzde 11,7’si, gelir vergisi faal mükelleflerinin yüzde 11,1’i, kurumlar vergisi faal mükelleflerinin yüzde 9,2’si ve KDV faal mükelleflerin yüzde 10,5’i bulunmaktadır. Deprem afetine maruz kalan iller, ülke çapındaki bitkisel üretimin yüzde 20,9’unu, tahıllar ve diğer bitkisel üretiminin yüzde 12’sini üretirken, toplam işlenen tarım alanının yüzde 14,5’ine, büyükbaş hayvanların yüzde 12’sine ve küçükbaş hayvanların 16,3’üne sahiptir.(5)

Bölgede; tarımda 6.946, sanayide 61.452, inşaatta 35.690 ve hizmet sektöründe 434.283 olmak üzere toplam 538.371 işletme bulunmaktadır. Bu işletmelerin büyük çoğunluğu (yüzde 80) hizmet sektöründe faaliyet göstermektedir. İstanbul Sanayi Odası 2021 araştırmasına göre, Depremden etkilenen illerde Türkiye’nin en büyük ilk bin sanayi kuruluşu arasında ilk 500’de 71, ikinci de 82 olmak üzere toplam 153 işletme yer almaktadır.(6)

Tablo 3. 11 İlin Milli Gelir İçerisindeki Payı, 2011-2021



Deprem öncesinde afet bölgesinde yer alan iller toplam ihracatın yüzde 8,6’sını gerçekleştirmektedir. TÜİK verilerine göre 2022 yılında yaklaşık 22 milyar dolarlık ihracatın 11,2 milyar dolar ile yarısından fazlası Gaziantep tarafından yapılırken, Hatay 4, Adana 3,1 ve Kahramanmaraş 1,4 milyar dolar ihracat yapmıştır. Hububat, bakliyat, yağlı tohum ve mamulleri, çelik, tarım ürünleri, tekstil ve hammaddeleri, hazır giyim ürünleri başlıca ihracat kalemleridir.

Tablo 4. İllere Göre İhracat, 2022



Depremler sanayi tesislerinde ve sabit yatırımlarda yapısal hasarlara neden olduğu gibi (makine ve teçhizatlar kullanılabilir olsa da) fiziksel sabitliğini kaybetmiş ve birçoğunun yeniden ayarlanması gerekmektedir. Sanayi işletmelerinde en büyük kayıp işgücü tarafında yaşanmış olup, işgücünün bir kısmı can kaybına uğramış ve geriye kalan işgücü mali hasar ve psikolojik gerekçelerle daha güvenli illere göç etmişlerdir. Sanayi sermayesi sahipleri depremin ilk bir ayı içerisinde işgücünün ancak üçte birinin ulaşılabilir olduğunu bildirmiştir. Deprem sonrası iç göçün yoğunlaştığı bölgeler İç Anadolu, Karadeniz, Kuzey Batı Marmara ve Akdeniz’dir. Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun 2021 yılı fiyatlarına göre yaptığı Makro Ekonomik Etki Analizine göre 4 milyar dolarlık işgünü kaybı hesaplanmıştır.

Grafik 1. Deprem Hasar Tahminleri



Ticaret Bakanlığı, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya'da deprem sonrasında ihracatta önemli ölçüde gerileme meydana geldiğini açıkladı. Bakanlığın Genel Ticaret Sistemi’ne dayalı değerlendirmesine göre depremin ihracata ilk etkisi 1,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatçı firmaların kanuni merkezlerine göre illerin ihracat rakamlarını veren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre sadece depremlerin gerçekleştiği şubat ayında 11 ilin ihracatı ocak ayına kıyasla yüzde 33,8 ile düşmüş ve 502 milyon dolar azalmıştır. Aynı verileri 2022’nin Şubat ayına göre kıyasladığımızda ihracat rakamları toplamda yüzde 42,3 düşmüş ve 722 milyon dolar azalmıştır. Geçen yıl Şubat ayına kıyasla Hatay ilinin ihracatı yüzde 64, Kahramanmaraş yüzde 61, Malatya 51, Elazığ yüzde 50 ve Gaziantep yüzde 42,4 azalmıştır.(7)

Tablo 5. İllerin Dış Ticaret İçindeki Payı (2022)


5. Sağlık Altyapısı
2022 yılı verilerine göre, Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerin yüzde 12,5’i, birinci basamak sağlık tesislerinin ise yüzde 17,5’i depremin zarar verdiği bölgede bulunmaktadır. Bölgede bulunan 8 üniversite hastanesinin toplam yatak kapasitesi 7.806’dır. Türkiye’de on bin kişiye düşen yatak sayısı 31,3 iken, bölge genelinde bu sayı 32,3 ile ortalamanın biraz üzerindedir. Ayrıca, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde hizmet veren toplam uzman ve pratisyen hekimlerin yüzde 16,5’i, diğer sağlık personelinin ise yüzde 15,5’i depremden etkilenen 11 ilde görev yapmaktadır.(8)

Liste 1. Depremde Yıkılan ve Ağır Hasarlı Olduğu İçin Yıkımı Gerçekleştirilen Hastaneler

• Depremde; Hatay’da İskenderun Devlet Hastanesi A Blok yıkıldı.
• Depremde; Antakya Devlet Hastanesi yıkıldı.
• Depremde; Hatay’da Özel Akademi Hastanesi yıkıldı.
• Depremde; Hatay’da Özel Doğu Akdeniz Hastanesi yıkıldı.
• Depremde; Malatya’da Divan Hastanesi yıkıldı.
• Depremde; Adıyaman’da Eğitim ve Araştırma Hastanesi ağır hasar aldı.
• Depremde; Adıyaman’da Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ağır hasar aldı.
• Depremde; Adıyaman’da Çelikhan Devlet Hastanesi ağır hasar aldı.
• Depremde; Adıyaman’da Besni İlçe Sağlık Müdürlüğü ağır hasar aldı.
• Depremde; Adana’da Çukurova Üniversitesi-Balcalı Hastanesi ağır hasar aldı.
• Depremde; Kahramanmaraş Necip Fazıl Kısakürek Şehir Hastanesi depremde hasar aldı.
• Depremde; Mersin Şehir Devlet Hastanesi'nin dış cephe kaplaması hasar aldı.
• Depremden sonra; hasar gören Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi 16 gün sonra tahliye edildi (21.02.2023)
• Depremden sonra; hasar gören Gaziantep Doktor Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yıkımına başlandı (31.08.2023)
• Depremden sonra; hasar gören Harran Devlet Hastanesi yıkılacak (19.09.2023)
• Depremden sonra; hasar gören Erzin Devlet Hastanesinin kontrollü yıkımı gerçekleştirildi (16.10.2023)

6. Malatya ve Kahramanmaraş’ta İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

6331 Sayılı İSG Yasası’nın uygulanmaya başlandığı 2013 yılından itibaren bugüne (2023 yılının ilk dokuz ayı dâhil), Malatya ve Kahramanmaraş’ta işçi sağlığı ve iş güvenliği alanının en görünür sonucu olan işçi ölümlerini; yıllara, işkollarına, nedenlerine, cinsiyetlere, yaş gruplarına, ilçelere ve depremin etkisine göre inceleyeceğiz.

6.1. Kavramlara dair
İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanına dair raporda kullandığımız kavramları kısaca açıklayalım:

• Yasalarımıza göre “iş sağlığı” kavramı kullanılmaktadır. Ancak bu kavram işçinin değil işin sağlığını yani işletmenin verimliliğini, kârlılığını hedefleyen bir anlayışı ifade etmektedir. Oysa işçilerin sağlığı her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce gelir. Bu yüzden “iş sağlığı” yerine “işçi sağlığı” kavramını kullanıyoruz.

• Temel kriterimiz “bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğu”dur. İşçi ölümlerinin önlenebilir olması yüzünden yaşananları “iş kazası” değil “iş cinayeti” olarak tanımlıyoruz.

• Raporumuzdaki bilgiler İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin açıkladığı “iş cinayetleri raporları”na dayanmaktadır. İSİG Meclisi, 2011 Mart ayından beri faaliyette olan ulusal düzeyde birçok sendikanın ve meslek örgütünün kurumsal olarak katıldığı; işçilerin, hekimlerin, mühendislerin, akademisyenlerin, basın emekçilerinin, işçi ailelerinin vd. bireysel olarak yer aldığı işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında veri temelli bilgi üreten bir ağ örgütlenmesidir.

• İSİG Meclisi, kısıtlı imkânlarıyla derlediği iş cinayetleri raporlarında işçi ölümlerinin bir kısmına ulaşarak kayıt altına alabilmektedir. Bu yüzden “en az” vurgusu yapılmaktadır. Yoksa öğrenilemeyen işçi ölümleri ve neredeyse hiç kayıt altına alınmayan meslek hastalıklarını düşününce iş cinayetleri bilinenin çok üzerindedir. Bu kısıtlılığa rağmen ulaşılan iş cinayetleri sayısı SGK verilerinden fazladır.

Grafik 2. Malatya ve Kahramanmaraş’ta İş Cinayetlerinin Yıllara Göre Dağılımı (2013-2023)



Malatya’da 2013 yılında en az 19 işçi, 2014 yılında en az 9 işçi, 2015 yılında en az 19 işçi, 2016 yılında en az 21 işçi, 2017 yılında en az 24 işçi, 2018 yılında en az 14 işçi, 2019 yılında en az 17 işçi, 2020 yılında en az 30 işçi, 2021 yılında en az 21 işçi, 2022 yılında en az 19 işçi ve 2023 yılının ilk dokuz ayında en az 39 işçi çalışırken hayatını kaybetti.

Kahramanmaraş’ta 2013 yılında en az 22 işçi, 2014 yılında en az 21 işçi, 2015 yılında en az 17 işçi, 2016 yılında en az 16 işçi, 2017 yılında en az 24 işçi, 2018 yılında en az 21 işçi, 2019 yılında en az 11 işçi, 2020 yılında en az 38 işçi, 2021 yılında en az 34 işçi, 2022 yılında en az 21 işçi ve 2023 yılının ilk dokuz ayında en az 81 işçi çalışırken hayatını kaybetti.

Yani yaklaşık on bir yılda Malatya’da en az 232 işçi ve Kahramanmaraş’ta en az 306 işçi hayatını kaybetti.

Grafik 3. Malatya ve Kahramanmaraş’ta İş Cinayetlerinin İşkollarına Göre Dağılımı (2013-2023)




Malatya ve Kahramanmaraş, işçi sağlığı iş güvenliği alanında genel olarak benzer özellikler göstermekle beraber bazı nüanslar da vardır.

1- İki şehirde de iş cinayetlerinin yarıdan fazlası tarım ve inşaat işkollarında meydana gelmektedir. Diğer yandan iş cinayetlerine sektörel olarak bakmak gerekir. Malatya’da işçi ölümlerinin yüzde 28’i tarım, yüzde 23’si inşaat, yüzde 7’si sanayi, yüzde 15’si taşımacılık ve yüzde 27’si hizmet sektöründe; Kahramanmaraş’ta ise işçi ölümlerinin yüzde 36’sı tarım, yüzde 20’si inşaat, yüzde 20’si sanayi, yüzde 6’sı taşımacılık ve 18’i hizmet sektöründe meydana gelmiştir.

2- Malatya’da şeker fabrikası ve bağlı tarımsal üretim, kayısı üretimi öne çıkmaktadır. Kahramanmaraş’ta ise Afşin-Elbistan Termik Santrali ve Kömür Havzası önemli bir yer tutmaktadır. Bu özgünlükler iş cinayetlerinde de önemli bir belirleyendir.

3- Ülkemizde iş cinayetlerinde ölenlerin yüzde 85’i ücretli, yüzde 15’i ise kendi nam ve hesabına çalışanlardır. Malatya’da iş cinayetlerinde ölen ücretlilerin oranı yüzde 79 ile Türkiye ortalamasının altında, Kahramaraş’ta yüzde 89 ile üstündedir. Bu durum Kahramanmaraş’ın Malatya’ya göre (tarım sektörü dâhil) daha çok sanayileştiğinin de bir göstergesidir.

4- Malatya’da iş cinayetlerinin nedenlerinde açık ara trafik/servis kazaları ilk sıradadır. Transit sanayi taşımacılığı ile kayısı işçilerinin, çiftçilerin ve kamu görevlilerinin ulaşımında çok sayıda ölüm yaşanmaktadır. Kahramanmaraş’ta ise yüksekten düşme ile ezilme/göçükler ilk sıradadır. Bu durum yine daha fazla sanayileşmenin bir sonucudur.

5- Malatya’da kadın işçi ölümleri tarım, eğitim ve sağlık işkollarında; Kahramanmaraş’ta ise tarım, gıda, sağlık ve konaklama işkollarında meydana gelmiştir.

6- Şeker fabrikası ve bağlı üretimin ve kayısı yetiştiriciliğinin Malatya’daki geleneksel önemi, iş cinayetlerinde de yaş grubu olarak 50 yaş ve üstünde yüksek bir orana neden olmaktadır. Kahramanmaraş’ta ise genç bir işgücü mevcuttur. Çocuk ölümleri Malatya’da tarımda, Kahramanmaraş’ta ise sanayide yoğunlaşmıştır.

7- Malatya’da Afganistanlı tarım işçisi ve Suriyeli hurdacı olmak üzere iki göçmen işçi ölümü tespit etmiş durumdayız. Kahramanmaraş’ta ise tarım ve inşaatlarda çalışan sekizi Suriyeli biri Afganistanlı dokuz göçmen işçi ile orman yangını söndürme ekibinden beş Rusyalı personelin ölümünü kayıt altına aldık. Genel olarak da Kahramanmaraş’ta iş gücü içinde yoğun bir Suriyeli göçmen nüfusu gözlemlemekteyiz.

8- Anadolu şehirleri genelde iki-üç merkez ilçe ve buna bağlı bir üretimin, yaşamın şekillenmesine sahne olmaktadır. Malatya’da Yeşilyurt ve Battalgazi merkezli bir şehirleşme mevcuttur. Yükselen inşaatların ve organize sanayi bölgelerinin adresi de burasıdır. Kahramanmaraş’ta da benzer bir şekilde aynı durum Dulkadiroğlu ve Onikişubat ilçeleri için geçerlidir. Bu şehirdeki istisna Afşin-Elbistan’ın enerji merkezi olması nedeniyle olan önemidir.

9- Grafik 1’de de görüldüğü gibi 2020 ve 2021 yıllarında iş cinayetlerinin kısmi artışının nedeni Covid-19’dur. Türkiye’de 11 Mart 2020’de koronavirüs pandemisi ilan edilmiş ve Nisan 2022’ye kadar resmi verilere göre yüz binin üzerinde kişi hayatını kaybetmiştir. Covid-19 sonucu ölümler de sağlık işkolu dışında tespit edilememişti. İSİG Meclisi ise kimlik bilgisine ulaştığı yaklaşık on bin kişinin üye oldukları meslek örgütleri ve sendikaları ile mesai arkadaşları, ailelerinin vd. verdiği bilgiler ışığında çalışırken Covid-19’a yakalanan ve bu nedenle hayatını kaybeden, sayısı bin dört yüzü aşan çalışanların olduğunu ölüm tespit etmiştir. Bu bilgiler ışığında tespit ettiğimiz kadarıyla Covid-19 nedeniyle Malatya’da ve Kahramanmaraş’ta 17’şer işçi hayatını kaybetti.

6.2. Deprem ve İş Cinayetleri

6 Şubat 2023’te saat 04.17’de Pazarcık’ta 7,7 ve saat 13.24’te Elbistan’da 7,6 büyüklüğünde on bir şehrimizi (Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Gaziantep, Malatya, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Şanlıurfa, Kilis ve Elazığ) etkileyen iki deprem meydana geldi. Devamında da artçı depremler azalarak da olsa hala devam ediyor. Şu ana kadar resmi verilere göre elli binin üzerinde kişi hayatını kaybetti, yüzbinlerce kişi yaralandı.

Bu noktada depremde ölenlerden kimlerin iş cinayeti kapsamına girdiğini belirtmek gerekir. Deprem esnasında işyerinde ya da patronun talimatıyla bölgede olan (geçici görevlendirme, seminer vb. faaliyetler nedeniyle) bütün işçilerin ölümü iş cinayeti (resmi terimle iş kazası) kapsamına girer. Yine bazı hastanelerin veya belli bölümlerinin yıkıldığını biliyoruz. Ayrıca yıkılan otel, lokanta, oto tamir, belediye, genel işler vb. işyerleri var. Buralarda gece vardiyasında çalışırken hayatını kaybeden tüm işçiler de yine bölgedeki otellerde eğitim seminerleri ve geçici görevlendirme ile kalırken hayatını kaybeden işçi arkadaşlarımız da iş cinayetleri kapsamındadır.

Öncelikle belirtmemiz gerekiyor. Depremde birçok işçi arkadaşımız (evde veya iş cinayeti kapsamında) hayatını kaybetti. Kalanlar yakınlarını kaybetti, evleri yıkıldı ve bu sürecin tüm psikolojik yüküyle karşı karşıyalar. Diğer yandan da geleceksizlik, güvencesizlik içinde bir hayat sürdürülmeye çalışılıyor. Bunlara ilaveten depremi takip eden günlerde “işe gelmeyen işçilerin işten çıkarılması”, “depremde hasar alan işyerlerinde üretime devam edilmesi”, “çalışma baskısı” gibi birçok uygulama ile de karşılaştık.

Tespit edebildiğimiz kadarıyla çoğunluğu otellerin çökmesi nedeniyle Malatya’da 16 işçi ve Kahramanmaraş’ta 68 işçi deprem esnasında hayatını kaybetmiştir. (Özellikle Malatya’da Kırçuval Otel, Kahramanmaraş’ta ise Kazancı Otel ve Otel Arıkan’da) Ancak deprem o kadar yıkıcıydı ki devlet dışında hiçbir kurumun araştırmaları ile ölen işçilerin gerçek sayısının öğrenilebilmesi mümkün değildir. Bu yüzden emekten yana olan milletvekillerinin TBMM’de konu ile ilgili önerge vermesi (bir ihtimal cevap verilirse) önemlidir.

Bir husus da deprem sonrası kurtarma ve dayanışma faaliyetleri için bölgeye gidenlerin ölümleridir. Yardım malzemeleri götürürken trafik kazası geçiren nakliyeciler ve arama-kurtarma görevi yaparken kalp krizi geçirip hayatını kaybedenler kayıtlarımızda yer almaktadır.

Diğer bir husus da deprem nedeniyle ağır hasar alan işyerlerinde “malları” kurtarmak için yapılan işlerde insan sağlığına önem verilmemesidir. Örneğin Kahramanmaraş’ta depremlerde ağır hasar alan tencere, tabak üreten metal fabrikasında patronun görevlendirmesiyle ürünleri çıkarırken “önce iş güvenliği” yazan tabelanın çökmesi sonucu kolon ve tavanın altında kalan iki işçi hayatını kaybetti.

Son bir husus da deprem nedeniyle bölgeden göç etmek zorunda kalan işçilerin çalışma ve yaşam koşulları ile ilgili. Bu konuda pek bir bilgi yok ama örneğin basında da geniş bir şekilde yer bulan Derince Limanı TMO patlaması ve Aliağa Kardemir’de tır devrilmesi olaylarında ölen işçilerin deprem sonrası göç edip geldikleri ve kısa bir süre önce işe başladıkları bilgilerine yer verilmişti.

Deprem sonrası yıkım ve bina inşaatlarında sık sık işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uyulmadığını gözlemliyoruz. Bu noktada gerek bina yıkımı yapan iş makinesi operatörlerinin gerek bina yapımında çalışan işçilerin ölümlerini tespit ediyoruz. Diğer yandan olağanüstü bir süreç yaşadığı için deprem bölgesindeki işçi ölümlerine dair bilgi alma olanaklarının da daha kısıtlı olduğunu belirtmek gerekiyor.

6.3. Deprem, Asbest, Çevre ve Halk sağlığı

Pazarcık ve Elbistan depremleri sonrası yıkım, enkaz kaldırma, depolama ile tekrar gündeme gelen asbest sorunu esasen yıllardır (özellikle kentsel dönüşüm ve gemi söküm süreçleri ile birlikte) bir işçi-halk sağlığı sorunu olarak karşımızda duran ve üzeri örtülen bir konu. Asbest yıllarca bina yapımında kullanıldı: Çatı, yer ve tavan kaplamaları, yalıtım amaçlı püskürtme kaplamalar, yangına dayanıklı yalıtım panelleri, kaloriferler, kazanlar, asbestli çimentodan imal edilmiş ürünler, conta elemanları, atık su boruları ve derzlerde.

Bu noktada, deprem bölgesinde yıkım, enkaz kaldırma ve depolama süreçlerinde vereceğimiz mücadele, uzun vadede yüz binlerce insanımızın sağlığını ilgilendirmektedir. Şu an için asbest içeren büyük bir enkaz (ki toplamının Erciyes Dağı boyutlarında olduğu tahmin ediliyor), uygun olmayan bir yıkım ve enkaz kaldırma faaliyeti ile atıkların atıldığı yerlerin uygun olmadığını, profesyonel ekiplerin çalışmadığını, asbest kaldırma faaliyetlerine uygun davranılmadığını, en basit önlem olan yüksek koruyucu maskelerin bile kullanılmadığını gözlemliyoruz. Konuya dair bir çalışmanın Malatya’da da (keza Kahramanmaş’ta) yapılması acil bir zorunluluktur.

EK 1.

Ankara Tabip Odası (ATO) Yönetim Kurulu Üyelerinden oluşan heyet, 6 Şubat depreminin etkilerini yerinde gözlemlemek için Malatya ve Kahramanmaraş’ta 18-19 Şubat 2023 tarihlerinde incelemede bulundu.

18-19 Şubat Malatya ve Kuzey Maraş İnceleme Raporu

6 Şubat 2023 Pazartesi günü, saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7.7 büyüklüğünde ve ardından saat 13.24’te Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi merkezli 7.6 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmiş; Depremler sonucu, Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde yaygın bina göçmelerine ve ağır bina hasarlarına yol açmış, on binlerce yurttaşımız hayatını kaybetmiştir.

Deprem haberinin alınmasının ardından ATO olarak üyelerimize gönüllü hekim ve yardım malzemeleri çağrısı yaptıktan sonra hekimlerin, oda aktivistlerinin, gönüllü kurumların, tıp fakültesi öğrencilerinin yardımları ile toplanan malzemeler, ilaçlar Hatay iline ve Samandağ Devlet Hastanesi (DH)’ne gönderildi. 12 Şubat 2023’te Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi depremden etkilenen bölgeleri üç büyük tabip odasıyla ilişkilendirdi. Malatya ili ve kuzey Kahramanmaraş (Göksun, Afşin, Elbistan, Nurhak, Ekinözü) Ankara Tabip Odası bölgesi olarak belirlendi. Bunun üzerine bölgeyle ilişki kurularak Malatya Tabip Odası’na, belirtilen ihtiyaç çerçevesinde ilk etapta sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere konteyner, ayrıca bölgede koordinasyonda kullanılmak üzere de Bolu Tabip Odasıyla birlikte karavan ulaştırıldı. TTB Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Kolu (ODSH)’ndan meslektaşlarımız halen Malatya ilinde incelemelerini ve raporlandırma çalışmalarını sürdürmektedir.

18-19 Şubat 2023 tarihlerinde ise TTB tarafından görev ve sorumluluğumuza verilen Kahramanmaraş (kuzey) ve Malatya illerinde incelemelerde bulunmak üzere ATO Yönetim Kurulu olarak bölgeye gittik ve Kahramanmaraş’a bağlı Göksun, Afşin, Elbistan, Nurhak ilçeleri ile Malatya merkez, Doğanşehir ilçesini ziyaret ettik.

KAHRAMANMARAŞ-GÖKSUN
Göksun’un, depremden en çok etkilenen ilçelerden biri olduğu görülmüştür. Özellikle Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğündeki depremden oldukça etkilenmiştir. Yaklaşık 200 ölümün gerçekleştiği Göksun’da ATO heyetine gönüllü hekimlerin, sağlık çalışanlarının en hızlı şekilde ulaşan ve organize olan ekipler olduğu ancak bunun dışında kalan devlet organizasyonlarının iki gün boyunca ortada olmadığı iletilmiştir. İlk 36 saat hiçbir yardım ulaşmamış, iletişim eksikliği yoğun olarak yaşanmış. Daha sonra su, yiyecek, giyecek gibi ihtiyaçlar giderilmiş.

İlçe devlet kurumlarıyla birlikte sağlık çalışanları da Millet Bahçesi’nde bulunan bir binada hizmet veriyor, konaklama ve diğer ihtiyaçlarını burada karşılıyorlardı. Ortak bir alanda yerlere serilmiş yataklarda uyuyorlar, ancak banyo ihtiyaçlarını gideremiyorlardı.

Göksun DH’i kısmen sağlam görünüyor ve acil hizmet sunabiliyordu. Isınma ve su sorunu çözülmek üzere olan hastanede, İlk günlerde koordinasyonsuzluk sebebiyle sağlık çalışanları üst üste nöbetler tutmak zorunda kalmış ancak daha sonra gelen gönüllü hekimler önemli ölçüde sorunu çözmüş. Diyaliz hastaları, palyatif ve yatan hastalar durumlarına göre ya yakın hastanelere sevk edilmiş ya da taburcu edilmiş.

İlçe merkezinde 3 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) olmak üzere toplam 7 ASM var. İlçe merkezinde bulunan 1 No’lu ASM sağlam gözüküyor, 2 No’lu ASM apartman altında ve henüz deprem raporu alınmamış, 3 No’lu ASM ise hafif hasarlı. Hiçbirinde hizmet verilmiyor. Sadece merkez dışında yer alan Ercek’teki ASM’de hizmet veriliyor.

Sağlık çalışanları konteyner banyo ve Yalıkavak için konteyner ASM ihtiyacı olduğunu ifade ettiler.

KAHRAMANMARAŞ-AFŞİN
Afşin ilçesi de Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğündeki depremden daha fazla etkilenmiş görünmektedir. Binaların çoğu yıkılmış veya kullanılamaz durumda. Genelde 30 yıl ve üzeri binaların zemin ve 1.katları çökmüş. 205 ölü, 700 civarında yaralı var.

Afşin DH sağlam, deprem sonrasında su ve elektrik kesilmemiş, doğalgaz ise 1 gün sonra bağlanmış. Şu an sıcak su da var. Aydın Kuşadası devlet hastanesi başhekimi görevlendirilmiş. Ameliyatlar ve diş dahil poliklinik hizmeti veriliyor, yoğun bakım açık, palyatif bakım ise kapalı. Laboratuvarlar, Tomografi ünitesi de çalışır durumda. Gönüllü hekimler ile kadrolu hekimler haftalık olarak dönüşümlü çalışıyorlar. Gönüllü hekimler hastanede kalıyor. Yakında bulunan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin yatakhane olarak kullanılabilmesi için çalışmalar başlanmış. Başhekim hastaneye kısa sürede gönüllüleri (hekim, sağlık çalışanı, yemekhane ve temizlik elemanları...) ile ulaşan, sağlık hizmetlerinin ilk etapta sunulmasında çok önemli katkıları olan Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne Afşin DH adına teşekkür edilmesini talep etti.
İlçe Sağlık Müdürlüğü binası sağlam, koordinasyon buradan sağlanıyor. İlçede 13 ASM mevcut 6 tanesi aktif olarak çalışıyor. 3 tane çadırda da sağlık hizmeti veriliyor.

Millet Bahçesi’nde Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi sahra hastanesi kurmuş, Günlük 100-150 hastaya bakılıp reçeteleri karşılanıyor. En büyük sorun çadır kentlerdeki Karbon Monoksit zehirlenmesi riski, tuvalet ihtiyacı. Soğuk yaşam koşullarını çok zorlaştırıyor.

KAHRAMANMARAŞ – ELBİSTAN
Kentteki binalar her yerde olduğu gibi harap olmuş durumda, ancak Elbistan DH’de sismik izolatör bulunduğu ve deprem sırasında çok efektif olduğu için hastane binası çok iyi durumda. Sağlık personeli aileleriyle hastanede kalıyor. Malzeme ve personel eksikliği yok. Bölgenin sağlık hizmeti ihtiyacını karşılıyor. Kalan sayısı çok fazla olduğu için yatakhane amaçlı konteyner ihtiyacı var.

3 tane çadır kentte sağlık üniteleri mevcut. En gelişmiş olanı Trakya Üniversitesinin kurduğu sağlık ünitesi. Bu çadırkentte ayrıca UMKE ile Çocuk ve Ergen Psikiyatri Ünitesi hizmet veriyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatri Ünitesi’nde Elbistan DH doktoru ile gönüllü psikiyatr hekimler İzmir Behçet Uz Hastanesi’nden çocuk psikiyatri doçenti tarafından hizmet sağlanıyor. Bu üniteler ASM’lerin sağlık hizmeti sunumunu üstlenmiş durumdalar.

27 ASM var, çoğunun incelemesi yapılmamış, 1-2 ASM dışında hiçbiri faaliyette değil. Bağışıklama için ilçe sağlık müdürlüğü ile koordineli çalışılıyor.

Ayrıca Cemevinde ATO ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’na üye gönüllü hekim ve sağlık çalışanları sağlık hizmeti sunuyor ve ilaç temini yapıyor.

KAHRAMANMARAŞ –NURHAK
Nurhak Entegre DH hasarlı, hizmet veremiyor.1 tane çadırda 1 tane de konteynerde gönüllü sağlık çalışanları tarafından hizmet verilebiliyor. Entegre Devlet Hastanesi içinde bulunan aile sağlığı merkezi dâhil üç ASM’den Kullar Beldesindeki ASM aktif durumda. Yurttaşlara yönelik belediye ve gönüllü kuruluşların faaliyetlerinin daha düzenli olduğu gözlemlendi.

MALATYA-DOĞANŞEHİR
İlçe depremden çok fazla etkilenmiş, binaların büyük çoğunluğu oturulamaz durumda. Hastane binası 1 yıl önce kullanıma girmiş. Binada sismik izolatör de mevcut olmasına karşın kullanımına uygun teknik donanım yapılmadığı için çok hasar mevcut. Acil hizmeti veriliyor. Diyaliz hastaları sevk ediliyor, poliklinik hizmeti verilemiyor. İlaçlar mobil eczanelerden karşılanıyor.
Depremden sonra spor salonunun içinde 2 aile hekimi görev yapmış ama şu an sadece eczane olarak kullanılıyor. İlçede toplam 13 aile hekimliği birimi mevcut iken şu an faal ASM mevcut değil. 4 tane konteynerde hekimler poliklinik hizmeti veriyorlar.

MALATYA MERKEZ
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hasar olmasına karşın Acil hizmeti ve bazı branşlarda poliklinik hizmeti veriliyor. Sağlık çalışanlarının bir kısmı hastanede konaklıyor. Kadın- Doğum ve Çocuk Hastanesi olarak yapılan ek bina sismik izolatörlü olduğundan hasar görmemiş, hastaları oraya nakletmişler.

ATO’ya bir firma tarafından verilen, ATO tarafından ilaç ve yardım malzemeleri ile donatılan ve Malatya Tabip Odası’na gönderilen konteynerin, AVM’nin bahçesinde bulunan AFAD çadır kentinde su ve elektrik donanımı yapılmış ve sağlık hizmeti sunumuna başlamış olduğu görüldü. 1 tane hemşire ve Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen hekim ile bulunduğu bölgede sağlık hizmeti veren tek merkez olduğu tespit edildi. Ayrıca eksik tıbbi malzemeler sağlık biriminde görev yapan hemşireye teslim edildi.

Malatya şehir merkezinde 2 büyük ilçe bulunmaktadır. Yeşilyurt ilçesinde 34 ASM mevcut olup deprem sonrası ilk günden itibaren 8 ASM ‘de; Battalgazi ilçesinde ise 30 ASM mevcut olup 7 ASM’de hizmet verilebilmektedir. Malatya‘da ASM sayısı olarak da birim olarak da %25 kapasite ile çalışılmaktadır.

Malatya ilinin Doğanşehir ilçesi hariç Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kulucak, Pütürge, Yazıhan Merkez ASM’ler açık ve faal durumdadır. Darende ilçesinde Merkez ASM dışındaki Ayvalı ve Ilıca ASM’ler de yine faal durumdadır.

KAYNAKÇA

(1) TÜİK İşgücü İstatistikleri, 2022; Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, “Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Raporu”, 2023
(2) Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, “Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Raporu”, 2023
(3) TEPAV, "İstihdam İzleme Bülteni", Temmuz 2023
(4) TEPAV, "İstihdam İzleme Bülteni", Temmuz 2023
(5) TÜRKONFED, “Kahramanmaraş Depremi Afet Raporu”, 2023
(6) Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, “Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Raporu”, 2023
(7) Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, “Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Raporu”, 2023
(8) Sağlık Bakanlığı İstatistik Yıllığı 2021; Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, “Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Raporu”, 2023
Makaleye Dön
15-02-2024, 11:24