Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışan Hekimlerin Çalışma Biçimindeki Değişikliklere İlişkin Bilgi Notu


7557 Sayılı Kanun ile 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’da yapılan değişiklikler 24.07.2025 tarihinde Resmi Gazete yayımlanmıştır. Özellikle kamuoyunda hekimlerin şirket/vergi kaydı açarak özel sağlık kuruluşlarında çalışmanın kaldırılması ve en fazla iki özel sağlık kuruluşunda çalışmayla sınırlandırılması olarak bilinen söz konusu değişikliklerin 01.06.2026 tarihinde uygulanması öngörülmektedir. Bu konuda 08.05.2026 tarihi itibariyle bir değişiklik bulunmamaktadır.

Belirtilen tarihin yaklaşması ile birlikte odamıza yeni düzenlemeler ile ilgili hekimlerimiz tarafından çok sayıda soru yöneltilmekte olup işbu bilgi notu bu konudaki soru işaretlerini gidermek amacıyla hazırlanmıştır.

1-7557 sayılı Kanun ile 1219 sayılı Kanun’un 12. Maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiş ve böylece özel sağlık kuruluşlarında, vakıf üniversitelerinde ve muayenehanelerde meslek icra eden hekimlerin en fazla iki sağlık kuruluşunda çalışabileceği hüküm altına alınmıştır:
“Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla en fazla iki sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir.”
Bu düzenlemenin ardından çeşitli il sağlık müdürlükleri tarafından gönderilen yazılara göre muayenehanelerin de bu sağlık kuruluşlarından biri olarak değerlendirildiği görülmekte olup bir hekimin muayenehane ile birlikte en fazla bir özel sağlık kuruluşunda daha ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4/1-a kapsamında olmak kaydıyla çalışabileceği anlaşılmaktadır.

2- Bir hekimin muayenehanesinin bulunmasıyla birlikte hasta teşhis ve tedavileri için özel sağlık kuruluşları ile sözleşmeler yapılması ise bu kapsamda bir “çalışma” olarak değerlendirilmemektedir. Kamuoyunda “dış doktor” olarak da adlandırılan bu uygulama yukarıdaki düzenlemede yer alan sınırlamalara dahil değildir. Yani muayenehanesi olup bir özel sağlık kuruluşunda sigortalı olarak çalışan bir hekimin aynı zamanda başka bir özel sağlık kuruluşu ile anlaşma yapmak suretiyle hasta teşhis ve tedavilerini burada gerçekleştirmesinin önünde bir engel yoktur. Bu şekilde faaliyetlerini yürüten hekimlerin ilgili ücretleri SGK’dan talep edemeyeceklerine ilişkin uygulama da değişmemiştir: “Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir.”

3- Muayenehanesi bulunmayan, ancak özel bir sağlık kuruluşunda çalışmakla birlikte 4/1-a kapsamında sigortalı olmayıp vergi açılışı veya şirket kuruluşu yoluyla makbuz/fatura düzenleyerek faaliyetlerine devam eden hekimlerimiz hakkında ise başka bir düzenleme yapılmış durumdadır. 7557 sayılı Kanun ile 1219 Sayılı Kanun’un 12.maddesine aşağıdaki düzenleme eklenmiştir:
“Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi olup olmamasına bakılmaksızın özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışır.”
Bu madde ile birlikte şirket/vergi kaydı yoluyla çalışma kaldırılmıştır. Özel sağlık kuruluşlarında çalışacak olan hekimler ancak ve ancak sigortalı olarak istihdam edilecek olup hekimlerin 4/1-a bendi uyarınca sigorta girişlerinin yaparak çalışma izni (personel çalışma belgesi) düzenlenmesi gerekmektedir. Bu konuda 01.06.2026 tarihine kadar gerekli işlemlerin özel sağlık kuruluşu tarafından yapılması gerekmektedir.

4- Bununla birlikte kimi özel sağlık kuruluşlarında hekimlerin ücretlerinin bir kısmının 4/1-a kapsamında sigortalılık üzerinden, bir kısmının ise makbuz/fatura karşılığında ödeme yapılmasına devam edilmesinin önerildiği görülmektedir. Son yasal değişikliklerin mantığına aykırı olan ve eski uygulamanın devamı niteliğini de taşıyan ve “hibrit” adı verilen bu şekilde yapılabilecek bir çalışmanın sosyal ve mali haklar açısından hak kayıpları getirebileceği gibi sosyal güvenlik ve vergi mevzuatı açısından kimi riskler barındırdığı da unutulmamalıdır.

5- Daha önce şirket/vergi kaydı yoluyla özel bir sağlık kuruluşunda çalışmakta olup artık tamamen 4/1-a kapsamında sigortalı olan hekimlere ait bu şirketlerin eğer başka bir faaliyetleri de yoksa daha sonradan Harçlar Kanunu ve Vergi Usul Kanunu kapsamında bir sorunla karşılaşmamaları açısından kapatılmaları hususunda dikkatli davranılması gerekmektedir. Nitekim son aylarda odamıza, çeşitli belediyeler tarafından ikametgahlarını aynı zamanda şirket olarak gösteren hekimlerle ilgili olarak şirket kaydı gösterilen ikametgahların işyeri olarak belediyeye bildirilmemiş olması nedeniyle vergi cezaları düzenlendiğine dair çeşitli başvurular yapılmıştır.

6- Bir özel sağlık kuruluşunda 4/1-a maddesi uyarınca sigortalı olarak çalışmaya başlayan Emekli Sandığı mensubu emekli hekimlerin ise 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 84.maddesi kapsamında almış oldukları ilave ödemeler kesilecektir. Bu konuda yaşanan mağduriyetler daha önce de dile getirilmiş olmasına rağmen bu konuda yeni bir yasal düzenleme yapılmamıştır.

7- Bir özel sağlık kuruluşunda 4/1-a kapsamında sigortalı olarak çalışma için ise ilgili branşta boş kadro bulunması gerekmektedir. Ancak bir hekimin 60 yaşını doldurmuş olması veya en az yüzde 60 oranında engelli olması halinde iki özel sağlık kuruluşunda kadro dışı çalışmaya izin verilmektedir. Bununla birlikte bir özel sağlık kuruluşunda kadrolu çalışan hekimin ikinci özel sağlık kuruluşunda kadro dışı çalışması da mümkündür.

8- Yan dal uzmanı hekimler açısından bir özel sağlık kuruluşunda ana dalda çalışmanın ancak bakanlık tarafından verilecek izne tabi olması şeklindeki uygulamada bir değişiklik yapılmamıştır. Bununla birlikte muayenehanesi bulunan bir yan dal hekiminin hastaların teşhis ve tedavisi için bir özel sağlık kuruluşu ile anlaşma yapmasında bir engel bulunmamaktadır.

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu
ATO Hukuk Bürosu

Makaleye Dön
8-05-2026, 15:24