TÜİK’in Sağlık Araştırması Derinleşen Yoksulluğun Etkilerini Ortaya Koydu |
|
TÜİK’in “Türkiye Sağlık Araştırması – 2025” verileri derinleşen yoksulluğun halk sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya koydu: 1. Beslenme Krizi ve Karbonhidrat Odaklı Beslenme Ekonomik kriz ve alım gücündeki belirgin düşüş, toplumun sağlıklı gıdaya erişimini doğrudan kısıtlamaktadır. Et, süt, süt ürünleri, yumurta gibi temel protein kaynaklarına erişimin giderek güçleşmesi, geniş kitleleri karbonhidrat ağırlıklı, düşük besin değerli ucuz gıda tüketimine yöneltmektedir. Bu durum, yalnızca bir tercih değil, ekonomik zorunluluktan kaynaklanan bir beslenme modelidir ve obezitenin temel nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. 2. Ekonomik Kaygılar ve Psikososyal Etkiler Yoksulluk ve gelecek kaygısı, bireyler üzerinde kronik bir stres faktörü oluşturmaktadır. Uyku düzensizliği, kaygı bozukluklarının hormonal denge üzerindeki olumsuz etkileri obezite ve depresyon döngüsünü tetiklemektedir. Özellikle ucuz paketli gıdalarda koruyucu, renklendirici, aroma verici olarak denetimsizce kullanılan obezojen maddelerin tüketimi de obeziteyi bireysel bir sorun olmaktan çıkarmakta, yasal düzenlemelerin önemini ortaya koymaktadır. Obezite, bu tablo içerisinde bir kilo problemi olmanın ötesinde psikolojik ve hormonal bozuklukların bir dışavurumu olarak karşımıza çıkmaktadır. 3. Sistemsel Riskler ve Koruyucu Sağlık İhtiyacı Obezite, diyabet, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklar gibi kronik rahatsızlıkların birincil risk faktörüdür. Mevcut ekonomik tabloda proteinden fakir beslenmek zorunda kalan, hareket alanı ve doğal yaşam alanları daraltılmış bir toplumun sağlığı doğrudan risk altındadır. Bugün koruyucu sağlık politikalarına ayrılan kaynakların yetersizliği, bu sorunun kronikleşmesine neden olmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin ihmal edilmesi, toplumun daha fazla hastalanmasına, sağlık sistemine olan başvuruların artmasına ve orta ve uzun vadede toplam kamu sağlık harcamalarında önelemez artışa neden olacaktır. Halk Sağlığını Koruyucu Adımlar Atılmalıdır Obezite artışıyla mücadele etmek için sadece bireysel diyet önerileri yeterli değildir. Sosyoekonomik eşitsizliklerin giderilmesi, sağlıklı gıdaya erişimin güvence altına alınması, sağlıklı kentler için yapısal değişikliklerin gerçekleştirilmesi ve koruyucu sağlık politikalarına bütçe ayrılması, halk sağlığını korumak adına atılması gereken en temel adımlardır. TUİK’in bu verileri, okullarda çocuklara verilecek ücretsiz bir öğünün sağlıklı bir gelecek için olmazsa olmaz hale geldiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Makaleye Dön |
| 3-06-2026, 15:49 |