Hekimlik Mesleğinin Onurunu ve Toplumun Sağlık Hakkını Savunmaktan Vazgeçmeyeceğiz!


Ankara Tabip Odası olarak, Şanlıurfa’da özel bir hastanede sezaryenle doğum yaptıktan sonra durumu ağırlaşan ve sevk edildiği Harran Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitiren yurttaşımızın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Meslektaşımız hakkında verilen tahliye kararı olumlu bir gelişme olmakla birlikte, soruşturma kapsamında gerekli incelemeler tamamlanmadan tutuklanması ve kimliğinin kamuoyuyla paylaşılması, hekim camiasında derin üzüntü ve ciddi kaygılara yol açmıştır. Bu üzücü olay bilimsellikten ve akılcılıktan uzaklaşan sağlık sistemindeki kronik sorunları ve hekimlik mesleği üzerindeki ağır baskıları bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Bir hekimin mesleki uygulamalarına yönelik iddiaların, bilimsel değerlendirme süreçleri tamamlanmadan ve bağımsız bilirkişi incelemeleri yapılmadan ceza soruşturmasının en ağır koruma tedbirlerinden biri olan tutuklamaya konu edilmesi başta masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı olmak üzere hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır.

Sosyolojik açısından hekimlik, doğası gereği risk barındıran, her hastanın klinik özelliklerine göre farklılık gösteren, bilimsel bilgi otoritesine ve özerkliğe dayalı bir meslektir. Tıbbi uygulamaların hukuki denetimi ancak güncel bilimsel veriler, klinik rehberler ve tıp etiği ilkeleri doğrultusunda yapılabilir. Ceza hukuku süreçlerinin ve adli yargı pratiklerinin bilimsel değerlendirme mekanizmalarının yerine geçirilmesi hem sağlık çalışanları hem de toplum sağlığı açısından telafisi güç sonuçlar doğurmakta, hekimleri ise haksız yere hedef tahtası haline getirmektedir.

Dünya Tabipler Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü, hekimlerin mesleki bağımsızlığının korunmasını güvenli sağlık hizmetinin ön koşulu olarak kabul etmektedir. Cezalandırıcı ve baskıcı çalışma ortamları hekimlerde tükenmişliği artırırken, tıbbi gerekçelerden ziyade hukuki yaptırımlardan kaçınmaya yönelik defansif tıp uygulamalarına zorlamaktadır. Hukuki endişeler genç meslektaşlarımızın üzerinde de büyük bir baskıya neden olurken, halk sağlığını doğrudan ilgilendiren kritik cerrahi ve tıbbi branşların tercih edilmemesine yol açmaktadır.

Tıp hukukunun en temel kuralı, komplikasyon ile ihmalin bilimsel yöntemlerle ayrıştırılmasıdır. Bu değerlendirme ise yalnızca ortaya çıkan sonuca bakılarak değil; olayın gerçekleştiği koşullar, hastanın klinik durumu ve bilimsel standartlar birlikte ele alınarak yapılabilir.

Mevzuata göre sağlık meslek mensuplarının tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle yürütülecek ceza soruşturmaları, 7406 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde özel bir izin prosedürüne tabi kılınmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından da belirtildiği üzere; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen Ek Madde 18 uyarınca, kamu veya özel sağlık kurumlarında görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılacak soruşturmalar Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun soruşturmaya izin vermesi halinde yürütülebilmektedir. Dolayısıyla, bir muhakeme şartı olan soruşturma izni alınmadan ilgili sağlık meslek mensubu hakkında adli süreç başlatılamayacak ve koruma tedbirlerine karar verilemeyecektir.

Özetle; sağlık hizmeti sunumundan doğan iddialarda,
Bilimsel bilirkişi incelemelerinin eksiksiz tamamlanması,
İlgili uzmanlık alanlarını kurumsal değerlendirmelerinin alınması,
• Tıbbi kayıtların bütüncül ve titiz bir biçimde incelenmesi, hukuki güvencenin ve hukukun üstünlüğünün bir gereğidir.

Hekimlerin hukuki güvenceden yoksun bırakıldığı, bilimsel gerçeklerin yerini subjektif önyargıların ve kamuoyu baskısının aldığı bir ortamda ne hekimler güven içinde çalışabilir ne de toplum nitelikli sağlık hizmetine erişebilir.

Ankara Tabip Odası olarak bu olayın takipçisi olacağımızı, tıbbi uygulamaların yalnızca bilimsel ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaya kararlılıkla devam edeceğimizi ve hiçbir meslektaşımızı yalnız bırakmayacağımızı bir kez daha belirtmek isteriz.

Ankara Tabip Odası
Makaleye Dön
18-07-2026, 11:16