Doğayı ve Yaşamı Savunmaya Devam Edeceğiz

Doğayı ve Yaşamı Savunmaya Devam Edeceğiz

AKP iktidarının bir kalkınma modeli olarak benimsediği, Türkiye’yi devasa bir açık hava şantiyesine dönüştürdüğü inşaata dayalı birikim modeli, çevre-kırımını da beraberinde getirdi. Kastamonu, Muğla, Antalya, Van, Sinop, Bartın… Her hafta bir yerden felaket haberi geliyor.

Orman arazilerinin ve dere yataklarının imara açıldığı, madenler için ruhsatlandırıldığı, derelerin ticarileştirildiği, tarım arazilerinin termik santraller, hidroelektrik santraller ve jeotermal santraller için talan edildiği, bir avuç şirketin daha çok kazanmasını kamu yararından önde gören politik anlayışın sonuçlarını yaşıyoruz.

Ülkenin bir tarafında orman yangınları devam ederken, diğer tarafında sel felaketleri yaşanıyor. Eko-sistem ve biyolojik çeşitlilik için alarm zilleri çalarken buna kulağını tıkayan iktidar, ormanlık alanların ve kıyıların ticari faaliyetlere açılması için “yangından mal kaçırırcasına” yasalar hazırlıyor ve onaylıyor.

Yangın ve sel felaketlerinde her şeyini kaybedenler devletten yardım eli beklerken, iktidar IBAN numarası göndererek vatandaşın elini cebine atmasını istiyor. Çevre-kırımına itiraz edenler, felaketlerin sorumlularının yargı önüne çıkarılmasını isteyenler, bugün İkizdere’de olduğu gibi ağacına toprağına sahip çıkanlar “suçlu” veya “terörist” ilan ediliyor.

Ülkeyi inşaat şantiyesine çevirenler, Metin Lokumcu’ların sesine kulak vermedikleri için bugün sel felaketinde 27 yurttaşımızı kaybettik.

Bugün yaşadığımız felaketin adı, sermaye felaketidir.

İklim krizinden kaynaklı felaketlerin önüne geçmek ve sonuçlarını  en aza indirgemek ekolojik bütünlüğü merkeze alan bilimsel ve demokratik politikalar ile mümkündür.

Dünya Tabipler Birliği tarafından benimsenen “Çevresel  Konularda Hekimlerin Rolü” Bildirgesi hava, su ve toprak gibi insanlığın yaşam ve sağlık için gerekli ortak kaynaklarının korunması için hekim örgütlerinin sorumluluğunu vurgulamaktadır.

Biz hekimler  bu sorumlulukla  benzeri felaketlerin bir daha yaşanmaması için doğayı ve yaşamı savunmaya devam edeceğiz.

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu