Okullar Koşulsuz Açılmalı, Eğitim Tüm Önlemler Alınarak Kesintisiz Sürmelidir

Okullar Koşulsuz Açılmalı, Eğitim Tüm Önlemler Alınarak Kesintisiz Sürmelidir

Ankara Tabip Odası, Eğitim Sen Ankara Şubeleri, Eğit-Der, Veli-Der Ankara Şubesi, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Öv-Der Ankara Şubesi, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Öğretmenleri Derneği düzenledikleri ortak basın açıklamasında eğitimin tüm önlemler alınarak kesintisiz sürmesini talep ettiler.

16 Ağustos Pazartesi günü Ankara Tabip Odası’nda düzenlenen basın açıklamasını örgütler adına ATO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Haydar Can Dokuyan okudu.

Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında ilkokulları açık ara en uzun süre kapatan ülke olduğunu belirten Dr. Dokuyan, “Dünyada AVM’ler, restoranlar, fabrikalar ve iş yerlerini açık tutarken okulları kapatan başka bir ülke bulunmamaktadır. Bu durum virüsün yayılımından ziyade Türkiye’nin bilimsel akıldan uzak hatalı pandemi politikaları ve eğitime bakış açısından kaynaklanmaktadır.” ifadelerini kullandı. Bilimsel araştırmaların ilkokulların kapalı olmasının salgının yayılmasında, bulaş zincirinin kırılmasında etkili bir yöntem olmadığını kaydeden Dr. Dokuyan, okulların kapalı kalmasının çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal gelişimlerini olumsuz etkilediğini; kısa, orta ve uzun vadede bu durumun telafisi mümkün olmayacak sağlık sorunları yaratabileceğini belirtti. Dr. Dokuyan, hem çocuk ve gençlerin hem de ebeveynlerin psikolog ve psikiyatristlere başvurularının arttığını aktarırken bunun yanında fiziksel gelişimleri etkilenen çocuklarda hareketsizliğe bağlı kas ve kemik kayıpları gelişebileceği konusunda uyardı.

Dr. Dokuyan Milli Eğitim Bakanlığı’nın  yapması gereken çalışmaları  şu şekilde sıraladı:

- Eğitimin vaka sayılarındaki dalgalanmalardan etkilenmemesi için atama bekleyen eğitim emekçilerinin  atamalarının yapılarak sınıf mevcutlarının azaltılması,

-Sınıf mevcudu yüksek olan okulların tespit edilerek bu okullarda gerekirse 7 gün eğitim yapılacak şekilde ikili ya da üçlü tam gün öğretim planlanması,

-Eğitimin aksamadan sürdürülebilmesi için ek derslik alanları oluşturulması,

-Okulların fiziksel özelliklerinin  gözden geçirilerek pencereleri açılmayan sınıfların derslik olarak kullanılmaması ve tüm derslikler için havalandırma koşullarının sağlanması,

-Hasta veya temaslı olduğu için görevine devam edemeyen öğretmenlerin ikamesi için öğretmen sayısının acilen artırılması,

-Okulların el sabunu ve maske ihtiyaçlarının şimdiden tedarik edilerek gönderilmesi,

-El yıkama imkanı ve temizlik personeli olmayan okulların tespit edilerek, bu eksikliklerin giderilmesi.
-Alt yapı ve personel eksiklerinin  giderilmesi için gerekirse ek bütçe talep edilmesi,

-Derslerde 20 dakikada bir 2 – 3 dakika süre ile tenefüslerde ise sürekli olarak dersliklerin havalandırılması,

-Bina içlerinde tüm yetişkinler ve 6 yaş üstü çocukların maske takması,

-Tüm veli, çalışan ve öğrencilerin HES kodu takibi yapılarak temaslı ya da hasta kişilerin kesinlikle okullara alınmaması.

Basın açıklamasının ardından örgüt temsilcileri söz aldılar.

  KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Sacit Ünalmış, önlemler alınmadan alelacele okulların açılmasının doğru bir politika olmadığını söyledi.  Eğer önlem alındıysa bunun kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Ünalmış var olan eksiklerin giderilebilmesi adına Bakanlığın eğitim sendikalarının da görüşlerini alması gerektiğini kaydetti.

Eğit-Der Genel Sekreteri Nusret Sulkalar, okulların belli tedbirler alınarak, öğretmen atamaları yapılarak mutlaka açılması gerektiğini aktardı.  Bilimsel, demokratik, laik bir eğitim anlayışını benimsediklerini belirten Sulkalar mutlaka anadilde eğitimin olması gerektiğini söyledi.

Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci ise yaptığı konuşmada okulların sadece açılmasının yeterli olmadığını bunun kesintisiz şekilde sürmesi gerektiğini kaydetti.  Deveci, çocukların okul dışında her yerde olduklarını kaydederek okulların kapalı olmasının çocuklara yapılmış büyük bir haksızlık olduğunu belirtti.

Öv-Der Genel Başkanı Enver Önder bir buçuk yıldır eğitim diye bir şey yapılmadığını, yapılıyormuş gibi gösterilerek  eğitimin dışlanmaya çalışıldığını ifade etti.   

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Öğretmenleri Derneği Sözcüsü Erdem Yılmaz, öğrenci, veli ve öğretmenleri etkileyen kapanma sürecinde özel eğitime ihtiyacı olan özel çocukların daha fazla mağdur olduğunu aktardı. Özel çocukların uzaktan eğitimden nerdeyse hiç yararlanamadığını ifade eden Yılmaz, bir an önce  tedbirlerin alınıp okulların açılması gerektiğini söyledi.

TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu Üyesi Dr. Gülgün Kıran yaptığı konuşmada TTB’nin okulların açılması konusunda mayıs ayından bu yana sürdürdüğü çalışmalara değindi. Uzmanlık dernekleri ve konunun paydaşları ile yapılan çalışmaları anlatan Dr. Kıran, tüm bu çabaya rağmen Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerden herhangi bir ses yükselmediğini söyledi. Dr. Kıran sözlerini “Bunca emeğin üstüne artık sağlıklı bir eğitim politikası oluşturma adına siyasiler de ses versin, destek versin. Çünkü hepimiz çocuklarımızın ve ülkenin geleceği için bunu sesi çıkmayan çocuklarımıza borçluyuz ve onların sesi olmak zorundayız” diye sürdürdü.  Dr. Kıran 6 Eylül’den sonra okulların kesintisiz, yüz yüze ve tam zamanlı devam etmesi için,  MEB ve Sağlık Bakanlığı uygulamalarının takipçisi olacaklarını duyurdu.  

Okullar için aşı zorunluluğu konusuna da değinen Dr. Kıran, okullara aşı zorunluluğu getirmenin bir hükümet politikası olduğunu söyledi. Şu an okulların açılması konusunda aşı vurgusu yaparak bir ön koşul getirmediklerini belirten Dr. Kıran, dünyada hiçbir ülkede aşıyı okulların ön koşulu yapan bir uygulama olmadığını kaydetti.   

Basın açıklamasının tam metni için tıklayınız