Genç meslektaşımızı kaybettik… Çok üzgün ve kızgınız

Genç meslektaşımızı kaybettik… Çok üzgün ve kızgınız

Bugün bir meslektaşımızı, gencecik bir arkadaşımızı kaybettik. Bir anne baba kızını kaybetti. Bir abi kardeşini... Haberi gördüğümüzden beri içimizde tarifsiz bir sızı var. Üzgünüz, kızgınız. Dünyanın durmasını istiyoruz . Her şeyin anlamını yitirdiği anlardan birini yaşıyoruz. Biliyoruz bizler de asistan  hekimiz. 36 saat aralıksız çalıştığımız nöbetlerin çıkışında bizler de daldık direksiyonda. Bizi bu kadar üzen, kızdıran,  kahreden şey  kaybettiğimiz asistan arkadaşımızın acısı yanında her an o koltukta başka bir arkadaşımızın da olabileceğini bilmek. Tükendik artık.

​Gün aşırı nöbet tutan, nöbet çıkışı izin hakkı verilmeyen,  ayda 10-15 nöbet tutan asistan hekimleriz bizler. Tuttuğu nöbetlerin parasını dahi alamayan polikliniklerde, ameliyathanelerde , acil servislerde, yoğun bakımlarda çalışan asistan hekimleriz. Eğitim almak , bilimsel araştırma yapmayı öğrenmek için girdiğimiz üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinde hizmet yükü altında ezilen, evine, sevdiklerine zaman ayıramayan asistan hekimleriz. Hastalardan sözlü, fiziksel şiddet gören, tehdit edilen, aşağılanan  asistan hekimleriz. Temel görevi eğitim olan ‘hocaları’ , tarafından mobbinge uğrayan asistan hekimleriz. Hoca hastası muayene eden, yatıran, taburcu eden ama vizitte, poliklinikte, ameliyathane de eğitim verilmeyen asistan hekimleriz. ‘Hocaları’ döner sermaye kazansın diye polikliniklerde daha fazla hasta bakmaya zorlanan asistan hekimleriz. Pandemide en ön safta hizmet veren; filyasyon yapan, örnek alan, COVID yoğun bakımlarında çalışan asistan hekimleriz.Başhekimliklerin, dekanlıkların, rektörlerin izne layık görmediği, pandemi döneminde yapılan ödemeleri bile hak edemeyen asistan hekimleriz.

​Bir arkadaşımızı kaybettik. Kelimelerin ifade edemeyeceği kadar üzgünüz. Biliyoruz bu bir kaza değil cinayet! Defalarca eylem yaptık. Nöbet ertesi izin hakkı için sosyal medyada, hastane önlerinde eylemler yaptık. YÖK ile görüştük. Meclise  gittik. Meclis önünde basın açıklaması yaptık. Hiç bir şey değişmedi. Bizlere; ‘ Asistan hekimlerin 36 saat nöbet tutması eğitimin bir parçasıdır. Bizler daha zorlu koşullarda çalıştık’ diyen koltuk sahipleri bilsinler ki bu ölümlerin sorumlusu kendileridir.

​Bizler, asistan hekimler insanca koşullarda hekimlik yapmak istiyoruz. Eğitim almak, mobinge uğramamak, insanca koşullarda yaşamak yaşatmak istiyoruz. Artık yeter! Sesimizi duyun.