“Karanlığa Karşı; Önlüğümüzün Beyazına, Özlük Haklarımıza, Halkın Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz- Emek Bizim-Söz Bizim”

“Karanlığa Karşı; Önlüğümüzün Beyazına, Özlük Haklarımıza, Halkın Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz- Emek Bizim-Söz Bizim”

 “Karanlığa Karşı; Önlüğümüzün Beyazına, Özlük Haklarımıza, Halkın Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz- Emek Bizim-Söz Bizim” diyerek 23 Kasım’da İstanbul’da başlatılan Beyaz yürüyüş ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyeleri, Tabip Odaları yöneticileri ve üyelerinden oluşan temsili heyet Kocaeli, Bursa ve Eskişehir’de meslektaşlarıyla, sağlık çalışanlarıyla, toplumla buluştuktan sonra 27 Kasım’da Ankara’ya ulaştı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), “Emek Bizim, Söz Bizim” başlıklı mücadele programı kapsamındaki “Beyaz Yürüyüş”üne 23 Kasım 2021 günü İstanbul Kadıköy’de başladı.

Kadıköy İskelesi’ndeki buluşmaya TTB Merkez Konseyi üyeleri ile tabip odalarının, sağlık emek-meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin temsilcileri ve üyeleri katıldı. 

“Beyaz Yürüyüş” ikinci gününde 24 Kasım 2021 günü Kocaeli’deydi. Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde karşılanan yürüyüş kolu, mücadele sürecinin altıncı haftasındaki “Haklarımızda ve sağlık mücadelesinde yan yana, omuz omuzayız!” başlıklı basın açıklamasına katıldı. Açıklamada “Emek bizim söz bizim, bekle bizi Ankara”, “Herkese eşit, ücretsiz sağlık”, “Sağlık haktır satılamaz”, “Sağlıkta şiddet sona ersin” ve “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları atıldı.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’nde Bursa’ya ulaşan ve kadın hekimlerin en ön safta olduğu yürüyüş kolu, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Yaşamak yaşatmak istiyoruz” sloganlarıyla il sağlık müdürlüğüne yürüdü.

“Beyaz Yürüyüş”ün dördüncü günü Eskişehir’deydi. Polisin “izin alınmadığı” gerekçesiyle engellemeye çalıştığı yürüyüş, kararlı bir duruş sonucu yoluna devam etti.  “Bu Sağlık Sistemini Tarihin Çöplüğüne Atma Sözü Veriyoruz!” diyen hekimler Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve Eskişehir Şehir Hastanesi ile Örnek, Anadolu ve Hoşnudiye aile sağlığı merkezlerini ziyaret etti.

İstanbul’dan yola çıkan yürüyüş kolunu karşılamak isteyen yüzlerce sağlık emekçisi 27 Kasım 2021 Cumartesi günü sabahın erken saatlerinde Türk Tabipleri Birliği önünde bir araya geldi.

İstanbul’dan Ankara’ya varan yürüyüş kolu TTB Genel Merkezi’ne yaklaştığında otobüsten inip yürümek istedi; ancak polisin engelleme girişimiyle karşılaştı. TTB ve tabip odası yöneticilerinin kolluk kuvvetleriyle olan görüşmeleri neticesinde hekimler sloganlar ve alkışlar eşliğinde TTB’ye ulaştı.

Türk Tabipleri Birliği önünde yapılan basın açıklamasına Türkiye’nin yedi bölgesinden 40’ın üzerinde tabip odasının, sağlık emek ve meslek örgütlerinin, siyasi parti temsilcilerinin, uzmanlık derneklerinin yöneticileri, üyeleri ile hekimler, tıp öğrencileri ve sağlık çalışanları katıldı.

Ellerinde dövizlerle bir araya gelen yüzlerce kişi “Yaşamak yaşatmak istiyoruz”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Sermayeye değil sağlığa bütçe” sloganları attı.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı tarafından okunan basın açıklamasında; sağlığı alınıp satılan bir metaya; hastaneleri işletmeye; hastaları müşteriye ve sağlık emekçilerini köleye çeviren “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nın sağlık sistemini tamamen çökerttiği belirtildi.

Haziran ayında açıklanması gereken TÜİK 2020 Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerinin 5 aydır açıklanmamasına dikkat çeken Dr. Fincancı “Tüm bu ölümlerin sorumlularından biri olan Sağlık Bakanı ölümlerin, resmi sayıların 3 katı olduğunu söyleyerek salgını yönet(e)memeyi/ sosyal cinayeti itiraf etmiştir” dedi.

Bir uzman hekimin yalın maaşının 5500 lira, pratisyen hekimin ise 4500 lira civarında olduğunu söyleyen Dr. Fincancı “Aldığımız maaşlar emekliliğe de yansımamakta; Bağ-Kur’a bağlı bir hekim, emekliliğinde asgari ücretin dahi altında maaş almaktadır” diye konuştu.

Dr. Şebnem Korur Fincancı “Yaşama adanmış bir mesleğin onurlu üyeleri olarak mesleğimizi değersizleştiren, hakkımızı gasp eden bu bozuk düzene karşı alternatifsiz değiliz” sözleriyle taleplerini şöyle sıraladı:

1) Sadece hekimler için değil tüm sağlık emekçileri için insanca yaşayacağımız emekliliğe yansıyan temel ücret istiyoruz.

2) Performans sisteminin kaldırılmasını, döner sermaye uygulamasına son verilmesini, sabit maaşımızın bunlara muhtaç etmeyecek, emekliliğe yansıyacak şekilde düzenlenmesi istiyoruz.

3) Çalışma koşullarımızın iyileştirilmesi, insanca çalışma süreleri istiyoruz.

4) 7200 ek gösterge ve tüm sağlık emekçilerine pandemide çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı istiyoruz.

5) Sağlıkta şiddete karşı caydırıcı, içi boşaltılmamış, uygulanan bir yasa istiyoruz.

6) KHK ve güvenlik soruşturmaları ile işinden alı konulmuş tüm sağlık çalışanlarının derhal işlerine başlatılmasını istiyoruz.

7) Şehir hastanelerinin kamulaştırılmasını istiyoruz.

8) Herkese eşit, parasız, nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde sağlık hizmetinin sunulduğu basamaklandırılmış bir sağlık sisteminde çalışmak istiyoruz.

9) Sağlık Bakanlığı, yabancı uyruklu, YÖK kadrosu ayrımı yapılmaksızın tüm asistanların emeklerinin karşılığını aldığı; çekirdek eğitim müfredatına uygun, asistan hekimlerin tüm süreçlerde söz sahibi olduğu bir uzmanlık eğitimi istiyoruz.

10) Özgür, özerk, eşitlikçi, demokratik üniversite ve tıp fakülteleri; nitelikli tıp eğitimi istiyoruz. İntörn hekimlerin en az asgari ücret ve sigorta ile çalıştırılmasını istiyoruz.  

11) Sağlık alanındaki yöneticilerden kaynaklı mobbingin son bulmasını, liyakata dayalı atamaların yapılmasını istiyoruz.

12) Özel hastanelere değil kamu hastanelerine bütçe ayrılmasını istiyoruz.

13) Hiçbir insani ve bilimsel temeli olmayan 5 dakikada bir muayene dayatmasına son verilmesini; hastalarımıza en az 20 dakika ayırabildiğimiz bir sağlık sistemi istiyoruz.

14) Aile hekimliği ceza yönetmeliğinin geri çekilmesini, 1. basamak sağlık sisteminin bölge tabanlı olacak şekilde yeniden düzenlenmesini istiyoruz.

15) Özel hastanelerde hekim ve sağlık emekçilerin fazla çalıştırılmasına ve ciro baskısına son verilmesini istiyoruz.

16) COVID-19’un illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı sayılmasını istiyoruz.

17) Sağlığın olmazsa olmazı barışçıl ve demokratik bir ortamdır. Adaletsizliğin, antidemoktratik uygulamaların son bulduğu, toplum sağlığının önemsendiği demokratik bir ortamda çalışmak istiyoruz.

 

Basın açıklamasından sonra söz alan Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Ali Karakoç meslektaşlarını ve yol arkadaşlarını Ankara Tabip Odası adına selamladıktan sonra yaptığı konuşmada şu sözleri kaydetti:

“Emek bizim söz bizim Beyaz Yürüyüşü’ne başlarken heyecanla ve coşkuyla İstanbul’a gitmiştik. İstanbul’da coşkuyla halkımızla buluştuk. Geçinemeyen ve barınamayan halkımızın selamını getirdik sizlere. Umutlandık ve direnç kazandık. Megakent ve işçi kenti Kocaeli’nde pandemi döneminde Kod 29’la işinden atılarak açlığa ve yoksulluğa mahkum edilen emekçilerin umudunu getirdik buraya. 25 Kasım’da Bursa’daydık. Direnen, mücadele eden kadın hareketinin umudunu ve selamını size getirdik. Bizi hasta eden, öldüren bu sağlık sistemine mahkum değiliz. Alternatifimiz var. Birazdan yapacağımız Beyaz Forum’da çözüm önerilerimizi sunacağız”

Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde şiddetli yağmura rağmen yüzlerce sağlık emekçisinin katılımıyla Beyaz Forum gerçekleştirildi.

 

Dr. Osman Öztürk ve Dr. İncilay Erdoğan’ın moderatörlüğünde başlayan Beyaz Forum’da hekimler ve sağlık çalışanları sorunlarını, yaşadıkları deneyimleri ve çözüm önerilerini paylaştı. 

 

Üç saat süren forumdan sonra Bandista grubu sahne aldı. 

Beyaz Forum’da ortaya konan çözüm önerilerine göre Türk Tabipleri Birliği’nin mücadeleye devam edeceği vurgulandı.