TTB, SES, İHD ve TİHV’den COVID-19 Pandemisindeki Sağlık ve Yaşam Hakkı İhlallerinden Sorumlu Bakanlar ve Kamu Görevlileri Hakkında Suç Duyurusu

TTB, SES, İHD ve TİHV’den COVID-19 Pandemisindeki Sağlık ve Yaşam Hakkı İhlallerinden Sorumlu Bakanlar ve Kamu Görevlileri Hakkında Suç Duyurusu

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde COVID-19 pandemisi döneminde gerçekleşen 200 bini aşkın fazladan ölüm ve milyonlarca insanın salgının yönetilmemesine bağlı ertelenmiş sağlık hizmetleri nedeniyle yaşadığı sağlık hakkı ihlallerindeki sorumlulukları nedeniyle Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanın “sosyal devlet”in en temel ilkesi olduğu belirtilirken gerek uluslararası hukuktaki gerek Anayasa’daki ilgili maddelere atıf yapıldı. COVID-19 pandemisi süresince alınan ve alınmayan tedbirlerden de söz edilen metinde şu ifadeler yer aldı:

“Salgın hastalıkla mücadelede tüm kararların tıp biliminin gereklerine uygun olarak Sağlık Bakanlığı tarafından alınması gerekirken, mevzuatta belirlenen yetkinin kullanılmaması nedeniyle oluşan hak ihlallerinden Sağlık Bakanı sorumludur. (…) İdari kolluk yetkisinin amacı Anayasa’da devlete ve hükümete verilen görevlerin yerine getirilmesini temindir. Tıbbi olmayan gerekçelerle açık tutulan işyerlerinin denetiminin yapılmaması nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı hak ihlallerinden sorumludur. (…) Sağlık Politikaları Kurulu üyeleri sağlık politikasının belirlenmesi görevlerini yerine getirmemeleri nedeniyle yaşam ve sağlık hakkı ihlalinden sorumludur.”

Suç duyurusu metninde sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu donanımlarının sağlanmaması, zorla çalıştırma, aşılamanın bilimsel gereklere uygun yapılmaması, şeffaflıktan yoksunluk gibi uygulamalar sıralandı. “Sağlık ve Yaşam Hakkı Kapsamında Tıbbi Veriler” başlıklı ek dosyasında ise COVID-19 salgını bağlamındaki yaşam hakkı ihlallerine, özellikle de fazladan ölümlere ilişkin ayrıntı değerlendirmeler ve veriler yer aldı. Dosyada, sıralanan etkenler, tanımlanan eksikler ve sahada önleme amacıyla uygun adımların atılmaması nedeniyle meydana gelen ölümlerden kaçınılmaz olarak siyasi otoritenin sorumlu olduğu belirtildi.

“Türkiye’de pandemi döneminde fazladan ölümlerle birlikte 200 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, temel haklara ilişkin uluslararası sözleşmelerde ve Anayasa’da korunan hakların teminine yönelik tercihler yapılmaması nedeniyle kişilerin sağlık ve yaşam hakları ihlal edilmiştir” denilen suç duyurusu metninde, görevlerini kötüye kullanan kamu görevlileri hakkında kamu davası açılması talep edildi.

Suç duyurusunun ardından kurum temsilcileri tarafından Ankara Adliyesi önünde bir de basın açıklaması yapılmak istendi fakat polis, “valiliğe başvuruda bulunulmamasını” gerekçe göstererek açıklamayı engelledi. TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, polis amirlerinin bu tavrına Dünya İnsan Hakları Günü’nde olduklarını hatırlatarak “Bu günde bir hak ihlaline yol açmanız, hem suç hem de utanç verici” yanıtı verdi.

Suç duyurusu metninin tamamı için tıklayın.