Sağlık Bakanlığı’nın Kamu Görevinden İhraç Uygulamalarının Hukuka Aykırılığı Bir kez Daha Yargı Tarafından Tespit Edildi

Sağlık Bakanlığı’nın Kamu Görevinden İhraç Uygulamalarının Hukuka Aykırılığı Bir kez Daha Yargı Tarafından Tespit Edildi

Odamız önceki yönetim kurulu üyelerinden olan Uzm. Dr. Benan Koyuncu hakkında Sağlık Bakanlığı tarafından 375 Sayılı KHK uyarınca tesis edilen “kamu görevinden çıkarılma” işlemine dair açılan davada, idari yargı tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildi. Dr. Koyuncu’nun kamuda son görev yaptığı yer dikkate alınarak Kastamonu İdare Mahkemesi tarafından görülen ve Odamız hukuk bürosunun desteği ile açılan söz konusu davada mahkeme, dava konusu işleme dair somut ve haklı bir gerekçe sunulamadığını tespit ve ifade etti.

Mahkemenin söz konusu yürütmenin durdurulması kararının gerekçesinde; işlemi tesis eden Sağlık Bakanlığı tarafından, davacının “Devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasa dışı ideolojik bir görüşü benimsediği veya kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğunu ortaya koyan, şahsen terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu yönünde hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı” vurgulanarak;  dolayısıyla davacı hakkında anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakına ilişkin somut bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı ve hakkındaki iddiaların soyut olduğu” tespitine yer verildi. Bunun yanında mahkeme, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada Dr. Koyuncu hakkında bu iddialarla açılmış herhangi bir adli soruşturma ve/veya kovuşturmanın bulunmadığına da değindi.

Nitekim yargılama sürecinde, davalı idare Sağlık Bakanlığı’ndan işleme dayanak bilgi ve belgelerin sunulması mahkeme tarafından talep edilmiş, ancak bakanlığın mahkemeye sunduğu cevabi yazıda “kayıtlarımızın tetkikinde ara kararı gereği istenilen bilgi ve belgelere rastlanılmamıştır” yanıtı verilerek, davaya konu işlemin somut ve haklı bir gerekçeye dayanmaksızın tesis edildiği itiraf da edilmiş idi.

Nitekim Dr. Koyuncu da dava dilekçesinde ve savunmalarında; davaya konu yaptığı kamu görevinden çıkarılması işleminin, haklı ve somut nedenlere dayanmaksızın tesis edildiği ve gerçekte; hekimlik mesleği, sağlık sistemi ve özelde insan hakları alanındaki duyarlılığından ve çabalarından, bu alandaki muhalif ve eleştirel tutumundan kaynaklı bir siyasi tahammülsüzlüğe maruz kaldığı savını dile getirerek, işlemin iptalini talep etmişti.

Dr. Koyuncu hakkında önceki yıllarda da, bu sefer de “güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması” uygulaması kapsamında hak ettiği kamu görevine ataması yapılmamış, bu işleme karşı açılan davada da benzer tespitlerle Sağlık Bakanlığı aleyhinde bir iptal kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmişti.

Dr. Koyuncu’nun davasında verilen söz konusu yürütmenin durdurulması kararı ile, Sağlık Bakanlığı tarafından kamuda görev yapan hekimler hakkında tesis edilen bu yoldaki işlemlerde, hukuki ve haklı gerekçeler yerine keyfi bir tutumun sıklıkla yaşama geçirilmekte olduğu, kaygı verici bir olgu olarak birkez daha ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Odamız, bu yolda hakları ihlal edilen hekimlerimizin yanında olmaya ve kendilerine hukuki destek sunmaya devam edecektir.