Sağlıkta Şiddetle Mücadele Gününde Dr. Ersin Arslan ve Kaybettiğimiz Sağlık Çalışanları Anıldı

Sağlıkta Şiddetle Mücadele Gününde Dr. Ersin Arslan ve Kaybettiğimiz Sağlık Çalışanları Anıldı

Hekim ve sağlık çalışanları aramızdan ayrılışının 10. yılında Dr. Ersin Arslan’ın şahsında sağlıkta şiddet nedeniyle kaybettikleri meslektaşlarını sağlık kurumlarının önünde saygı duruşunda bulunarak andılar.

TTB tarafından Sağlıkta Şiddet Günü ilan edilen Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıldönümü dolayısıyla sağlık meslek ve emek örgütleri giderek artan şiddet olaylarına dikkat çekmek için 15 Nisan 2022 günü Ankara Tabip Odasında basın açıklaması düzenlediler. Ankara Tabip Odası,  Ankara Aile Hekimliği Derneği, Ankara Diş Hekimleri Odası, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği’nin ortak açıklamasını saygı duruşunun ardından ATO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Muharrem Baytemür okudu. 

Dr. Baytemür, Dr. Ersin Arslan ve son 20 yılda öldürülen meslektaşlarının aralarından ayrılmasına sadece öfkeli hasta ve yakınlarının değil, mevcut sağlık sisteminin ağır sorunlarının da sebep olduğunu belirterek söze başladı. Sağlıkta şiddeti azaltmak yerine şiddet sarmalını büyütecek bir tutum sergilenmesi yüzünden şiddetin olağanlaştığına dikkat çeken Dr. Baytemür, sağlıkta şiddetin artık sorun çözme aracı olarak başvurulan doğal bir davranış ve düşünce biçimine dönüştüğünü kaydetti.

Sağlıkta şiddetin ulaştığı boyutlara ilişkin bilgileri de paylaşan Dr. Baytemür, 2020 yılında 11 bin 942 olan Beyaz Kod bildirim sayısının 2021 yılında 29 bin 826’ya yükseldiğini aktardı. TTB’nin yaptığı ankete göre hekimlerin yüzde 84’ünün meslek hayatlarında en az bir kere fiziksel ve sözel şiddete uğradığını ve bunların ancak yarısının Beyaz Kod ya da yetkili mercilere bildirimle sonuçlandığını kaydeden Dr. Baytemür  bu sebeple Beyaz Kod verilerinin buz dağının görünen kısmı olduğunu belirtti. Dr. Baytemür 2021 yılında Türkiye’de günde ortalama 80 şiddet vakası yaşandığını aktardı.

Ekonomik kriz ve artan yoksulluk ile hastalanma ve hastaneye başvuru sayılarının arttığına işaret eden Dr. Baytemür buna karşın performans sisteminin zorlayıcılığı ile azalan muayene süreleri, yoğun çalışma koşulları ve iktidarın sağlık politikalarının sağlık çalışanları ile halkı karşı karşıya getirdiğini kaydetti. Dr. Baytemür, bu koşullar altında başta hekim ve hemşireler olmak üzere pek çok sağlık ve sosyal hizmet emekçisinin istifa etmek, emekli olmak veya ülke değiştirmekten başka bir şansı kalmadığını sözlerine ekledi.

Beyaz Eylemler sonrasında çıkarılan yasa ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Baytemür, yasanın   şiddetin sadece hukuki yanını görüp sosyal boyutunu görmezden geldiğini dolayısıyla şiddetin önlenmesi için kapsamlı adım atılmadığını kaydetti.

Dr. Baytemür sözlerini sağlıkta şiddet bitene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söyleyerek bitirdi. 

Basın açıklaması sonrasında söz alan TTB Genel Sekreteri Dr. Vedat Bulut sağlıkta şiddetin hizmet aksamasına ve başka insanların sağlık hizmeti almasına engel olduğuna işaret ederek bu durumun da cezai hükümlerde dikkate alınması gerektiğini belirtti.  Dr. Bulut ayrıca şiddetin önlenebilmesi adına örgün ve yaygın eğitimde şiddet dilinin kullanılmamasının ve siyasilerin şiddeti arttıran söylemlerden vazgeçmelerinin önemine değindi.

SES Ankara Şubesi Eş Başkanı  Kubilay Yalçınkaya, şiddeti önlemek için sağlık kurumlarına x ray cihazı yerleştirme uygulamasını eleştirerek ‘Sağlık Bakanı göreve geldiğinde doğru teşhisi koymuştu ancak geldiğimiz noktada yanlış tedavi uyguluyor’ dedi.

Dev Sağlık İş üyesi Reyhan Tüfekçi ise “Yetkililer sağlıkta şiddeti önleme konusunda samimilerse kalıcı önlemler almalılar.” dedi.

Basın açıklamasının tam metni için tıklayınız.