Cezaevlerinde Yaşam Hakkı ve Sağlık Hakkı Mücadelesi Toplumun Her Kesiminin Sorumluluğudur

Cezaevlerinde Yaşam Hakkı ve Sağlık Hakkı Mücadelesi Toplumun Her Kesiminin Sorumluluğudur

Türk Tabipleri Birliği (TTB) İnsan Hakları Kolu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), cezaevlerindeki yaşam ve sağlık hakkı ihlalleri ile ölüm orucu eylemindeki Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın sağlık durumlarına ilişkin 3 Ağustos 2022 günü TTB’de bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında söz alan TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı, cezaevlerinde uzun zamandır sağlık sorunları yaşandığını, ilaveten adil yargılanma ihlallerinin arttığını fakat Adalet Bakanlığı’nın bu sorunlara kulak tıkadığını söyledi.

Mahpusların muayenelerinde kelepçe takılmasına ve kolluk bulunmasına yönelik bir düzenlemenin “ayrımcılığın yeniden hayatımıza getirilmesi” olduğunu söyleyen Dr. Korur Fincancı, sağlık hizmetlerine erişime dönük yeni düzenlemelerin de ayrımcı uygulamaları beraberinde getirebileceğini kaydetti.

İHD Yönetim Kurulu üyesi Nuray Çevirmen, Balaç ve Yıldırım’ın sağlık durumlarına ilişkin kısa bir bilgi verdi. Mahpusların insanca yaşamın temel taleplerini dile getirdiklerinin altını çizen Çevirmen, “Biz yaşam hakkının korunması için bu taleplerin karşılanmasını istiyoruz” diye konuştu.

ÇHD Yönetim Kurulu üyesi Avukat Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı, Gökhan Yıldırım’ın hapishanede kalamayacak durumda olduğunu ve infaz ertelemesi talep ettiğini aktardı.

SES Ankara Şube Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya mahpusların sağlığa erişim sorunlarından örnekler verdi, hem Sağlık hem de Adalet bakanlıklarını göreve çağırdı.

Ortak basın açıklaması Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu ve TTB İnsan Hakları Kolu üyesi Dr. Ayşe Uğurlu tarafından okundu.

Dr. Uğurlu, sağlık emek meslek örgütleri, insan hakları örgütleri ve hukuk örgütleri olarak Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın yaşam hakkının korunması için başta adil yargılanma hakkı olmak üzere taleplerinin bir an evvel karşılanması gerektiğini belirtti.

İşkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye tabi olmama hakkının mutlak bir hak olduğunu söyleyen Dr. Uğurlu, Adalet Bakanlığı’nı Balaç ve Yıldırım’ın taleplerine kulak vermeye ve sorunu çözecek adımlar atmaya davet etti.

Basın açıklaması için tıklayınız